













Ülkemiz doğal zenginlikleri,coğrafi konumu jeopolitik önemi çok olan ilköğrenimden yükseköğrenime kadar her kademede övündüğümüzdür.Fakat bir konu var ki her zaman her insanı yaralar.Ülkemizin tüketici olması bu da yetmezmiş gibi tükettiğinin lüks marka özentisi şeklinde gelişmesidir.
Her gelişmekte olan ülke gibi bizde halen gelişememişliğin sıkıntısını çekiyoruz.Gelişmemiş olmak gelişenin etkisinde kalmaktır herzaman.Bazen aldığın şey onların teknolojisi olur bazen kültürü ama illa ki alınan birşey olur.Her zaman durup bir daha düşündüğüm nokta işte bu.Neden birşey almak zorunda kalıyoruz yada almak zorunda mı bırakılıyoruz ? Kendi kültürümüz bunu karşılayacak şekilde değil midir ? Kültürel özentilerde bu şekilde karşı çıkış yapabiliyor insan ancak teknolojiyi tükettiğimiz için buna karşı çıkamıyoruz.Tüketmek konusundaki maharetlerimizi biliyorum ki teknoloji üretmek adına da kullanacağız.Ve gün gelecek etrafta dolaşan özenti tabir ettiğmiz , yönelmenin o yönde olduğunu varsaydığımız kesim özenilesi olur.
Yıllardır söylenir ama hiçbir adım atılmaz gelişmemişliğimizin özentisi devam eder durur.İlk neden olarak bu işin bilir kişisi olanlar tüketmeyi seviyoruz derler.Ama yurdum insanına imkan sağlanıpta mı onlar tüketmeyi tercih etti.Burada işten sıyrılıp kaçmak kolaydır,taşın altına elimizi değil artık kafamızı koymalıyız.O zaman ülkenin önünü tıkayanların,üretecek olan millete tüketici olmayı layık görenlerin beyinleri patlarda yeni insanlara yol açılır.Bugün öyle bir hale gelmişizki teknoloji üretmek konusunda en basit parçalar bile ithaldir.Bunun sorumlusu tüketmeye alışmış olan toplummu yoksa gelişmemişliğin o buhranında yaşamaktan hoşnut olan,yabancı ülkelere hayran hayran bakıp onların yoldaşı olmaya çalışanlar mıdır ? Cevabın her zaman görünmesine rağmen suçun hep halkta olması ,halkın tüketici olması ,halkın avrupa,ABD özentisi olması biraz düşündürüyor beni.
TEŞEKKÜRLER