













Haftaya damga vuran olaylardan en dikkat çekeni Davos' ta yaşananlardı şüphesiz.
İsrail devletini temsil eden, Şimon Peres ile Türkiye Devletini temsil eden Başbakan Erdoğan arasındaki yaşananlar,belkide 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra Batı’ya ve İsrail’e verilmiş en güzel cevaplardan biridir.
Kimileri 1683 Karlofça’ya kadar dayandırıyor,o tarihten bu tarafa hep boyun eğmişiz.
Bırakın 300 seneyi,bu düpedüz “Milli Mücadeleye” haksızlık hem de ne haksızlık, edilmiş olur.
Cumhuriyetin ilanıyla bu silkiniş doruk noktasına çıkmıştır.1923’ten bugüne,sadece Kıbrıs Barış Harekatı var elle tutulur,ha sayarsanız, 1 mart tezkeresi var....
Son yıllarda İran ve Rusya Dünya siyaset sahnesinde sıkça anılır oldu her yaptıklarıyla,tabi İsrail ve Çin’de bunların arasında saymamız gerekir,haksızlık etmiş olmayalım.
Bütün bu saydığımız siyasi aktörler garipsenmiyordu yaptıklarıyla.Hepsi milli politikalar adı altında uluslar arası arenada daha fazla yer almak,söz sahibi olmak istiyorlardı.Bütün bu tesbitlerin ışığında,garip olan, yüzyıllar değil,tarih boyunca dünya siyasi hayatına damga vurmuş bir milletin,kurtuluş savaşından sonra elle tutulur bir siyasi nüfuzu,yön belirleyiciliği olmamıştır,ne yazık ki...
Ve Dünya “hasta adam”dediği bir milletten 1922’de öyle bir şamar yemiştirki,bu şamar istiklal mücadelesi veren diğer milletlere öncü olmuş ve yüreklendirmiştir.
O tarihten bu tarafa adeta ikinci fetrete girmiş gibiydik.
Tüm Dünya’nın gözü önünde sesini yükselten Şimon Peres,Büyük ATATÜRK’ün,Gençliğe hitabesindeki “muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur”sözlerine denk gelen bir tavırla ağzının payını almışır.
Bir hareket daha bekliyoruz Sayın Başbakan,
Amerikan Yahudi Komitesinden aldığınız,cesaret madalyasını iade ederseniz bütün bu yaptıklarınızı tamamlar,ve daha bir anlamlı hale getirir.Haydi! tezelden geri gönderin sözde madalyalarını.
Yoksa,bir kaç gün daha manşet olursunuz,bizlerde yazar,çizeriz olay unutulur gider.
Yağmur olup,yağın!!!gökgürüldemesi olarak kalmasın yaptıklarınız.
Sevgiyle kalın,hoşçakalın....
DEĞİŞİR ELBET.