Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Gökhan Karaduman
gokhankaraduman@mynet.com
Hay Aşkının Gözüne!
03 Mayıs 2009 Pazar 01:45

Hay Aşkının Gözüne!

Bir gece vakti tanımadığım bir telefon ile uyandım ansızın seyrek aralıklarla ama uzun yıllardır görüştüğüm bir dostun sesiydi duyduğum “bu gece sendeyim” dedi “ sabaha kadar içeceğiz” oldum olası sevmem geyik muhabbetlerini ve en yakınım bile olsa zoraki misafirlikleri, “yahu” dedim “git işine adam, yoldan çıkarma beni gece gece içmeyeli çok oldu,haydi rahat ve sıcak yatağına” dön.

Çok geç” dedi “Geldim ben kapıdayım” Mecburen açtık kapıyı ve istemeye istemeye “hoş geldin” dedik zoraki misafire, birasını içip gidecek diye düşündüğüm için “bana açma payımı koy dolaba yarın takılırım” dedim lakin nafile açıverdi votkalı biraları, “Biliyorum” dedi “Sevmezsin böyle ani gelişleri ama çıkarım yoktu ya sana gelecektim yada her kelimesi yalan olduğunu bildiğim o sık takıldığımız bardaki barmeidlerden biri ile dertleşecektim bu gece beni dinleyeceksin” “Ulan” dedim içimden “Güzin Ağabeyliğe alışmıştık da bir konsomatrislere benzetilmediğimiz kalmıştı, arada bir canım cicim deyip bir kadeh içkiye 15 lira yazalım da tam olsun”...

Yalnız yaşayan erkeklerin talihidir sizi arayanlar genelde ya evinizi aşk yuvası sananlar,ya bir duşa girip çıkacağım diye uğrayanlar, evinde yapamadıklarını sizin evinizde yapmak isteyenler içmek vs gibi, ya karısıyla , annesiyle vs arayı bozup otel yerine sizde kalmayı tercih edenlerdir en çekilmezi de bunlardır genelde, bir günle kalmaz evi sizden çok sahiplenirler.

Buyur” dedim “seni dinliyorum” ben daha ilkini yarılamamıştım ki, ikinci birasını açtı sarışın mavi gözlü,kirli sakallı adam. Sözlerinden önce gözleri konuşmaya başladı saygıyla karşıladım göz yaşlarını içine akıtmaktansa, benim yanımda ağlamayı seçmişti yakın dostum sessizce bekledim, bekledim, bekledim...

Akvaryum sesinin fonu eşliğinde dakikalar süren sessizliği “ rezilce yaşamın şerefine içelim bu gece” sesiyle aralayıverdi ansızın, “Eyvallah” dedim “öyle olsun” başladı anlatmaya “Kaç yıldır beynimin içini kemiriyor ben kaçtıkça o kovalıyor hayatımda varlığı benim için kesinlikle bir arkadaş, bir dost yada sıradan biri olamaz bunu kaldıramıyorum o ise bunu bildiği ona olan aşkımı bal gibi bildiği halde inadına hayatımdan çıkmıyor komik ama şu yeni moda facebook denen sitede bile ben siliyorum o yeniden arkadaşlık talebi ekliyor, yapamıyorum usta onun adını bile duymak yüreğimi kemirmeye yetiyor , yapamıyorum onun dostluğunu falan kabul edemiyorum, edemem...

Önce kızdım içimden (hass.... dedim kendi kendime hala mı aynı hatun, hala mı aynı konu bu muydu yani gecenin kör vakti uykumun arasına girmeni sağlayan) düşündüklerimi söylemedim ve kaç yıldır hep aynı şekilde sürdürdüğüm konuşmamı biraz daha sertleştirerek yineledim bu kez. “ Bak” dedim “yakışıklı kardeşim sen kendine baktığın zaman gayet yakışıklı ve karizmatik bir adamsın bir çok hatun senin gibi birisinin yanında olmasını isteyecektir ama biraz da içini doldurmalısın evvela kendini geliştir, kendine güvenin oluşsun bir defa, kadın dediğin karizmatik , yakışıklı adam ister ama başı dik adam ister yanında beş parasızda olsan, sigarasızda gezsen belli etmeyeceksin. Örneğin o sarışın güzel kızı ne kadar seversen sev, sana her ihtiyacı olduğunda , her çağırdığında gitmeyeceksin, o ekledikçe sen sileceksin arkadaşlık talebini. Arada bir çıkacaksın karşısına ve ona özel olduğunu hissettireceksin. Bu annen dahil her kadının hoşuna gider, kadın özel olmak ister. Ama gak dediğinde su, guk dediğinde ekmekte vermeyeceksin çünkü kadın kölelikten şikayet etse de çok sever doğasında vardır o çok şikayet ettiği saçını süpürge etmek. Bak etrafına bu güzel kadınların hepsi senin benim gibi çocukluğunda çekmiş eşine,çocuğuna çektirmek istemeyen naif ruhlu erkeklerle evliler ama hepsi de boynuzluyor kötü adamlarla, hani gençliğin yeni bir lafı var bunlar için “iyilerle kanka olur, kötülerle sevişir” diyorlar böyle hatunlara. O sebeple ne kadar iyi olursan ol içinde, eğer vazgeçilecek adam olmak istemiyorsan kötü görüneceksin.

Bak ben beceremiyorum, o yüzden bizim tamirci çırağı bile evlenip iki çocuk yapmışken, ben yalnız yaşıyorum. Ne gelene gelme diyorum, ne de gidene gitme, velhasıl beni terk ettiği gün kafamı duvarlara parçalarcasına vurduğum hatun bile evlenip çocuk sahibi olduğunda o terk edip gittiği adamı yeniden arıyor, kadın milleti dostum Güvenmiyorum!...

En güzeli sen de Boş ver o hatunu koy bir kenara kendine bir çeki düzen ver bak bakalım ne hatunlar düşüyor peşine ve senin sevgine şimdi burun kıvıran o hatun nasıl düşüyor peşine…

Önce kendini seveceksin dostum, önce kendini...


GK

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR