Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Burhan Kale
mavi264@mynet.com
ERGENEKON
26 Eylül 2008 Cuma 10:12

Ergenekon destanı , Göktürkler’in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası'nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmaları anlatılır…

 

Yapılan operasyonlara “Ergenekon” adını kimin verdiği bile belli değil… Artık operasyonun içeriği adından daha önemli…

 

Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak "ne yapı...." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş "14, 14, 14......"

 

Anlayacağınız tutuklu sayısı kaç oldu, takip etmek de zorlaştı…

 

Tarih;12 Haziran 2007…

 

Yer; İstanbul Ümraniye İlçesi Çakmak Mahallesi’nde bir gecekondu…

 

Olay; söz konusu yerde bulunan el bombaları, patlayıcılar… Buz dağının görünen kısmı…

 

Kimine göre Cumhuriyet Tarihi’nin en büyük operasyonu, demokratikleşme ve hukuk devleti olma yolunda ele geçen büyük bir fırsat…

 

Türk Gladiosu’nu bitirmek için büyük bir darbe…

 

Bir Soğuk Savaş Dönemi örgütlenmesi; "Kontrgerilla"…

 

Amaç; komünistlerin iktidara gelmesini önlemek…

 

Bülent Ecevit bile Özel Harp Dairesi'nin varlığını 1974'te dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'dan öğrenmiş…

 

Fakat ülkemizde bazıları hala “Derin Devlet”in varlığını tartışıyor…

 

2.Dünya Savaşı’ndan sonra ABD, NATO aracılığı ve CIA parmağı ile neredeyse bütün dünyada komünizm tehlikesine karşı kuruldukları devletlerin seçimle iş başına gelen idarecilerinin bile haberi olmadan kurulan bu tarz örgütlenmelerin Soğuk Savaş Dönemi’nden sonra ortadan kalktığını düşünmek mümkün değil…

 

Kimine göre de “Bir kaşık suda kopartılan fırtına”…

 

“28 Şubat’ın rövanşı” diyenler de var…

 

Sanıkların avukatlığına soyunan partiler de…

 

Tutuklananlara bakınca “Vatanını seven insanlar”…

 

Oysa, sanıklara isnat edilen suçların haddi hesabı yok;

 

Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesi’ne patlayıcı madde atmaktan tut, literatürdeki suçların neredeyse dörtte biri…

 

İki deli havuzun başında oturuyorlarmış. Biri kalkıp havuza şeker atmış. Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş. Arkadaşına: - "Havuza şeker attım ama tatlı olmadı.." demiş. Arkadaşı: - "Karıştırmadın ki salak!" demiş, karıştırmak için Tuncay Özkan’ın da tutuklanması gerekiyordu demek ki…

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR