













Bir süredir bende yaşadığım stresle başa çıkabilmek için bir uzman yardımı almaya karar verdim. Gittiğim hastanede gerçekten düşüncelerim o kadar değişti ki. Aslında gözümde büyüttüğüm problemlerimin o kadar da büyük olmadığını ve bana acı veremeyeceğini fark ettim. Bana bunları öğreten doktorum değildi. Orada tanıştığım yürüme işitme engelli bir bayandı.
Evet yürüyemiyordu, duyamıyordu ve konuşamıyordu ama buna rağmen hala bakışlarında öylesine güzel bir ışıltı vardı ki. İlk etapta uzun,uzun bakıştık. Bakışlarımızla anlatmaya çalıştık bazı şeyleri birbirimize. Sonra yanına gittim. Bana gülümsedi. Sıcacıktı gülümsemesi, içim ısındı, kendimi iyi hissettim birden onun bana gülümsemesiyle.
Sonra yazıyla anlaşmaya başladık. Aslında gerçekten çok zor bir hayatın olduğunu ama hayat zor diye hayatı asla bırakamayacağını. Daha yapmak istediği bir sürü hayalinin olduğunu, yazı yazmayı, kitap okumayı ve el sanatlarıyla uğraşmayı çok sevdiğini anlattı bana.
Hayatındaki değerlere sahip çıkmak için çalıştığını, yürüyemese bile kimseye yük olmadan, yaslanmadan ayakta kalmaya çalıştığını. Dilenmeden, kimseye avuç açmadan emeğiyle ekmeğini kazanmaya çalıştığını. Ailesinin onu çok sevdiğini ve ona çok destek olduğunu anlattı.
O gün yazarak öyle çok şey paylaştık ki onunla. Öyle çok ortak yönümüz vardı ki. Bana anlattıklarından sonra, onun hayat mücadelesini gördükten sonra utandım kendimden. Güçlüyüm ben dediğim sahte gücümden ve kafayı takmaya bile değmeyecek sorunlarımdan utandım.
Aslında çok mükemmel bir hayatım olduğunu fark ettim. Bütün uzuvlarım çok sağlam olduğu için. Oturup, kalmak için hiç kimseye muhtaç olmadığım için. Rahatça yürüyebildiğim için, üzgün olduğum zamanlarda yağmur altında yürüyüp yağmurla beraber ağlayabildiğim için. Düşündüklerimi, söylemek istediklerimi rahatça söyleyebildiğim, konuşabildiğim için. Bazen duymaktan nefret ettiklerimi duysam da duyabildiğim için çok şanslı hissettim kendimi. Evet ben çok şanslı hissettim kendimi. Evet ben çok şanslı ve çok mutlu bir insandım. Ve basit kolayca çözülebilecek bir dolu şeyi ben kendi kendime sorun yapıyordum.
Hastanede tanıştığım o kadın bana gerçek hayatı gösterdi.Gerçek hayatın güzelliğini ve gerçek hayatın zorluğunu. Gerçek zorluklarına rağmen umutlu ve güçlü olnuması gerektiğinin önemini öğretti bana.
Ve hayallere ulaşmak için, hayallerine sahip çıkmak için. Hiçbir engelin engel olmadığını gösterdi bana. Teşekkürler yeni. Güçlü ve çok sevgili arkadaşım.Bana hayatı gösterdiğin için.
Bugün dünya engelliler günü, engellilermize sahip çıkabilirim, bir gün bizimde onların durumuna düşebilceğimizi unutmayalım...
