













Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde,herkes birşeyler anlatıyor,yazıyor,çiziyor...durum değerlendirmesi yapıyor.
Şu günlerde yine ayyuka çıkmış bir konu var,sayın Başbakanın ve Hükümet üyelerinin “çocuklarının”ticaretle uğraşmaları.
Bakın yine böyle ortamların yaşandığı bir günde eski bakanlardan,ismet sezgin şu aşağıdaki yaşananları tarihe not düşülmesi adına anlatıyor, aktarıyorum.
“Bir sohbette, Yüksel Menderes'in babası Adnan Menderes'in kendisinin ticarete atılmasına nasıl izin vermediğine dair sözlerini size aktarırsam, belki genç kuşaklara Türk siyasetinin dayandığı değerlerin nereden nereye geldiğini de çarpıcı bir şekilde anlatmış olurum diye düşünüyorum.
O sohbette Yüksel Menderes bana aynen şunları söylemişti:
‘‘Hukuk Fakültesi'nden yeni mezun olmuştum. Babam A. Menderes Başbakandı,O günlerde kendisine bir gün 'Baba, ben üniversiteyi bitirdim, ticaret hayatına atılmak istiyorum.Çünkü üniversiteyi bitirip memur olan arkadaşlarımın geçinemediklerini görüyorum. Onlar gibi sıkıntı içinde yaşamak istemiyorum. Bunun için ticaret yapmalıyım' dedim.Babam bu sözlerimi duyunca öfkelendi ve bana 'Başbakan Menderes'in oğlu ticaret yapamaz. Bunu nasıl aklından geçirebilirsin. Bir başbakanın oğlu ticaret yapar mı? Utanmıyor musun' dedi. 'Ayıp. Bir daha bunu duymayayım' diyerek azarladı.Ben de bunun üzerine devlet memurluğunu tercih ettim. Dışişleri Bakanlığı'na girip diplomat oldum.’’
Ne ilginç değil mi?
Kendilerini her fırsatta Demokrat Partinin devamı olarak gören Ak Parti ve Sayın Başbakan acaba bu satırlara ne cevap verebilir,bilmiyorum?ama böyle bir yasak var mı?hayır ticaret yapamazlar diye bir engel yok.Kimse de bir zorlama yapmıyor,en azından kendi adıma.
Rahmetli Adnan Menderes,in cevabı çok muhteşem değil mi?
Bugünkü devlet işleri ve siyasetle uğraşanlara geçmiş zaman olur ki,dedik.
Ya da sahne aynı roller başka mı?desek...
Sürç-ü lisan etmişsek affola.
Sağlıcakla kalın,hoşçakalın
Not.Yüksel Menderes,Adnan Menderes'in en büyük çocuğudur.1972’de vefat etmiştir.
