Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ali Zengin
alizengin44@hotmail.com
Haydi, Gençler Açık Öğretime
28 Eylül 2009 Pazartesi 02:11

Haydi, Gençler Açık Öğretime

—Ah Sarsak ah, on dakikalığına diye gittin üç saatte gelemedin. Adam olmazsın oğlum sen! Askere nasıl yollayacağız seni bu kafayla?

—Askerliğime daha çok var Ustam. O zamana kadar adam olurum.

—Ne çoğu be, şunun şurasında iki yıl kaldı. Hem nereye gittin sen bakayım?

—Kampanya vardı da oradan geliyorum Usta.

—Sarsak herif! Bu ülkede kampanya biter mi? Ne kampanyasıymış bu?

—Haydi, Gençler Açık Öğretime kampanyası.

—Ne dedin? Haydi, gençler açık öğretime kampanyası mı? Bak Sarsak! Ustan ile dalga geçme, caiz değil. Bunu daha önce bin kere demedim mi ben sana?

—Ah kafam! Usta vallahi dalga geçmiyorum. Vurup durma şu kafama artık o bana lazım.

—Hâlâ yalan dolan işin. Haydi, Kızlar Okula kampanyasını duydum da Açık öğretime kampanyası da neymiş?

—Bu yeni çıktı, duymaman normal Ustacığım. Kuyrukta duydum. Hocalar da yeni duymuş. Kampanyayı duyanlarda koşacaklarmış daha.

—Tamam, fazla çene çalma! Elindeki işi de yap! Bir yandan da anlat bakalım şu kampanyayı.

—Şimdi Ustacığım sorulan 180 sorudan 36’sına doğru cevap verirsen bu kampanyadan yararlanıyorsun. Yani öğretmenliğe aday oluyorsun.

—Nasıl öğretmen mi oluyorsun dedin?

—Hemen değil tabii 4 yıl okurken, eğitim alıyormuşsun ondan sonra. Bir eğitim var, bir de 4 yıl okumak var, aralarındaki farkı anlamadım, ama her kesimin ihtiyacı olan bir şey varmış onu öğrendim. Kuyruktakiler büyük düşünür CEM YILMAZ boşuna dememiş diyorlar: “EĞİTİM ŞART!”

—Ama bu eğitim her kesime şart! Sarsak olacak iş mi bu? 180 soruda 36 doğru çok az değil mi? Benim bu yaşımda millî takımda oynayıp 180 maçta 36 gol atmam gibi bir şey bu. Koskoca kale, sağıma soluma çarpar bir şekilde gol olur. Gerçi seninkisi daha büyük bir ihtimal.

—Ama kolay olmadı. Sıra bekledim. Bütün haftalıklarımı yatırdım. O paralar elimden çıkınca yüreğimi kendi elimle el eline teslim ettiğimi sandım be Ustam.

—Peki, ne öğretmeni olacaksın? Hangi bölüme kayıt yaptırdın.

—Vallahi Ustacığım en zor tarafı buydu. İlk önce Uluslararası İlişkiler okuyayım diye düşünüp karaladım.

—Beynelmilel okuyacaksın ha, onun öğretmenliği oluyor mu?

—Yok, yok tam çıkarken Felsefeyi karaladım. Hemen felsefik düşündüm. Bu Felsefe bizi bozar dedim. Karaladım İşletmeyi.

—Oğlum dur! Pazardan domates mi seçiyorsun. Ne bu böyle ya halk pazarı gibi.

—He işte Ustam! En organiğine karar kıldım. Sosyolojiyi karalayıp vazgeçtikten sonra, Türk Dili yahu gerisi neydi, dur bir saniye okuyayım kâğıttan heh buldum Türk Dili ve EBeDi yaaatı bölümünü karaladım.

—Eee Ebedi yata yata bitirirsin artık. Zaten bölüm sen bitirince iyice karalanacak. Yahu Sarsak dershaneye filan gitmeden, hazırlanmadan nasıl kazandın aklım ermiyor vallahi.

—Nasıl hazırlanmadım Ustam! Başvuru sıraları, banka sıraları işte buralarda kulaktan dolma çalıştım. Biliyorsun sınav için taaa karşıya Sarıyer’den Beykoz’a geçtim.

—Hayatında kaç kitap okudun Sarsak? T9 olmasa mesaj yazamayacaksın. Bir mektup yazdın mı da bu bölümü okuyorsun?

—Çok gazete okurum biliyorsun. Kampanyayı da oradan öğrendim zaten. Bitirince karalama türü şöyle iki ciltlik bir kitap yazmayı düşünüyorum. Kitabımı bitirdim mi değmeyin keyfime. Üşenmeyeceğim oturup sonuna kadar ne yazmışım bakayım diye okuyacağım o kitabı.

—Sen mi kitap yazacaksın?

—Tabii ki tek kitap değil işimiz. Az Osmanlıcam, az biraz Kırgızcam, Özbekçem de olacak Uygurcanın, Eski Türkçenin de ucundan tutup karıştıracağım. Al sana muska. Muska yazacağım. Ramazanlarda kapımız tekke kapısına dönecek. Yırttık yani ustam yırttık.

