













‘Önce İnsan ‘ demeden hiçbir şey düzelmeyecek insan için.
Çünkü insanlığın değil felaketlerin savunucularıyız bizler. Allah tan geldi. Kaderi böyle imiş. Ömrü o kadarmış. Allah verdi Allah aldı. Eee yaparsan evi dere boyuna, olacağı buydu. Eee almazsan ruhsat! Eee oruç tutmassan! Ee zamanında sizin parti!... Başkan haklı: sprey kullanmamalı! Başbakan ne yapsın?
Malumu böyle savunur olmuşken yeni imarlara açılmalı felaketler. Evlerin üzerlerine evler, yolların üzerlerine dereler, derelere hastaneler, fabrikalar yapılmalı. Bunları yaparken bazıları tanıdığımız olmalı,
bazıları da gece konducu.
Nasıl olsa evlerini yıktırmaz onlar, e onlar yıkılamayınca da fabrikalar işler. Uluslar arası tır parkı da yapılabilir nasıl olsa denetim yok, kim görecek bilmem kaç tırın park ettiği garajı. Malum ramazan, oruçlu herkes, yetkililer de: çünkü onlar iftar sofrası- iftar sofrası gezmekteyken ve bu kadar dini bütün olmuşlarken, ve ülke tamda açılıma açılırken, açarken Ermenistan ile sınırları ve küstürmüşken Azerbaycan ı, ve yargı tamda reformistlerin elinde yoğrulurken, ve ABD Ortadoğu’ya menzilenmiş füzelerini Türkiye’ye fatura ederken, elektrik zammı, su zammı, ulaşım zammı derken, en önemlisi aydınlar Silivri’deyken ve Apo İmralı da en nihayetinde huzura ermişken. Yol haritaları adrese teslim edilmemişken ,haritalardaki yolları sel almış götürmüş de ne olmuş; her şey Allah tan. Cuz-i iradesi yetmez bir insanın sorgulamaya. Tapınma makamındadır çünkü O, ağalarına; paşalarına, vekillerine, dini bütün idarecilerine, müteahhitlerine.
Peki bunlar mıdır felaketlerin nedenlerini araştırmamamızın cevapları? Sadece şüpheler kalıyor sorgulayan belleklerde. Cumhurbaşkanından tut başbakana, vekillere , belediye başkanlarına kadar yargılayamazsak: aaa! devletin cumhuru o olur mu öyle şey , aaa! koskoca başbakan, vekil bu kardeşim elbette boşuna mı geldi o koltuğa yapacak elbet ! diye hiç gereği yokken onları savunursak; bu gün bu felaketlerin nedenlerini araştırmak aklımızın ucundan bile geçmez. Ve ne normal bir durumdur bu.
Hayır! sen suçlusun CHP hayır! sen suçlusun Ak Parti. Top bir onda bir onda. Kaç ayakta bu top bilinmez.
Bunca felaketlerin ardından yetkililerce yapılan açıklamalara bakıldığında hata hep insandadır. İnsan eğitilmemiştir: spreyin zararları öğretilmemiştir; eğitilmemiştir; ormanı keser de maden araştırırsan doğayı spreyden daha fazla yok edeceğini; silah sanayisinden vazgeçmeyen ABD ye körü körüne bağlı olmanın da felaketlere neden olabileceğini bilecek kadar da eğitimden yoksundur insan, servis araçlarında bir eşya gibi taşınmanın insanca olmadığını da bilmez, sel olacak diye uyaran yetkililer uyarırken, yetkililerin yetkilileri de uyarması gerektiğini bilmez,
Bilemez çünkü ana okulundan tut, yüksek öğretimine kadar para lazımdır eğitim için, kardı, kıştı, evin okula mesafesiydi, ağanın -babanın okula gidebilirsin icazetiydi, derken eğitimin önündeki bir başka engeldir insanın önüne çıkan..
Suç; yöneticilerin ayaklarında yuvarlanan bir toptur ve top en son insanda kalmış bir felakettir. Bazen depreme dönüşür bazen sele. Ve gözlerimizin açılmaması içinde yardım paketleri konulur önümüze.
