













Yumruğumuzu masaya vurduk...
Bize kalkan döşüyorlar.
*
“İstediğimizi aldık” dedikleri, bu!
*
İzmir’den bas marşa, Bornova’dan Ankara asfaltına vur, Kemalpaşa’ya
varmadan, sağda tabela göreceksin, Kavaklıdere Köyü, dal ordan, köyün
içinden geç, devam et, ormana girer girmez, “dur hemşerim” diyecekler
sana, bariyer var, askeri bölge, forbidden zone, girilmez, her yer
kamera... Yemyeşildir aslında, şırıl şırıl dereler filan, pek beğendin
diyelim, fotoğraf çekmeye kalk, drannn diye vururlar! NATO’nun “Savaş
Karargâhı”dır orası çünkü.
*
Şubat 1952’de NATO’ya girdik, sadece 7 ay sonra, NATO buraya girdi.
*
Orman içinde vadi, çitlerle çevrili, tel boyu bizim askerler nöbet
bekliyor, uçaktan baktığında bile üç-beş bina görürsün, hepsi o... E
karargâh nerede? Dağın altında... Dağın altını oydular, içi şehir gibi,
nükleer saldırıya dayanıklı, birkaç yıl yetecek kadar yiyecek stoku var,
spor salonları, atış poligonları var; dağın içinde otomobille
dolaşabiliyorsun, galerileri o kadar geniş, asansörler ve kapılar
sensörlü, kimlik kartın yoksa geçebilmen imkânsız, gazeteci olarak izin
aldığında bile bazı bölmelere girebiliyorsun, fotoğraf-video yasak, anca
anlatılanı dinlersin, komuta merkezi ekran denizi, uzay filmlerindeki
gibi, gökyüzünü tarayan radarları boşver, İzmir limanının
derinliklerini, akıntılarını gösteren zemin haritası bile var.
*
Ve, füze deposu.
*
1962’de, Küba krizi çıktığında, Amerikalılar nükleer başlıklı Jüpiter
füzelerini yerleştirmişti buraya... Fotoğrafları var. O dönemde burada
görev yapan Amerikalı subaylar hatıra pozu vermiş, kişisel internet
sayfalarına koydular, oradan haberimiz oldu... Türk halkının ruhu bile
duymamıştı ama, İzmir’e yerleştirilen nükleer füzelerin üzerinde Türk
bayrağı var!
*
Peki sonra? “Kriz bitti, merak etmeyin, hepsini söküp götürdük” dediler...
Yersen artık.
*
Büyük ihtimalle, bana göre yüzde yüz, kalkan denilen dalga motorun merkezi burası olacak.
*
“Ne malum?” derseniz... İzmir’deki Amerikan konsolosluğu kapatıldı,
İzmir’deki Amerikan üssü kapatıldı ama, iki senedir, ha bire Amerikalı
subay taşınıyor İzmir’e... İzmir’de görev yapan Amerikalılar, er olurdu,
astsubay olurdu, askeri polis olurdu, bunların hepsi subay...
*
Sizce niye?
*
İş öyle hale geldi ki, Şirinyer’deki NATO lojmanlarına sığmıyorlar
artık... 2 bin 200 dolar kira yardımı alıyorlar. Bornova ve Urla’da,
kapalı garajlı, site villaları kiralıyorlar... Seferihisar’da üs
kurulacağı yolunda şehir efsanesi var. Ancak, böyle bir emare yok. Henüz
kazma bile vurulmadı oralara... Kavaklıdere Köyü’nün trafiği ise, vızır
vızır.
*
Demem o ki, istediğimizi aldık filan, hikâyedir... Goygoycu
manşetlerle uyutuluyor Türk halkı, fikrini soran eden yok... Bugünün işi
değil çünkü bu, neredeyse iki senedir yürüyor proje.
*
Bir de matrak boyutu var tabii... ABD Ankara Büyükelçiliği nerede?
Kavaklıdere’de!
*
Alışkanlık olsa gerek... Devamlı Kavaklıdere’den döşüyor mübarek.