—Sen de haklısın be Sarsak Ses. Ne diyeyim bilmiyorum ki? Sizi karalama sistemle hayata atanlar düşünsün. Suçlu onlar. İlkokulu köyde peynir, tere yağ ile ortaokulu şehirde karalayarak dışarıdan bitirdin. Liseyi de karaladın bitti. Üniversiteyi karalayıp bitirmek hakkın senin. Karala! Karala! Hayatta biter. NASIL OLSA KARALAMA BAŞLANILAN HAYATI DIŞARIDAN BİTİRMEK DE ABES OLMAZ!

 

 


Bu yazı toplam 3489 defa okundu.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Ahmet ŞENER
Yorum Adaletsizlik
Adalet bunun neresinde? Örgün öğretimi okuyanlar yıllarını veriyor ÖSS için. Hem kendileri hem aileleri maddi-manevi harap oluyor. Daha sonra üniversitede örgün öğretimi okurken o haraplığı daha da fazlasıyla yaşamaya devam ediyorlar. Bitirdikten sonra binlerce mezunla KPSS mücadelesi veriyorlar. Bu şekilde okuyanların hepsi alnının teriyle, maddi ve manevi emeklerle bu seviyeye geliyorlar. Peki ya kontenjansız bölümler? ÖSS'de 40 soru yapıp da lisans bölümlerini okuyanları örgün öğretimde hakkettikleri puanlarla okuyanlarla bir tutmanın adaletle bağdaşan bir tarafı asla yok, olamaz. Bu yanlış bir an önce düzeltilmeli. Açıköğretimde lisans bölümleri açılıyorsa, bu bölümlerin belli kontenjanları olmalı. Yoksa örgün öğretimi yeterli puanı alarak hakkıyla okuyanların haklarını yemiş olacaksınız.
12 Şubat 2010 Cuma 20:34
serdar uygur
Yorum Müthiş bir komedi
Test sistemi ile ancak bu kadar dalga geçirebilir. sarsakın diğer serileride güzel. devam iyi bir komedi
30 Ocak 2010 Cumartesi 22:46
gülşah
Yorum bu kadarıda pes ve abartma kimlerin hangi şartlarda açık öğretime kayıt yaptırmak okumak zorunda kaldığını biliomusunz siz yok sizin ki sadece tek bakış
Evet mevcut yönetim ve YÖK’ün almış olduğu birtakım kararlar , yenilikler neticesinde AÖF’ye yeni bölümler açıldı Kimileri mevcut sistemden kaynaklanan nedenlerle örgün eğitimde okuyacak yeterli puanı alamıyor kimileri bu puana yetişse de çeşitli sebeplerle örgünde okuyamıyor. Bazen maddi imkanlar yeterli olmuyor bazen ai...levi nedenler çıkıyor önlerine. Şimdi bu ve benzeri sebepler nedeniyle örgün eğitimine devam edemeyenler için iyi bir fırsat çıktı önlerine. "Ama ortada büyük bir haksızlık var." dediğinizi duyar gibiyim Malesef bizim eğitim sistemimiz diğer alanlarda olduğu gibi adaletsizliklerle dolu. Ne yapalım peki oturup ağlayalım mı? Bakın ne diyor Açıköğretim Fakültesi dekanı Prof.Dr. Aydın Ziya Özgür: "Bir insan kendini Türk Dili ve Edebiyatı’nda geliştirmek istiyorsa ve bunun sonucunda gerekli koşulları sağlamışsa tabi ki öğretmen ...olacaktır. Öğretmen olmanın koşulları bellidir. Öğrenci mezun olacak,formasyon alacak, KPSS’de başarılı olacak ve MEB’in açacağı kadrolara müracaat edecek. Bunların tamamı Açıköğretim fakülteleri mezunları için de geçerlidir Bunun koşullarını biz değil Milli Eğitim Bakanlığı belirliyor." Ayrıca şunu da ekliyor dekan: "Eğitim alanında her şey denk." Evet arkadaşlar eğitim alanında her şey denk. Denklik mezuniyetten sonra başlıyor. Örgün eğitimde okuyanlar da AÖF okuyanlarda mezun olduktan sonra aynı aşamalardan geçecek. Sınava girecek, formasyon... alacak, sonra KPSS’de yeterli puanı alıp öğretmen olacak. Aöf’li öğrenci belki sizden daha rahat diploma alacak. Ya sonrası… Sonrası şartlar eşit. Şayet AÖF bitirmiş biri devamını getirip formasyon alıyor ve KPSS’den sizden daha iyi puan alıp öğretmen oluyorsa onları eleştirip küçük görmemeli, takdir etmelisiniz. İşte önemli olan bu… Şayet bunu başarabiliyorsa bu AÖF’li öğrenci, öğretmenliği sizden daha çok haketmiş demektir
06 Ocak 2010 Çarşamba 01:36
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Anayasa Değikliğini Onaylıyormusunuz?
Anayasa Değikliğini Onaylıyormusunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR