Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Hüseyin Ekici
admin@huseyinekici.com.tr
DSP Barış Güvercini Uçurabilecek Mi?
09 Haziran 2010 Çarşamba 23:42

Sessiz Devrim DSP Barış Güvercini Uçurabilecek mi?

Ben gelmedim dava için
Benim davam sevi için
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmağa geldim
Yunus Emre


T
ürkiye bugünden yarına, yarından geleceğe koşar adımlarla hızla yol almaktadır.

AKP
hızla tepe taklak gitmemek için,
CHP
koşar adımlarla iktidar olmak için,
DSP
“Sessiz Devrimiyle” barış güvercinini uçurarak iktidara gelme yarışında ben de varım demek için yarışıyorlar.

Nasıl mı?


AKP,
Kılıçdaroğlu rüzgârının önünü kesmek için sade vatandaşları bilerek “Filistin’e yardım” bahanesiyle ölüme gönderiyor.

CHP,
Kılıçdaroğlu’nun “sade yurttaş kılıcıyla” partisinin üstündeki 16 yıllık ölü toprağını atarak iktidar alternatifi olmaya çalışıyor.

DSP,
Bülent Ecevit’in barışçıl, sevgi ve hoşgörüden yana siyasetini öne çıkararak, hiçbir medya desteği olmadan, bu kadar çalkantılar içinde alternatif parti olduğunu kanıtlamaya yöneliyor.

Bu şartlar altında iktidar deneyimli DSP’nin 8. Olağan Kurultayını ve izlenimlerimi anlatmaya çalışacağım.


İstanbul – Ankara Hattı


Hiçbir olağanüstülük yok,

Beklenti yok,
Medya desteği yok,
Sıradanlık var,
Sade vatandaşlar var,
Beyaz Güvercinli Mavi Bayraklar var,
Kendinizi adeta Türkistan’da görüyorsunuz.
Türklüğün unutulduğu, birtakım etnik kökenlerin öne çıkarıldığı bir dönemden geçerek hayal âleminde sanabilirsiniz kendinizi.

Mehmetçik Vakfı Tesisleri’nden Toplu Hareket


B
ir süre yol aldıktan sonra otobüsteki partili arkadaşlarla sohbetler başlıyor. Partili arkadaşlara “Bir dip dalga var” diyorum.

Otobüs yol aldıkça çevre illerden gelen otobüslerin katılımı gittikçe uzuyor, büyüyor ve adeta bir düğün alayına dönüşüyor.


A
nkara girişine kadar bu konvoy kilometrelerce uzuyor. Ankara’ya Kongre Salonuna varmamız bile başlı başına bir sorun. Çünkü Ankara trafiği kilitlendi.
Kongre salonunda türkülerle karşılanıyoruz. Anonslar yapıldıkça insan selinin gittikçe büyüdüğünü görüyoruz.

H
akkari’den, Silopi’den, Ağrı’dan, Diyarbakır’dan, Urfa’dan, Samsun, Ordu,Tokat gibi kısacası Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce dolu otobüsleri kimse görmüyor. Çünkü Medya başka yerlere ışınlanmış.(!)

Medya yok, halk çok. İlgi büyük. Enteresan ve olağanüstü bir durum(!)


Bunun esrarını çözmeye çalışıyorum. Genel Başkan
Masum Türker yine aday. Değişim görünmüyor. Kadrolar üç aşağı beş yukarı yine aynı olacak. Peki, ama bu kadar ilgi niye?

İşte soru bu.


B
unu bulmaya çalışarak Kongre Salonuna geldiğimizde gördüğümüz ve umutlarımızın kesildiği bir noktada yeniden umutlarımızın yeşerdiği bir manzara ile karşı karşıyayız.

K
ongre salonunda tribünlerin bir yanı tümüyle gençlerle dolu. Sloganları durmak bilmiyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençler var. Çelik gibi ve tek yürek. Gençlerden umudumuzu kestik diyenlere inat DSP Gençlik Teşkilatını kurmuş bile. Gençlik Kolları Genel Başkanı Seyit Tosun söz alıyor ve “Biz Türkiye’nin aydınlık geleceği için Demokratik Sol Partili gençler olarak bir yürüyüş başlattık.” Diyor. Salon birden umutlanıyor.

Umut Veren Gençlik Genel Başkan Adayını Açıklıyor
:

K
ongre süresince hemen her konuşmacı Karaoğlan Bülent Ecevit’i anmadan geçmedi. Bu bir ahde vefa olarak saygıya değerdi.

G
ençlerin Genel Başkan Adayı Davut Ocak, Ankara Tıp Fakültesi öğrencisi. Hatay doğumlu. 23 yaşında. Konuşmasında mikrofon hâkimiyetinin yanında Fatih Sultan Mehmet, Atatürk ve Bülent Ecevit örneğini göstererek gençliğe güven duyulmasını istedi.

