Başbakan Erdoğan yaklaşan referandum öncesi TÜSİAD'a sert çıktı: 2001
için diyorlar ki 'parlamentonun içinde konsensüs vardı, uzlaşma vardı'.
Bu dürüst bir yaklaşım değil'' Erdoğan bertaraf sözcüğünü ise 'sadece
koltuğunda oturmak' anlamında söylediğini belirttietusiadic
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kanal 24'te katıldığı canlı yayında
soruları yanıtlarken, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD)
12 Eylül'de yapılacak halk oylamasıyla ilgili tavruna ilişkin
açıklamalarda bulundu. TÜSİAD'ın açıklamarına karşılık Başbakan Erdoğan
'Şimdi biz TÜSİAD ile bu konuları görüştük. Görüştüğümüzde çok
farklıydılar, daha önce yaptıkları çalışma var. Daha sonra bunların bir
sessizliğe bürünmüş olmaları, zaman zaman böyle farklı açıklamalar
yapmaları tabii rahatsız edici'' karşılığını verdi.
İLLA EVET DEYİN DEMEDİK
TÜSİAD'ın 2001 yılındaki açıklamalarını bildiğini, o açıklamada TÜSİAD,
TOBB, DİSK, Türk-İş, Hak-İş, Memur-Sen gibi kuruluşların imzalarının
bulun
duğunu anlatan Erdoğan, ''TÜSİAD şimdi ona gerekçe uyduruyor. Gerekçe
ne? Diyor ki 'parlamentonun içinde konsensüs vardı, uzlaşma vardı'.
Bakın bu dürüst bir yaklaşım değil'' dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:
''Ekonomik Sosyal Konsey'e o zaman biz sizi niye koyuyoruz? Siz talep
ettiniz, 'biz de orada bulunmalıyız' dediniz ve biz sizi anayasal
güvence altına alıyoruz. Peki yarın 'evet' oyu çıktığı zaman siz hangi
yüzle gelip de buradaki çalışmalara katılacaksınız? Kaldı ki biz bunu
söylerken 'illa evet diyin' demedik ki, dedik ki 'evet diyeceksiniz
'evet' diyin, 'hayır' diyecekseniz 'hayır' diyin. Ama 'hayır
diyeceksiniz bunun neyine hayır diyeceksiniz' dedik. Ve 'bitaraf olan
bertaraf olur' ifadesini de kullanırken, yani hem buna katkın olacak, bu
katkın olduktan sonra da 'ben bitarafım' diyemezsin.'
Bertaraf yanlış anlaşılmasın
ErdoĞan şöyle devam etti: 'Bana işte 'çatımın altında CHP'liler de var,
şu da var, bu da var'. Tamam da o zaman bununla ilgili görüşmeleri
bizimle yapan sizlerdiniz. Biz sizlerin düşüncelerini alarak bunları
olgunlaştırdık. Yaptığınız çalışmalar vardı, o çalışmalardan istifade
ettik. Ama bilesiniz Türkiye genelinde odalar birçok yerde bu tür
çalışmaları yapıyor, sivil toplum kuruluşları yapıyor. Bertaraf olmak,
yok etmek, bu anlayışlar yanlış. Bu sadece koltuğunda oturmak, tribünde
oturmak, oradan izlemek, yani bu anlamdadır. İşin içinde kalmak, sürecin
içinde kalmak, bu anlamdadır.''
Hükümeti enayi yerine koyamazsınız
'BANKALARIN karları açıklandı, hepsi büyük kar etmişler. Siz o zaman
'işçi çıkarmayın' diye uyarıyordunuz. İlk 500, 50 bin kişi, ikinci 500
de 10 bin kişi çıkarmış. Kar ettikleri halde çıkardıkları ortaya çıktı.
Ne diyorsunuz bu konuda?'' sorusuna da Erdoğan, ''Bunları hep gördük
maalesef. Bazı arkadaşlarıma, 'kesinlikle davet ettikleri zaman o odada
gidip konuşma yapmayacaksınız' dedim. Bunu da dedim. Niye? Yani bizi
kalkıp da bir hükümeti siz enayi yerine koyamazsınız' dedi.
Şimdi nerede kaldı peki vatanseverlik?
ERDOĞAN şöyle devam etti: 'Diyoruz ki, 'bu işçiyi çıkarma, 6 ay, 1 sene,
hatta sigorta primlerini, şunları, bunları biz ödüyoruz, ödeyeceğiz. Bu
insanlar bizim insanlarımız. Çıkarmayın bunları. Çıkardılar. Şimdi peki
nerede kaldı bu işin vatanseverliği? Hesapları iyi yapalım biz bu kadar
teşvikse teşvik, primse prim bu destekleri veriyoruz. İşte buyurun
bakın şimdi tablo ortada. 'Kazandık' diyor. 'Biz hiçbir zaman şöyle de
demedik, böyle de demedik'.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR