













Bir damla ufuk kovaladın mı
Düşlerinin geçmiş silik izlerinden
Hoş geldin yeni yıl
Umutlarımızın baharına çiçekler diktin mi
Serpebildin mi acılarının toprağına bir avuç su
Hiç bir tutam yakamozla konuştun mu
Yıldız vakti
dünden ve bugünden
Selam verecek misin cesurca
Sessizliğinin kendi rengine
Ve bir nefes de ılık koku
Sınırlar çizme yeniliğimize,
Hedeflerimizi zorlama yıpranmalarla
Hoş geldin yeni yıl
Biliyorsun değil mi
kendine selamsız gözbebeklerinde
gene de garip bir korku
Yıllar karanlık bir tünel
Zor aşılan bir yol oldu bu yıl
Uzun mu uzun bir sefer
Gene sabrın gene
en insancanın denendiği
sahipsiz bir umut yolu
Mutlak mutluluğun olmadığı bir evrende
Bir mutlu bin mutsuz
Nereye kadar umutlu
Hoş geldin
Rüzgârın dilinde ılık bir nefes misin
Bolca özlem kokan
Ya da Ege meltemine tutsak bir duygu
Çok incittin yürekleri gene onulmaz yaralarla
Ve çok umut bağlattın sabah şarkılarına
Yıllar acıların izleriyle uzaklaşırken
Her bir çizgi dili olsa da anlatsa
simalarda
ve bir de
karanlık halden anlamaz o tanıdık doku
Hoş geldin
Cinayet gibi kazaların
katliam gibi terörün
Ve gene bekleyişimde
tüm ekolojik dengelerin
Savaşların, açlığın
Gözyaşı burukluğunun
çözümleriyle geldin umudun
Kendinden başlayarak sorgula
Diğer yılları yeni yıl
Bak onlar da senin gibi
Ele avuca sığmayan hınzır bir çocuktu
umut