













Resmi ama Haksız Kazanç…
Hemen hepimiz sadece adı Türk olan Türk Telekom’dan hizmet almak durumundayız doğru düzgün alternatifi olmadığından ve özellikle her iş yerinde bir sabit hat olması zorunluluğundan mecbur kalıyoruz bize verdikleri o sözleşmeleri imzalamaya. Okumaya kalksanız kaç sayfa küçük punto yazı 1 saate yakın vaktinizi alacak e sırada bekleyenler oluyor imzalamadan önce alayım bir okuyayım deseniz vermeyecekler verseler bile ne fark edecek ki mecbursunuz o hizmeti onlardan almaya.
Hadi sözleşmeyi imzaladık.
Hizmeti aldık oldu ki faturaları ödeyemedik kaç fatura ödenmeyince hizmeti kesiyorlar en çok 3 fatura dönemi bekliyorlar hem telefon hem de internet için bu böyle.
3 fatura sonrasında hizmetimizi kestiler ödemediğimiz borçları almaları analarının ak sütü gibi helal her türlü icra yoluna gitmeliler.
Amma hizmetimi kestin hizmet vermiyorsun neden yeni fatura yolluyorsun zaten o yolladığın faturalarda konuşma ücretimin 2–3 katı abuk sabuk vergiler olduğundan ötürü ödemesi güç oluyor.
Devletin kredi kartlarına el attığı gibi Türk Telekom, internet, dijitürk gibi özel hizmet veren kurumların işleyişlerine de el atmaları gerekiyor hizmet verdikleri süreç tamam ama sonrasında neden fatura çıkar. Hizmeti kestiğin gibi kes fatura yollamayı. Hemen aç icrayı…
Cem Gariboğlu yakalanmış…
Çok şaşırdım gecenin köründe msn üzerinden gelen bir haberle açtım televizyonu Münevver Karabulut’un katili Cem Gariboğlu yakalanmış, yurt dışına kaçtı demişlerdi kaçtıysa nasıl girdi yeniden Türkiye sınırlarına.
Kaçmadıysa neden aylar sürdü yakalanması zira ben kuzenim Fuat’ın söylediği kadarı ile bu insan haysiyetsiz adamın Bahçeşehir de yaşadığını ve sürekli Ak Merkez’e gidip durduğunu biliyordum (ortak bir arkadaşları varmış) ve polise de söylemiştik bunu…
Basın’ın bu olayı kadar gündemde tutmasının sebebi sizce de sadece katilin babasının zengin olması değil mi?
Geçen zaman içerisinde benzer bir iki olay yaşandı basına yansıdı ve geçti gitti olay evet Cem Gariboğlu olacak yaratıktan ben de nefret ediyorum ama sadece o değil onun gibilerin hepsinden tiksiniyorum lakin diğerlerinin de peşine düşülmeli…
Basın her şeyi hemen gündeme taşımamalı polis işini iyi yapabilmeli.
Açık Cevap...
Bir önceki yazıma ismini belirtmekten çekinen bir okurumuz yorum yapmış, sen nasıl yazıyorsun saçma sapan seni okumak istemiyoruz birkaç değerli isim var onlar için geliyoruz demiş. O’nlar için gelin o zaman, beni okumayın dostum. Zorla gözünüze sokmuyoruz ki.
Ben içimden geleni yazıyorum siyasetin uzağında olmaya gayret ediyorum aynı konuyu farklı kalemlerden okumayı siz sevebilirsiniz ben herkesin konuştuğunu konuşmayı sevmeyenlerdenim…
Ama yine de beğenmeseniz de beni okuduğunuz için teşekkür ederim…
