Ahmet Okyay
ahmetokyay@ymail.com
Dünya Ve İnsan -3-
18 Eylül 2008 Perşembe 17:07
İlk yazımda dünya ve insanın içersinde birçok bilinmeyenin olduğunu ve bunların her geçen gün yeni bilinmeyenlerle devam ettiğini görüyoruz.Açıklanan bir olay açıklanamayacak bir olaya sebep olmakta ve bu kısır bir döngü gibi görünmektedir.Bunun en güzel örneği fizikte yaşanmıştır,tam fizik artık bitti denildiği zamanlarda Quantum yeni bir çığır açmış insanoğlunu bilinmeze davet etmiştir.Bu yazımda dünyanın teknolojisinin sonuna mı gelindi , dünya bu teknolojiyi yada daha ilerisini önceden yaşamışmıydı sorularına kendi penceremden yanıtlayacağım.
İkinci yazıda yazdığım örnekler sanki bizlere birşey söyler gibiydi.Acaba bu örneklere bakarak dünya şuan kullandığımız teknolojiden daha fazlasını önceden görmüşmüydü.Elimize ulaşan kaynakların azlığından buna ne kesin bir hayır ne de evet diyemiyorum.Zaten en büyük sorun bazı şeyleri bilemiyor olmamız değilmidir? İnsanın algılama,öğrenme gücü demekki bir noktadan sonra durabiliyor eğer ki durmasaydı cevapsız sorularla uğraşmak zorunda kalmazdık.İnsanlık tarihi kimi düşünürlere göre düz bir çizgidir ,yani doğar ,büyür ve ölür.Kimileri halen bu ölümün olmadığını kimileri ise bu ölümün gerçekleştiği ve yeniden başladığını öne sürer.İnsan acaba bu zamanki haline ilk kez mi geliyor.Pilin icadından önce yapılmış bir pil ,concorde icat edilmeden bir concorde maketi vs. bulunabiliyorsa dünya son noktasına şimdi mi geldi diyebiliriz acaba ? Son günlerde yazılan bazı bilimsel makalelerde insan beyninin geriye gittiği vurgulanmakta bunun nedeni olarak insan hayatının kolaylaşması gösterilmekte.Bende kesinlikle buna katılıyorum şöyle bir etrafımıza baktığımızda yeni dahiler göremiyoruz çünkü insan nesli her gelen yeni nesilde bir öncekinden zihinsel olarak eksik gibi görünüyor.Önceki nesillerdeki insanlar günümüzde olsaydı belkide daha ileri bir teknolojide olabilirdik.
Dünya içersindeki gizemleriyle , bilinemeyen geçmişiyle,bilinmemezliğin sonsuzuna yerleşmiş bir durumda görülmektedir.Bu da bizi yaratıcının varlığına götürür.İnsanın emrine verilmiş olan bu dünyada herşey insan için ve bilinmemezliklerde insanın varlığı içindir. Eğer herşey bilinseydi bu dünyanın ne gizemi kalırdı ve insanlar gelişmek için ne kadar uğraşırdı ki pek doğaldır ki uğraşmayacak aynı halde kalacaktı.İşte belkide bu yüzden birçok bilinmeyenli denklemler içinde yüzüyor sonsuza bilinmeyene doğru her gün yeni bir kulaç atıyoruz.