













Ruhun sessizliğe büründüğü an,
çekildiği evine güneşin,
ay bile karartmada yüzünü
ufak dokunuşlarıyla acıtmasız yeryüzünün.
Hayal; gerçekle arasında bir iz taşısa
Serzenişin
Yinede
Düşlerin, gülüşlerin
Yıllar, yolların kapanmayan sevinçleriyle selam veremiyor umutla yeni güne ne yazık. Orantısız güçlerin masum bebeklerin düşlerini, gülüşlerini çaldığı görüntülerle girdik yeni yıla. Ekranlar barut kokuyor, barut kendi şiddetinden utanırken manşetler benim gibi Gazze ile üşüyor. Kış tüm şiddetiyle ayazını vuruyor yarını kalmayan simaların ürkek bakışlarına. Bakışlar üşüyor.
Yıldızlar parlamıyor gecenin üstünde hayalsizliğin diliyle. Ay tamamlamaya çalıştığı ezgisini çoktan unuttu. Hayat kendine aç mı, ya da kendinden olmayan güce mi hasret. Güç lazım evet, büyük bir güç. Tüm dengeleri, savaş ve gözyaşlarını yanaklardan ufak bir dokunuşla toparlayabilecek, ekonomik dengeleri de bir çırpıda kurtarabilecek ve uzaklıklarını yüreklerin aşabilecek bir güç.
Ve Bakanlar Kurulu'ndan 58 yıl sonra gelen gecikmeli bir karar. Nazım Hikmet tekrar vatandaşlığa alınıyor. Haziran da ölmek zor usta, evet çok zor. Ve tarih üşüyor.
“…Gece, leylak ve tomurcuk kokuyor.
uyarıma gelirse tepemde birde çınar demiştin
yıllar önce, demek ki on yıl sonra
…
bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne,
bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
yatıyor orda bir eski gömüklükte yatıyor usta
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor...”
Şimdi daha çok üşüyorum. Yüreğim üşümekten titriyor, kış elimden tutup ne kadar “geçecek bunlar da” dese. Biliyorum bitecek bu, ama sonra başka bir dram ve bir başkası. Evrende de şiddet, kan, savaş, cinayetler hep devam edecek nefes aldığımız sürece. Ne kadar hep “en insanca ya” olsa da düşümüz, insanlıkla başlayan ve devam eden bir döngü ya iyi ve kötü. Kimi mutlu olacak, kimi umutlu. Birileri doğacak, birileri sevdalanacak. Birileri en yakınını katledecek, birileri …Ve hep birileri bebek saflığına dokunan şarapnellerle hayatını daha başından yitirecek…Ve üşüyecek yaşanamayacak düşleri, gülüşleri…
Hayal; gerçekle arasında bir iz taşısa
Serzenişin
Yinede
Düşlerin, gülüşlerin
