













Bugün 16 ocak 2009 Cuma. Tarihte bugün neler olmuş dersiniz? Bizden sonrakiler bu güne baktıkları zaman neler öğrenecekler veya biz geçmişte bugüne baktığımız zaman neler öğrendik? Bakın neler olmuş?
16 Ocak 1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
16 Ocak 1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
16 Ocak 1991 - Amerika Birleşik Devletleri Irak'a hava akınları ve füze saldırısı başlattı. Amerikan yetkilileri "Çöl Fırtınası" diye adlandırdıkları bu operasyonu Kuveyt'i kurtarmak için yaptıklarını söyledi.
Bunlara baktığım zaman tek şey aklıma geldi: Tarih tekerrürden ibarettir.
1956’da Adnan Menderes basına boykot uyguluyordu bu nedenden dolayı gazeteler her gün bembeyaz çıkıyordu çünkü yazacak haber yoktu. Aslında haber vardı ama bunun okunmasını istemeyen bir hükümet vardı. Yıl olmuş 2009 sorsanız özgürlük ve demokrasiden başka bir şey demezler değişen hiçbir şey yok. 1956’da Menderes başroldeydi, bugün Erdoğan. Sonları benzemez inşallah.
1986’da CIA’nın Türkiye’nin gelmiş geçmiş en Amerikancı devlet başkanı diye tanımladığı insandı Başbakanımız.(*) Turgut Özal. Muhalefetten en sert eleştirileri bu yönde alıyordu. MHP grup Başkanvekili Oktay Vural’ın, Tayyip Erdoğan’la ilgili geçen gün yaptığı açıklama sanırsınız Turgut Özal’a yönelikti. “Kimin memurusun sen? Seni o koltuğa Bush mu oturttu? Ona mı hizmet ediyorsun? BOP eş başkanlığı ne demektir? Neden hala bu görevdesin? Halkın yerine seni buraya getirenlere mi hizmet ediyorsun?” Özal o zaman kafayı dönemin Hürriyet yazarlarından Çölaşan’a takmışken bugün Erdoğan yine Hürriyet yazarı Bekir Coşkun’dan pek haz etmemektedir. Özal, Çölaşan’a “Takım elbise alana methiye düzüyorsun” derken Erdoğan, Coşkun’a “Senin cumhurbaşkanın değilse terk et o zaman bu ülkeyi.” diyebilmektedir.
1991’de ise ABD Kuveyt’i kurtarmak için Irak’a girmişti ve başarılı olamamıştı. Aradan 11 yıl geçer ABD yine Irak’a girer ama bu kez sorun Kuveyt değildir. ABD’nin derdi bu kez Irak’ı özgürleştirmektir. Bu operasyonda da başarılı olamazsa merak etmeyin ABD yeni bir şey bulup yine Irak’a girer.
Girdik bir lafın altına, tamamlayalım. 1956’da, 1986’da, 1991’de ne olduysa bugün değişen hiçbir şey yoktur. Ya biz yaşananlardan hiçbir ders almamışız ya da çok daha kötü bir şey olmuş ve biz hala 1956’da nerdeysek bu günde oralardayız.
*İblisin Kıblesi- Cengiz Özakıncı
Bilgilerinize
tebrıkler
...