













Dünyanın neresinde olursan ol yap ama Türkiye’de sanat yapma!
Bu Ülke’de eğer sadece burjuvaya hitap eden bir ressam, operet vs değilsen işte böyle yalnız başına verirsin son nefesini.
Dün akşam saatlerinde kaldığı Huzurevi’nde kayıp etmişiz usta Tiyatrocu Hadi Çaman’ı kendisi ile bir kez telefonda konuşmuş iki kez de karşılaşmışlığım vardı, Gazete Kadıköy’de benim işe başladığım Kadrodan bir evvelki kadroda köşe yazarı olarak görev yapıyordu, bizim göreve başladığımız tarihten sonraki günlerde bir gün telefon etti benim ben olduğumu bilmeden sanırım çalışma arkadaşlarından biri sanarak “ Gökhan ben Hadi baba, eski gazetelerden arşivime hiç almamışım gelip almam için bana yardımcı olur musun?” dediğinde hiç bozuntuya vermeden “olur” demiştim “elbette memnuniyetle” akşama doğru Hadi baba gazeteye gelmişti hadi vardır ya şu üst katta oturan yönetim kadrosu işte onlar Hadi baba Haber Merkezi’ne gelip bana bir merhaba dedikten sonra almışlardı üst kata kendisini gazete verdiler mi, vermediler mi? Bilemiyorum ama eğer kimse karışmayıp da sadece bana kalsaydı ben verecektim tabii ki. Bir defasında da KASDAV’ın(Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı) Sağlık Merkezi’nde karşılaşıp selamlaşmıştık yanında adını bilmediğim ama tanıdığım genç bir tiyatrocu vardı ve Hadi baba onu bir baba edasıyla kolundan tutup doktora getirmişti…
Ve yıllar sonra Prof. Dr. Orhan Kural’ın başkanı olduğu Gezginler Kulübü’nün bir toplantısında Tiyatrocu ve Müzisyen arkadaşım Kaan Öztop’u Hadi Çaman’ın tedavi masrafları için düzenlenen bir gecenin biletlerini satarken gördüm, ücreti bana göre yüksekti o an alamadım L .
Türk tiyatrosunun en vefalı isimlerinden
biriydi Hadi Çaman. Hastalanan, dara düşen her meslektaşının yanında oldu, her
meslektaşının cenazesinde saf tuttu.
13 Ocak 1943’te Kastamonu’da doğan sanatçı, ilk ve ortaöğrenimini Kastamonu
Abdurrahman Paşa Lisesi’nde tamamladı, liseyi bitirdikten sonra önce İstanbul
Hukuk Fakültesi’nde, ardından Belediye Konservatuarı’nda okudu. Profesyonel
olarak sahneye ilk kez 1962 yılında Dormen Tiyatrosu’nda çıktı. Ardından Kenter
Tiyatrosu’nun açtığı sınavı kazanarak “Altın Yumruk” adlı oyunda rol aldı. Daha
sonra Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner
Tiyatrosu, Miyatro (Müjdat Gezen), Şan Tiyatrosu gibi tiyatrolarda
çalıştı.
Erotik komedilerin yıldızı
1970 yılında “Adım Kan, Soyadım Silah” adlı filmle adım attığı sinemada,
onlarca filmde rol aldı. Bunlardan bazıları, ‘70’lerin ünlü erotik
komedileriydi. 1982 yılında kendi tiyatrosunu Yeditepe Oyuncuları adı altında
kurdu. Bu tiyatroda “Kelebekler Özgürdür”, “Durdurun Dünyayı İnecek Var”, “Matruşka”,
“Küheylan”, “Aşk Dediğin Nedir Ki?”, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” gibi
oyunları yönetti ve oynadı.
‘Hepsi ülkeme helal olsun’
2002 yılında kendisinin 40’ıncı, tiyatrosunun 20’inci yılını kutlayan Çaman,
hazırladığı dergiden şöyle sesleniyordu seyircilerine: “Yüze yaklaşan oyun. Bir
o kadar ustayla, göz göze soluk soluğa geçen muhteşem günler. Yirmi yıl,
aralıksız ışık saçmak için verilen sonsuz savaş. Onlarca genç insana açılan
kucak.
Yazılan, yönetilen oyunlar, kazanılan sayısız ödül. En önemlisi, ülkemizde bir
ilke imza atıp, bir müsamere salonundan, kültür merkezine dönüştürülen koca bir
yapı. Kısacası bir ömür! Seve seve, özveriyle, içtenlikle, gönülden sunulan bir
yaşam. O arada yetiştirilen, büyütülen, 30 yaşına erişen bir oğul. Hepsi ülkeme
helâl olsun.”
12 Mart 2008’de meslektaşları, tedavisi süren Çaman’a maddi destek sağlamak
amacıyla bir gece düzenledi. Çaman, geçtiğimiz mayıs ayından bu yana yaşamını
kaybettiği İstanbul Kızıl toprak’taki Doğa Huzurevi’nde kalıyordu.
9 aydır hastalığı yenmeye
uğraşıyordu
2002’de anılarını kaleme aldığı “Güzeltmek” adlı kitabını yayımlayan Hadi
Çaman’a, 2007’nin son günlerinde ALS teşhisi konmuştu. Sanatçı, oğlu Doç. Dr.
Mehmet Efe Çaman’ın öğretim üyesi olduğu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma
Hastanesi’nde birsüre yoğun bakımda kalmıştı.
