













Dipsiz kuyular, allı morlu hayaller, bitip tükenen hayaller, ve veya bitip tükenmeyen hayallerin içinde yaşama sevinci…
Yara hep aynı, aynı boşluk aynı anlamsızlık aynı kandırılmışlık, cayır cayır yanmışlık, bahtı karalık, süregelen çaresizlik, boyun eğerlik, her şeyi kadere bağlamalık; hallerimiz, hallenmelerimiz, bir kahraman ihtiyacımız ki O : kurtarır bizi, adalet getirir, Hakk yolunda hak arar, zalimin karşısında, mazluma yakın,
Daralmış yüreklere ferahlık verir ve o asrı saadet i yaşatır ….
Bu karanlığa gömülmüş, karanlıklar perdelerini üstüne örtmüş halklar neyi bekler, onu bekler… açlıklara katlanmaları bu yüzdendir, sessizliği tercih edişleri bu yüzdendir, sitemleri kalmamıştır artık, verdikçe vermiştir çünkü … gücenmez artık yoksulluğuna, toprağının bereketsizliğine…
Aslında bitti hayat, bitti toplumlar, teknolojik gelişmelerin, sömürgelerin, emperyalizmin, faşizmin, feodalizmin, izmlerin karanlığında bitmiştir toplumlar… sınıflar türemiş, sınıf sınıf ayrılmışız.. kürkü olanın hüküm sürdüğü iktidarların tükettiği toplumlara dönüşmüşüz.. emniyetsiz ve ehliyetsiz idarecilerin koltuklarıyla özdeşleşerek, biçaresizleştiğimiz…
Dünyaaa…: insanca yaşam için yeterince daralmış. Parsellenmiş, sahiplenilmiş, refaha çıkan yollar karanlık artık…
Nasıl yanıyor içim şu ülkemin haline, Gazze ye ve tüm ezilmiş ülkelere o ülkelerin halklarına….
Zalimlerin elinde görmüyoruz yolun sonuna gelmişiz,
Tekrar tarımla uğraşalım çiftçi olalım, milletin efendisi olamasak da hiç olmasa kendimizin efendisi oluruz….
Allah fırsat vermeyecek zalimlere,
Sabır! Ya Allah
‘Efkarlıyım, efkarlıyımmm
Elini ver nerde elinnn
Memleket mi yıldızlar mı gençliğim mi daha uzak
Kayınların arasında bir pencere sarı sıcak’’
UMUT