













S on zamanlarda TV ekranlarında yayınlanan dizilerin ana haber bültenlerin sonrasına rastlaması her alanda olumsuzluk yaratıyor.
Daha çocukların ayakta iken, milyonlarca vatan evladının okul ile ilgili ders ve ödevlerini yaptıkları saatlerde ekranlara gelen bu diziler, bir çok çocuğun psikolojisini de olumsuz yönde etkilediği gibi, anne babasını dinlemeyerek derslerinin yerine dizileri tercih etmesi de büyük bir olumsuzluk...
Her evde herkesin kendine özgü bir dizisi oluşmuş durumda. Diziler başladığı zaman evde hayat adeta durma noktasına kadar geliyor. Evin hanımı aşkı memnu, evin kızı kalp ağrısı, erkeği ezel ya da Kurtlar vadisini izleyecek.
İşin içinden çıkabilirseniz çıkın! Hele bir de tek televizyonun olduğu bir evi düşünmek bile istemiyorum. Bu diziler yüzünden, aile saadetlerinin bozulduğu ve son yıllarda boşanmaların, ihanetlerin, cinayetlerin daha da çoğaldığı ortada. Eline tabanca alan kendisini Kurtlar Vadisinin Polat Alemdar‘ ı zannediyor, yetişkin bir genç kız kendisini dizilerin başrol oyuncularının yerine koyuyor ve onlara özeniyor.
Kısacası, ülkede toplumun her kesimi açıkça ülke sorunlarından uzaklaştırılarak dizilerle uyutuluyor.
Her evde her bireyin bir dizisi oluşmuş durumda, bir Allah ın kuluna o an görev veremiyorsun ve bir yere gönderemiyorsun savunma hazır işim var ben gelemem, yapamam, şimdi kalkamam dizim başlıyor diyerek, sorunlar erteleniyor
Genel olarak çoğu diziler gençlik üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor. Faydalı diziler ise ya herkesin uyuduğu geç saatlere konuyor ya da tümden kaldırılıyor. Deniz sahillerine paralel olan semtlerin kıyı şeritlerinde ailecek gönül rahatlığıyla dolaşamıyorsun. Geçmişte bu tür görüntüler yoktu ya da az sayılacak derecedeydi.
Ama şimdi çığ gibi büyümüş durumda. Neden böyle oldu?
Dizi furyalarının denetlenmemesi, öpüşme sevişme sahnelerinin alıp başını gitmesi, sokağa parklara apartman boşluklarına kadar taşması, ulu orta yerde dudak dudağa, kucak kucağa, manzaraların meydana gelmesine neden olmuştur.
Ve bu sahnelerin etkisinde kalan gençlerimizin yaş ortalaması 14’ tür. Öyle beğenmiyorsan başka kanala geç demekle işin içinden çıkamazsınız.
Dizilerdeki olumsuzlukları olduğu gibi kabul ederek, ben izliyorum ama beğenmeyen başka dizi izlesin veya zap yapsın deyip de işin kolayına kaçamazsınız.
Ekrandaki sanatçı elbette oynadığı diziyi savunacaktır. Çünkü orası kendisinin ekmek kapısıdır, savunmazsa olmaz…
Bu ülkede 75 milyon insanın yaşadığını unutmayın... Hepsinin yaşam biçimi sizinkilerle paralel değildir. Hepsinin adına konuşamazsınız.
İkinci düşündürücü bir sorun ise : Her kanalda yemek programları furyası var. Kuzu çevirme, kebap çeşitleri, ızgaralar, tatlılar, kekler, pastalar, yaş pastalar, börek, çörek, envai çeşit yiyecekler. Ya bu memlekette çoğu insanlar işsiz ve aç gezerlerken, sizler
Kimlere hizmet ederek, renkli ekranlarda kuzu çevirmesi yapıyorsunuz?
.Bunu seyreden vatandaşlarımızın o anki psikolojik yapısını düşünebiliyor musunuz?
Ve üstelik yaptığınız yemekleri beğenmeyip te kendi aranızda kavga ediyorsunuz.
Hiç lezzetini ve tadını alamayan vatandaşın o anki durumunu düşünün… Eğer Avrupa ülkelerini temel alarak tv lerdeki kültür erozyonunu düşünüyorsanız, size yanılıyorsunuz derim.
Biz Avrupa ülkeleriyle bir olamayız. Ne sosyal ne siyasal ne kültürel ne de ekonomik alanda..
Takdir edersiniz ki Gayrisafi milli hâsıla nüfusun dağılımına göre belirleniyor. ve . Ülke nüfusuna bölünmesi ile elde edilir.
Türkiye'de 2009 yılına kadar 11.228 dolar olacağı tahmin edilmektedir. Kaç kişi ömrümde o kadar parayı bir arada görebilmiş bilemiyorum ama o da tartışılacak başka bir konu
Bugün Ülkemizde bir emekli Emekli Sandığı emeklisinin aldığı ücret 730 YTL, SSK emeklisinin 610 YTL dır
Son günlerde yapılan bir araştırmada bazı günlük gazetelerimizde de yer alan tablo Şöyledir;
Emekli bir işçi Almanya’da aylık : 3.500 Euro, Avusturya’da : 3.050 Euro , İngiltere’de 2.875 Euro, Fransa’da 2.580 Euro, İtalya’da 2.050 Euro emekli aylığı almakta iken , bizde 300-400 Euro, insan bu konuyu açarken emekliyi rencide ederim diye çekiniyor .
Ülkesine yıllarca emek vererek hizmet eden emeklimiz aybaşını nasıl getireceğim diye düşünürken, Avrupa işçisi değişik ülke ve coğrafyalarda tatil planlarını yapıyor.
Takdirlerinize arz olunur
Gelelim İzdivaç programlarına: Artık kadın ve erkeklerin birbirilerine sunulması alenen yapılıyor. Oraya gelenlerin kendilerini sunması, toplum nezdinde hoş bir davranış biçimi değildir.
Eskiden kıyıda köşede yapılırken şimdi tv ekranlarında yapılıyor. Tam bir rezalet!
Kend ine güveni olmayan, yaşadığı çevrede evleneceği kişiyi bulamayan insanların kendilerini tv ekranlarında göstermesi ne kadar doğru…
Evliliği bir geçim kapısı olarak gören insanların evlilikleri de ne kadar sağlıklı olabilir. Maddi temele dayanan evliliklerin. dostlukların. maddiyatın tükendiği noktada yok olması da kaçınılmazdır.
