Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Hollanda’nın Müslüman Kurucusu Yusuf İbrahim
04 Ekim 2008 Cumartesi 00:00

Birkaç gün önce gazete ve televizyonlarda ilgi çekici bir haber yayınlandı. Habere göre, Hollanda’nın kurucusu ve atası olarak kabul edilen Willem van Oranje, ölümünden iki yıl önce İslam dinini kabul ederek Yusuf İbrahim ismini almıştı. Hayatının son iki yılını Yusuf İbrahim van Oranje Nassau ismiyle geçiren Hollandalıyı anlatan haber gururlu bir cümleyle sona eriyordu: Ve Hollanda’nın kurucusu Müslüman olarak öldü.

 

Haberin kaynağında Hollandalı bir tarihçi var.

Leyden Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Tjalling Wenselaar isimli bir tarihçi, hazırlamış olduğu doktora tezinde, Oranje’nin, Kuzey Afrika’daki Müslümanların halifesi konumundaki Abdül Ebu Uzrim ile defalarca görüştüğünü ve bu görüşmeler sırasında etkisinde kaldığı İslam dinini seçtiğini ileri sürüyor. Yine Wenselaar, Hollanda Ulusal Arşivi’nde dört yıl boyunca yaptığı özenli araştırmalara ve Kuzey-Afrika konulu belgelere dayandırdığı tezini savunurken, Hollandalı Hıristiyan tarihçilerin, Oranje’nin ölümünden sonra, onun Müslüman olduğunu bilinçli olarak gizlediklerini söylüyor.

 

Haber oldukça ilgi çekici olsa da, buna benzer olayların Hıristiyan ülkelerini fetheden Müslümanların yaşadıkları yerlerde ve gayrimüslimlerle yoğun ilişkilerin kurulduğu bölgelerde sıkça rastlandığını belirtmek gerekir. Geçtiğimiz günlerde, önemli bir tarihçimizin Osmanlı arşivlerine dayandırarak kamuoyuna sunduğu bilgilerden, İslam dinini seçen etkili bir piskoposun, günümüzde hâlâ varlıklarını koruyan piskopos listesinden bilinçli olarak çıkartılığını ve sözü edilen piskoposun görev yaptığı yılların boş gösterildiğini öğrenmemiz de bu durumun dikkat çekici bir örneğidir. Ayrıca Osmanlı belgelerinde ve İslam tarihinin temel kaynaklarında ismi geçen sayısız gayrimüslim din adamı ve idarecinin Müslüman olduğunu ve bu mühtedilerin belgelere Abdullah ismiyle geçtikleri için atadan gelme Müslümanlarla ayırt edilmelerinin mümkün olmadığını da unutmamak gerekir.  

 

Hollandalı tarihçinin tezine geri dönecek olursak…

Wenselaar, tezinde, Willem van Oranje’nin İslam dinini kabul etmesinin temelinde yatan etkenin, Hollandalılarla Endülüslüler arasındaki yoğun ilişkilerden kaynaklanan yakınlık olduğunu söylüyor. Tarihçinin savlarına göre, ortak bir düşmana (İspanyollar) sahip olan Hollandalılar ile Müslümanların birlikte hareket etmeye başlamasıyla doruk noktasında ulaşan samimi ilişkiler, kendilerini İber Yarımadası’ndan çıkaran İspanyollardan intikam almak isteğiyle yanıp tutuşan Müslüman İspanyolların Kuzey Afrika’daki Halifeleri Ebu Uzrim’in, Willem van Oranje’ye askeri destek sağlaması ile stratejik bir ittifaka dönüşüyor ve bu ittifakın itelediği güçlü ilişkilerin sonucunda Hollandalı lider İslam dinini kabul ediyor. Hollandalı tarihçi, Oranje’nin, askeri yardım jesti üzerine 1582 yılının baharında (belydende eede des muzelmans) şahadet getirerek Müslüman olduğunu ilan ettiğini belirtiyor.

 

Wenselaar’ın tezindeki yeni bulgular bununla sınırlı değil…

Araştırmacı, XVI. yüzyılda yaşayan ünlü şair Jan van Schamelwyck’in günlüklerinde dayandırdığı başka bir bulgudan daha söz ediyor. Buna göre, Delft’te bulunan Oude Kerk, belli bir dönem cami olarak kullanılmış ve Hollandalı Müslümanlar günlük ibadetlerini burada getirmişler.

 

Leyden Üniversitesi’ndeki bilim kuruluna sunmaya hazırlandığı tezinde, yukarıda sözünü ettiğimiz ezber bozucu bilgileri ortaya koyan Hollandalı cesur tarihçi Tjalling Wenselaar, Willem van Oranje’nin Müslüman olduğu yönündeki savına ek olarak, mevcut tarihsel gerçekliğin Hollandalı milliyetçi Hıristiyan tarihçiler tarafından saptırıldığını ve Hollanda’nın milli marşı olan het Wilhelmus’ta Oranje’nin Hıristiyan olduğuna dair propaganda yapıldığının altını çiziyor ve Müslüman olduktan sonra Yusuf İbrahim van Oranje Nassau adını alan Hollandalı tarihsel liderin bugüne kadar özellikle gizlenmiş olan bu yönünün artık bilinmesi ve Hollandalılara anlatılması gerektiğine vurgu yapıyor.

***

Hollanda’nın kurucusunun bir tarihçi tarafından, bir sosyal bilimcinin kariyerindeki en önemli adım olan doktora tezinde incelenerek tarihsel belgelerle Müslüman olduğunun kanıtlanması kuşku yok ki, çok önemli ve dahi bilinmesi gereken bir olay…

Hatta bu durumla Müslümanların gurur duyması gerektiği bile söylenebilir.

Fakat şu da unutulmamalıdır ki, bu kadarcık bir bilgi kırıntısı ile Oranje’nin İslami kimliği üzerine saptamalar yapmak ve Hollandalı liderin Müslümanlığını çok da abartmamak gerekir.

Çünkü tarih boyunca siyasi sebeplerden dolayı din değiştiren, dinini değiştirdiğini ilan eden sayısız insan vardır ve bu insanların yeni dinlerine ne derece bağlı oldukları, ya da şöyle söyleyeyim, yeni dinlerini ne kadar içselleştirdikleri her zaman kuşkuludur.

 

Hollandalı Yusuf İbrahim’in ne kadar Müslüman olduğu, elbette ilerideki günlerde ilgili tarihçiler tarafından yapılacak olan araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak, ancak Müslümanlar ile Hollandalılar arasındaki tarihsel bağların anlaşılması açısından son derece önemli bir örnek teşkil eden bu olay, yeni diplomatik bağların ve iyi ilişkilerin kurulması için bir basamak olarak kullanılabilir.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR