













Cumhuriyet Güçbirliği, 12 Haziran seçimlerine girecek olan bağımsız adaylarını dün İzmir’de düzenlediği büyük bir toplantı ile kamuoyunun önüne çıkardı.
Bu seçimlerde yarışacak beş büyük siyasal “Parti”den biri, Cumhuriyet Güçbirliği olacağı belli olmuştur.
Nitekim F tipi ve yandaş medya; Güçbirliği’nin adaylarına karşı başta Doğu Perinçek olmak üzere saldırıya geçmekte gecikmedi. Malum psikolojik savaş yalanları yeniden piyasaya sürüldü.
AKP ve F Tipi Medya cepheden saldırıyor. Öte yandan CHP ise, Cumhuriyet Güçbirliği’nin, kendi oylarını böleceği korkusuyla aleyhte propaganda kervanına katılıyor.
CHP haklı mıdır?
Veya soruyu şöyle soralım: Cumhuriyet Güçbirliği adayları oyları nereden, hangi kesimlerden ve nasıl alacaklardır?
İKTİDAR PROJESİ
Cumhuriyet Güçbirliği, tek tek bazı şahısları Meclis’e taşımak projesi değildir. Bir çözüm programı ile ortaya çıkmıştır ve hedefi; bu programı bütün millete götürmektir.
Bu anlamda, Cumhuriyet Güçbirliği’nin bağımsız adayları, savundukları programa ikna ettikleri bütün yurttaşlardan oy isteyeceklerdir.
Oy isteyecekleri yurttaşlar içinde AKP’ye oy verenler olduğu gibi CHP, MHP ve BDP’ye de oy verenlerin olması tabiidir.
Güçbirliği’nin bağımsız adaylarla ortaya çıkması, AKP’yi yıkarak iktidara yürüme projesinin ilk adımıdır. 12 Haziran’da elde edilecek başarı, sonraki adımların atılmasını da mümkün kılacaktır.
LİBYA TEZKERESİ
AKP izlemekte olduğu politikalarla Türkiye’yi felakete götürüyor. Haziran seçimlerinde istedikleri sonuca ulaşırlarsa, ondan sonra Türkiye’yi bekleyen; iç çatışmalar, ekonomik kriz ve faşizmin anayasal düzlemde kurumsallaştırılmasıdır.
Bu olumsuz gidişe ancak ve ancak Cumhuriyet Güçbirliği’nin politikaları ile karşı konulabilir.
Örneğin, Libya’ya yönelik Haçlı seferine “Evet” diyerek AKP’ye karşı mücadele edilmez. CHP ve MHP; Libya tezkeresine “Evet” diyerek gerçekte AKP’ye en büyük yardımı yaptılar.
Sadece bu tezkereye “Hayır” demek bile, AKP açısından en az yüzde beşlik bir oy kaybı demekti. Ama CHP ile MHP tezkereye “Evet” diyerek, AKP’ye inanılmaz bir destek verdiler.
Güçbirliği ise Türkiye’nin her tarafında organize ettiği protesto gösterileri ile halkı uyaran biricik güç oldu.
YGS REZALETİ
Aynı durum YGS rezaleti için de geçerlidir. AKP, 1. 700 bin gencin hayatı ile oynadı. Onların geleceklerini çaldı.
Türkiye çapında bütün gençlik ayakta. Bu mücadelede Güçbirliği’nin en önemli bileşenlerinden olan Türkiye Gençlik Birliği çok önemli bir rol oynuyor.
Peki, CHP ne yaptı? Kılıçdaroğlu “Bu konuyu siyaset malzemesi yapmak istemedik” diyor.
Aslında sadece YGS rezaleti bile bir iktidarı devirmek için yeter. Ama bakıyorsunuz o konuda da muhalefet diye ortaya çıkanlar AKP’ye can simidi uzatıyor.
Güçbirliği ise ülke çapında AKP’ye karşı biricik etkili mücadeleyi yürütüyor.
ESAS HEDEF
Cumhuriyet Güçbirliği bu seçim kampanyası döneminde AKP’nin Türkiye’yi felaketlere sürükleyen politikalarına karşı Türkiye’yi kurtaracak programını ve politikalarını anlatarak halktan adaylarına destek isteyecektir.
CHP ve MHP’ye bu seçim kampanyasında yöneltilecek eleştiri, bu Partilerin AKP’nin ekmeğine yağ süren politika ve uygulamalarıyla sınırlı olacaktır.
Ve esasen Cumhuriyet Güçbirliği; program, politika, mücadele pratiği ve adaylarıyla AKP’nin alternatifi olabileceğine ikna ettiği ölçüde halktan destek alacaktır.
Öte yandan büyük gerçek şudur: Cumhuriyet Güçbirliği’nin AKP’ye karşı yürüttüğü mücadelenin sonucunda aydınlanacak olan kitleler, AKP karşıtı bütün partilere güç verecektir.
CHP’NİN SORUNU
Öte yandan CHP’nin Cumhuriyet Güçbirliği adaylarının alacağı oylardan şikayet etmeye hiç hakkı yoktur.
Güçbirliği’nin ısrarlı çağrılarına sırtını dönen CHP’dir.
Türkiye’nin yurtsever güçleri ile birleşmek yerine, Soros’un adamlarına, Fethullah mühiblerine ve etnik siyaset aktörlerine listelerini açan da CHP’dir.
Elbette bu yönelişe halkımızın ve CHP’lilerin de bir cevabı olacaktır.
Bu “Cevap”tan “Yeni CHP” yöneticilerinin memnun olmadığı kesindir.
Bu da onların sorunudur.