Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Ebu Nidal Amerikan Ajanıymış
30 Ekim 2008 Perşembe 00:18

Dünyanın en ünlü gazetecilerinden biri olan Independent yazarı Robert Fisk, Irak gizli belgelerine dayandırarak, 80’li yılların ünlü teröristi Filistinli Ebu Nidal’in Amerika hesabına casusluk yapan bir ajan olduğunu açıkladı. 2002 yılında Bağdat’ta ölen Ebu Nidal’in, Amerikan işgaline zemin hazırlayacak operasyonları yürütmek ve Saddam Hüseyin ile el-Kaide arasında bağlantılar olduğunu ortaya çıkararak yapılacak olan işgali meşrulaştırmak amacı ile Irak’ta bulunduğunu, ancak bir süre sonra Irak istihbaratı tarafından yakalanarak öldürüldüğünü yazan (resmi kayıtlara göre intihar etmişti) Fisk, Irak Gizli Servisi M4’ün yalnızca Saddam’a özel olarak hazırladıkları belgelerde, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün kurucu kadrosunda bulunan Ebu Nidal’in Amerikan müttefikleri olan Kuveyt ve Mısır istihbaratları adına çalışan bir ajan olduğunu itiraf ettiğinin kayıtlı olduğunu ileri sürdü.

 

Mümkündür.  

 

Gerçek adı Sabri Halil el-Banna olan Filistinli Ebu Nidal, FKÖ’nün kurucularından biriydi. 1974 yılında İsrail’e karşı aşırı yumuşak politika izlendiği gerekçesiyle Yaser Arafat ile ters düştü ve FKÖ’den ayrıldı. Kendi örgütünü kurdu. Kendi ismini taşıyan bu örgüt, 20 farklı ülkede çeşitli terör eylemleri düzenleyerek 900 civarında insanın ölümüne ve sakatlanmasına neden oldu. ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail gibi devletlerde düzenlediği saldırılar ile yetinmeyen ve FKÖ’yü, ılımlı Filistinlileri ve çeşitli Arap ülkelerini hedef alan eylemler gerçekleştiren Ebu Nidal, 1985 yılında Roma ve Viyana havaalanlarına saldırılar düzenledi, 1986’da Karaçi’de bir uçağın kaçırılmasında rol aldı, İstanbul’daki Neve Şalom Sinagogu’na saldırı düzenledi ve 1988 yılının Temmuz ayında Yunanistan’a bir gemi saldırısı organize etti.

 

Kurucu lider Ebu Nidal’in 2002 yılındaki ölümünden sonra örgütün ne durumda olduğu ve liderliğini kimin yürüttüğü konusunda bilgi yok. Ancak bilinen şeyler de var: mesela Ebu Nidal isminin, Usame b. Ladin’in ortaya çıkmasından önce ABD’nin terörist listesinin ilk sırasında olması. Nidal kelimesinin tersten okunduğunda Ladin şeklinde okunması ve tıpkı Ebu Nidal’in Irak’ta terörist eylemler düzenleyerek Irak’ı teröristlerin hamisi göstermek amacıyla Irak’a gitmesine benzer bir şekilde Usame b. Ladin’in yüzünden Afganistan’ın terörün hamisi olmakla suçlanarak işgal edilmesi. Ve Amerika’nın Irak işgalinin, Ebu Nidal’in Irak istihbaratı tarafından yakalanıp sorgulandıktan ve casus olduğunu itiraf etmesinden birkaç ay sonra başlaması.

 

Görüldüğü gibi Usame b. Ladin ile Ebu Nidal ve bu kişilerin faaliyetleri arasında tuhaf benzerlikler var. İkisi de terörün hamisi olmakla suçlanan iki ülkeye gidip yaptıkları terör saldırıları ile söz konusu suçlamalara gerçeklik altyapısı oluşturma görevini üstlenmişler. İkilinin isimlerinin birbirlerinin isimlerinin tersten okunuşu olması da tuhaf bir tesadüf. (İsimler arasındaki ilişkiden hareketle bazı nitelendirmeler ve saptamalar falan yapmak içimden geliyor olsa da, komplocu olmakla suçlanmaktan ölesiye korktuğum için isimler arasında ilişki kurmuyorum. Tesadüf demekle yetiniyorum.)

 

Amerikan siyasetinin kirli bir çarka sahip olduğu yönündeki söylemler her zaman pek çok kişi tarafından içtenlikle benimsenerek dile getirilir. Birçok ciddi yazar, Amerika’nın dünyanın her yerinde meydana gelen terör eylemlerinin çoğundan, darbelerden, savaşlardan vb sorumlu olduğunu, doğrudan ya da dolaylı olarak bu olaylarda mutlaka parmağı olduğunu ileri sürer. Genellikle bu insanların söyledikleri temelsiz komplolar olarak görülür ve ciddiye alınmazlar. Mesela 11 Eylül saldırılarının terörist saldırısı falan olmadığı, bizzat Amerika’nın, Ortadoğu’da yapmak istediklerini kolaylaştıracak bir altyapı oluşturmak için bu tür bir saldırıyı bizzat organize ettiği yönünde birçok iddia ileri sürüldü. Bu iddiayı destekleyen kanıtlardan söz eden belgeseller çekildi, kitaplar yazıldı. Fakat iddiacılar hiçbir zaman ciddiye alınmadılar. Küçümsendiler. Dışlandılar. Medya tarafından yarı deli paranoyaklar olarak yansıtıldılar ve daha da ileri gidelim, aşağılandılar. Fakat geçen günler, tarih takviminden düşen her yaprak ve ortaya çıkan her şey, onların haklı olduğunu gösteren deliller haline geliyor.

 

Bugün Ebu Nidal ile ilgili olarak ortaya çıkan bilgi ve belgeler, onun, Amerika tarafından kiralanan bir terör eylemcisi, kiralık bir katil ve savunduğunu olduğu değerlere herkesten daha fazla zarar veren bir yıkıcı olduğunu ortaya koyuyor. Ebu Nidal, Usame b. Ladin’den önce tehlikeli teröristler listesinin ilk sırasında bulunan, ardından yerini Ladin’e bırakan ve sonunda tasfiye olan bir örgüt lideri. Binlerce insanın ölümünün sorumlusu ve Amerikan politikasının kiralık tetikçisi…

 

Toparlarsak, Ortadoğu’daki terör örgütlerine baktığımız zaman benzer karakterleri hemen hepsinde görüyoruz. Karizmatik ve radikal bir lider, halkından ziyade düşmanların politikalarına yarayan eylemler ve belli bir ömrün ardından tasfiye. Sürekli kendi yerlerini alan başka örgütler ve başka liderler. Ortada bir çark var, bu son derece açık. Ve söz konusu terörist liderler de bu çarkın önemli dişlilerinden biri. Sıradan insanların çocuklarının intihar saldırıları ile ölüme sürüklendiği, binlerce sivilin terör saldırılarına kurban gittiği bir çark. Bu çarkın başında bulunan da Amerika… Senaryoyu yazıyor, rolleri dağıtıyor, sırası geleni öldürerek diziden çıkarıyor ve yerine geçirdiği yeni karakterlerle oyuna devam ediyor. Ancak son yıllarda bu senaryo o kadar kötüleşti ki, izlence çekim hatalarından geçilmiyor ve herkesin ne olduğu çok kolay anlaşılıyor.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR