Günaydın Darbe Olmuştu...
Tarihler 12 eylül 1980'i gösteriyordu.
Asker,ülkenin birlik ve beraberliğini korumak, kaybolan düzeni yeniden tesis
etmek misyonuyla sivil idareye el koymuş ardından ülkemizi refaha
kavuşturmuştur(!) Bu refah o kadar huzur getirmiştir ki anlatılamaz.
Ülkedeki karışıklık nedense sadece 1
gün içinde durmuş.Her nedense…
Yüzlerce insan işkence görmüş ve nice
isimsiz mezarlarlıklar oluşturulmuş.
Ülkemiz militarist bir anayasa ile
halen boğuşur hale gelmiştir.
Okullarda,evlerde,sosyal hayatın bifiil
her yerinde siyaset ve politika uğraşılmaması gereken bir saha olmuş, apolitik
bir nesil yetiştirilmiştir.
Aradan geçen süre aslında epey fazladır
ancak darbe sorgulamasının en büyük yararı gelecek nesillere olacaktır.
Yani
bugün yaşayan paşalarımız bir ceza alsa ne olur ? Kaybolan yıllar bütün
millete
cefasını çektirmiş zaten. Öyle ki bundan sonra en güzel temenni
geleceğe
yönelik olacaktır.Sivil idarenin gücünü yeniden keşfedip belki de asıl
demokratik yaşantımıza şimdi başlayacağız.CHP vekillerine yıllar sonra
bu
uyanışa ön ayak olduklarından dolayı teşekkür ediyorum.Daha önceden de
yazmıştım bu ülkede sebepsiz yere bedel ödeyenlerden kimse özür
dilemedi, herkes bekliyordu bunu ancak hiç olmadı.Hiç olan o insanlar
oldu sadece.
Kenan Paşa : “
Daha önce akılları nerdeydi ?”
tarzında bir
açıklamada bulundu.Ancak onun açıklaması bu işin olumsuz yönüne dönük
bir cevap
.Evet haklısın Paşa’m akıllarımız nerdeydi ki neden, niçin , ne uğruna
cefasını çekti bu millet.Belki de cesaret edilemedi bugüne kadar. Kimse
sesini
çıkarmadı.Öyle ki daha düne kadar yeni darbelerin seslerini
işitiyorduk.İnsanlar
belki de akıllarını başına getiremedi bu yüzden.Fakat gün olmuş, devran
dönmüş
gibi bir hava hissediliyor.Geçmişimizle yüzleşmek bizi her zaman
ileriye
götürecektir,demokrasi adına ve insan hakları adına.Yeter ki yeniden
sağır
olmanın gururunu yaşamayalım, nemelazımcılığa kapılmayalım.Yeter ki
sırf
milletimiz kazandı, huzur buldu diyerek bazı görünen şeyleri örtbas
etmeyelim.Yeşeren yeni fidanların hoyratça ezilmediği, köklerinden
atılıp üzerlerinin çiğnenmediği, tahammülsüzlüğün erdem sayılmadığı bir
ülke istiyoruz.Çok mu şey istiyoruz acaba.
Vakit var elbet yeter diyemiyoruz
artık, vakit geldi de geçiyor.