DSP
yöneticileri ve delegeler alkışlarla yanıt verdiler.

92 oy alan
Davut Ocak hiçbir siyasi partinin hoşgörüyle kabullenemeyeceği bir davranışla partililer tarafından gönüllerde taht kurdu.

T
ekrar Genel Başkan seçilen Masum Türker’in genç adaylara teşekkürle sahip çıkması tüm delegelerce ayakta alkışlandı.

Sonuç itibariyle;


Türkiye halkının belli taleplerinin olduğu gerçeğidir.


1-
Türkiye halkı iki kutuplu, tek partili rejim istememektedir.
2-
Partilerin tüzük ve programları hangi düzeyde olursa olsun, halk icraata bakmaktadır.
3-
Partilerde serbestçe örgütlenip, özgürce düşüncelerini söyleyebilecek gençlik ve kadın kollarının olmasını istemektedirler.
4-
Partiler ve Seçim Kanununda kesin bir değişim istemektedirler. Baraj sorununu halk kendi oylarına konmuş bir ambargo olarak görmektedir.
5-
Emekçilerin ve dar gelirlilerin kendilerini temsil edebilecekleri gerçek anlamıyla bir partinin varlığından endişeleri bulunmaktadır.
6-
İki kutuplu parti yaratmak isteyen medyanın karşısına bilinçli halk kesiminin çıkarak ben de varım demesi gerçeği burada gözükmektedir.
7-
Halk seçme ve seçilme haklarında temsilde adalet istemektedir. Büyük partilere bu konuda güven duyulmamaktadır.
8-
Halkın en önemli istemlerinden biri de özgürce inançlarını yaşayabilecekleri bir düzenin gelmemesi endişesini taşımalarıdır.
9-
Büyük görülen siyasi partilerde yöneticileri de yöneten, görünmeyen ellerin olduğu endişeleri vardır.
10-
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Genç Türkiye Cumhuriyeti, Ordusuyla, yargısıyla, öğretim kurumlarıyla, Atatürkçü aydınlarıyla yargılanırken(!) sessiz kalan parlamentoda bulunan partilere gizliden gizliye bir güvensizlik vardır.
11-
Devletin her türlü olanaklarına sahip olan iktidarıyla, muhalefetiyle hepsi sınıfta kalmıştır. Dokunulmazlık zırhı altında ülkeyi bölmeye çalışanları halk görmektedir. Bu nedenle sade vatandaşlar artık örtülü bir biçimde güvensizliklerini dip dalga ile göstermektedirler. Bu izdiham Ecevit’e adeta şikayete gelmiş görünümündedir. Trabzon Delegesi bunu çok güzel dile getirdiğinde salonun yerinden oynadığı görülmeye değerdi.
12-
Cumhuriyet Mitingleriyle nemalanan, ondan fayda bulup parlamentoya giren partilere halkın güvenci kalmamıştır.

Onun içindir ki halk;


K
araoğlan Ecevit ve partisine bir umut olarak sarılmaktadır. DSP yöneticileri bakalım bunun altından kalkabilecekler mi?

Saygıyla duyurulur.


09 Haziran 2010

Üsküdar-İstanbul

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Hüseyin Ekici
Yorum Emperyalist Dayatma
Emperyalizmin yeni taktiği iki kutuplu ve kendi güdümlerinde iki siyasi partiyi halkın seçeneklerine sunarak halkı çaresiz ve zorunlu kılmak istemektedirler. Yerli ve yabancı Medya'da buna çanak tutmaktadır. Halbuki Türkiye o kadar geniş ve büyük bir ülke ki iki partinin kabına sığamayacak kadar büyüktür. Kalifiye ve yetişkin insanlar atıl vaziyettedir.Bunlar heder olup gitmektedir. Ülkeyi karmaşık hale getirmek için önce beyin göçünü sağlamak veya atıl hale getirmektedirler. Geri kalan malum yönetim biçimine razı ederek bugünkü manazarayı sunmaktır. Türkiye'de herkesin ve özellikle gençlerimizin bu tuzağa düşmemesi gerekmektedir. Kendinize yakın bulduğunuz Siyasi Partilerde mutlaka yerinizi alın ve mücadelenizi verin. Saygılarımla.
13 Haziran 2010 Pazar 20:35
murat saraç
Yorum GENÇLİK
BEN DE KURULTAYDAYDIM. GENÇLİK KOLLARI GENEL BAŞKANI SEYİT TOSUNU DİNLEYİNCE KARAOĞLANI GÖRÜR GİBİ OLDUM...
10 Haziran 2010 Perşembe 16:27
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR