Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Gerilim Diplomasisi
24 Nisan 2009 Cuma 15:38

Bugün 24 Nisan… Ermenistan’da “soykırım günü”nü anma törenleri icra ediliyor. Gelen haberlere göre sabah saat 09:00’dan beri Ermeniler soykırım anıtına giderek çelenk bırakıyor, Türk bayrağı yakıyor ve Türkiye ile diplomatik temas kurmak isteyen hükümet aleyhine yürüyüşler düzenleyip sloganlar atıyorlar. Dükkânlar, basın yayın kuruluşları vb yerlerin kepenkleri kapalı… “Soykırıma” ağıtlar düzülüyor.  

 

Öte yandan Türkiye saati ile 18:00–19:00 arasında, yani birkaç saat sonra ABD Başkanı Barack H. Obama’nın yapacağı konuşmada “soykırım” sözcüğünü kullanmayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bir süre önce Türkiye’yi ziyaret eden ve buradan İslam dünyasına seslenen Obama’nın, Türkiye’nin öneminin farkında olduğu ve bundan dolayı da, seçim kampanyası sırasında söz vermiş olmasına rağmen Türkiye’yi incitecek herhangi bir tavır içine girmesi beklenmiyor.

 

Manzara bu… Peki, aylardır devam eden ve Türkiye ile kardeş ülke Azerbaycan’ın arasına kara kedi sokan Türk-Ermeni diyalogu hangi minvalde? Karşılıklı olarak yapılan iyi niyetli ve yapıcı açıklamaların gerçekte bir karşılığı var mı? Türkiye ile Ermenistan bir şekilde aralarındaki sorunların üstesinden gelerek müşterek bir zeminde ortaklaşabilecekler mi?

 

Aslında bakılırsa, gidişat, iyi şeylerin olacağını gösteriyor. Sınırın açılıp açılmaması ya da sorunların çözülüp çözülmemesi bir tarafa –bu konularda konuşmak için henüz çok erken çünkü- arada bir diyalog, hatta diplomatik bir bağ oluştu bile… Fakat Azerbaycan, Türkiye ve Ermenistan halkının önemli bir kısmının olumsuz yaklaşımına rağmen sürdürülmeye çalışılan bu diyalogun nereye kadar ulaşabileceği ve amaca ulaşma konusunda başarılı olup olamayacağı gerçekten de son derece kuşkulu…   

 

Hatırlayın… Birkaç gün öncesine kadar Azerbaycan’da “Türkiye’nin kendilerini sattığına” dair dedikodular dolaşıyordu. İlham Aliyev Medeniyetler İttifakı zirvesini protesto ederek zirveye katılmamıştı ve Azeri milletvekilleri Türkiye televizyonlarında “Türkiye’nin ne kadar yanlış bir yolda” olduklarını haykırıyorlardı.

 

Yalnızca bunlar değil tabi… Türkiye’de de önemli bir kesimin Ermenistan ile ilişki kurulmasına pek sıcak bakmadığını biliyoruz. Diplomatik ilişki çabalarının uluslar arası Ermeni lobilerinin bir kumpası olduğu ve Ermenilerin Türkiye’ye Ermeni soykırımını kabul ettirerek, bizden toprak koparmak istediğini düşünenlerin sayısı hiç de az değil! Yani gelişmeler Azerbaycan’da nasıl karşılanmaktaysa ve Azeri kardeşlerimiz hangi tepkileri göstermekteyse, hemen hemen aynılarını ülkemizde de görüyoruz.

 

Ermenistan’a baktığımız zaman, aynı durumun orada da cari olduğunu görüyoruz. Bugün Erivan’da yakılan Türk bayrakları ve Türkiye aleyhine atılan sloganları kalabalığın heyecanına versek bile, durumun böyle olmadığını biliyoruz. Ermenistan’da Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesine karşı çıkanların ve bunun “Türkiye’nin kumpası” olduğunu düşünenlerin oranı bizim kumpasçılarımızdan az değil…

 

14 Nisan 2009’da www.ntvmsnbc.com’da yayınlanan Ararat isimli bir Ermeni şirketinin Ermenistan genelinde yaptığı bir anket araştırmasının verilerine göre, Ermenilerin yüzde 61’i Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına karşı… Ermenilerin yüzde 81’i, “Türkiye’nin yeni yapılacak olan Ermenistan nükleer santraline katılmasına” hiç de olumlu yaklaşmıyor. Ermenistan nükleer santralinin hisselerinin Türk şirketlerine satılmasına karşı çıkanların oranı ise yüzde 92… Türk okullarında gösterilen Ermeni soykırımı belgeseline tepki gösterenlerin oranı ise yüzde 96…

 

Anketin ve elimizde bulunan diğer verilerin sonuçlarına baktığımız zaman, hem Türkiye’de, hem Azerbaycan’da hem de Ermenistan’da yaşamakta olanların önemli bir bölümünün diyalog yanlısı olmadığı açıkça görülüyor. İşin tuhafı her üç taraf da kendilerine uluslar arası bir kumpas düzenlendiğini düşünüyor. Birbirlerine herhangi bir şekilde mahkûm olmayı bir kenara bırakın, en ufak bir ihtiyaç duymak bile istemiyorlar.

 

Bin yıllık ortak bir tarihe sahip olan bu üç topluluğun yüz yıl içinde bu derece kördüğüm haline gelmiş olan bir soruna sahip olmaları ne kadar tuhaf olsa da, aslında ortada bir “kumpas” olduğunun da açık bir göstergesidir. Fakat bu kumpas her birinin sandığı gibi diğerlerinin kendisine kurduğu bir kumpas değil, Ortadoğu ve Kafkasya’nın önemine vâkıf olan ve gelecekte oynayacağı kesin olan büyük role göz diken küresel emperyalizmin kurduğu bir kumpastır.

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR