Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Et’liye Süt’lüye Karışmayın... Türbanı Kaşıyın
09 Ekim 2010 Cumartesi 10:50
Kapıları cart diye açtılar.
Kesi hayvanı getirildi.
Besi hayvanı getirildi.
Yetmedi, et ithal edildi.
Şimdi?
Süt ithalatına izin verildi.
¡
ABD ve İngiltere’de ilkokul çocuklarına okutulan, Rus kökenli halk masalı var...
¡
Kırmızı
ibikli küçük tavuk, buğday tanesi bulur, buğdayı ekmek için çiftlikteki
öbür hayvanlardan yardım ister, hiçbiri yardım etmez, “İş başa düştü”
der, kendi eker, büyütür, öğütür, ekmek yapar, “Beraber yiyelim mi?”
diye sorunca, ekimine yardım etmeyen öbür hayvanlar sofraya oturmaya
kalkar... Gülümser, “Yok öyle yağma” der, lokma bile vermez.
¡
Bu masalı okuyan Amerikalı, İngiliz ve Rus çocuklar, ders alır, çalışmayana ekmek mekmek olmadığını kavrar.
¡
E
herkes çocuk değil tabii... Küreselleşme karşıtı oldukları için ha bire
sopalanan aktivistler, bu masalı revize edip, UNICEF’in sitesinde
yayınladılar.
Ki, öbür ülkelerin büyükleri okusun!
¡
Kırmızı
ibikli küçük tavuk, buğday tanesi bulur, yardım ister... Ördek “Boş ver
buğdayı, kahve tohumu satayım, acayip para kazanır istediğin kadar
buğday alırsın” der. Domuz “Kahve ek, ben pazarlarım” diye seslenir.
Fare ise, “Kahve ekmen için istediğin kadar borç verebilirim” diye akıl
verir.
¡
Kırmızı ibikli küçük tavuğun aklına yatar, “Kahve ekmem
için kim yardım edecek” diye sorar... Ördek “Gübre satayım, çabuk büyür”
der. Domuz “Böceklerden korumak için ilaç satayım” diye seslenir. Fare
ise, “Gübre ve ilaç alman için istediğin kadar borç verebilirim” diye
akıl verir.
¡
Neticede hasat vakti gelir, kırmızı ibikli küçük
tavuk “N’apacağım ben şimdi bu kahveyi” diye sorar... Ördek “Paketlemek
için fabrikama getirebilirsin” diye akıl verir. Domuz “Herkes kahve
ekti, fiyatlar düştü, beş para etmez maalesef” diye seslenir. Fare ise,
“Borcunu öde artık” der!
¡
Kırmızı ibikli küçük tavuk ibiği
kaptırdığını fark edince, “Aç kaldım, ekmek verecek yok mu” diye
ağlar... Ördek “Ekmek var da, paran var mı” diye sorar. Domuz “Herkes
kahve ekti, buğday kalmadı, kusura bakma” der. Fare ise, “Borcuna
karşılık tarlanı haczetmek zorundayım, uslu tavuk olursan, artık benim
olan tarlamda yevmiyeyle çalışıp buğday yetiştirmene izin verebilirim”
diye akıl verir.
¡
Şimdilerde, bizim kırmızı ibikli küçük tavuk,
eskiden kendisinin olan tarlada ırgat olarak çalışıyormuş... Yevmiyeyi
almaya gittiğinde, ördek’le domuz’un fare’yle ortak olduğunu öğrenmiş!
¡
Böyle bu işler.
¡
“Masal çok uzun, okuyamam” diyenler için, bi de kısacık fıkrası var...
¡
Elmayla
elmaşekeri yolda karşılaşmışlar. Elma jest olsun diye “Elbisen ne
güzel” demiş. Elmaşekeri havaya girmiş, “Armani” demiş. Elma gülümsemiş:
“Kıçındaki kazıktan belli!”
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...