













UTANDIM…
Oldukça uzun bir süre direndim korsan yayına hatta en çok karşı duranlardan biriyim ve hala da karşıyım aslına lakin geçen gün, şehrin en işlek ilçesinde polisin, zabıtanın en çok cirit attığı yerde yol üzeri tezgah değil, koskoca bir dükkanda görünce korsan DVD sinema filmlerini dayanamadım girdim.
Ortamı gözlemledim, kataloga bakıyordum ki hemen yanı başımdaki masada bir aile küçük kızlarına film seçtiriyorlardı, utandım ve hemen bir film aldım çıktım. Sanki o küçük çocuk ailesini değil de beni örnek alacakmışçasına çekindim yüzüm kızardı, ama bir kez daha anladım.
Bu iş böyle giderse Türkiye’de sadece masa üstü sanat yaşayacak öyle düşünce ile geçen geceler de yazılmış senaryolar, besteler vb sanatsal düşünceler zaman ile körelecek, çünkü sinema salonları boş kalacak, albümler zaten satmazken konserlere bile gidilmeyecek ve biz ruhu farklı olanlar yaşarken ölüye döneceğiz.
BİR KEZ DAHA ANLADIM…
İnsan çocukken bek ayırtına varamıyor bu terk- i diyar eylemenin ciddi boyutunun fakat zaman içerisinde olgunlaşıp da sevdiklerinin, dostlarının özellikle de hayat dolu olanlara ölümü, hiç yakıştıramıyor.
Bir kez daha anladım; insanın sevdiklerine gerçekten değer vermesi gerektiğini, bir kez daha anladım tatlı bir çift sözün zamanını beklemeyi, seni seviyorum baba, seni seviyorum anne, seni seviyorum ağabey, abla, amca, seni seviyorum aşkım demeyi kısacası sevdiğini söylemekten çekinmenin, zamanını beklemenin gereksiz olduğunu. Ertelemenin Vicdan Azabı olacağını bir kez daha anladım.
Haydi, şimdi siz de söyleyin; SENİ SEVİYORUM.
SİZİ SEVİYORUM.
