













"Sana hayatımı bırakıyorum, ihtiyacın olduğunda kendi hayatının yerine kullanabilirsin." Bu cümleyi söyleyebileceğiniz kaç kişi vardır hayatınızda? Bu kadar değer verdiğiniz, kendinizi bu kadar adayabileceğiniz bir kişi bile geçti mi hayatınızdan? Ya da size kullanmanız için hayatını bırakan kaç kişi var?
Vakitlice gelen vakitsizlerin yarattığı vakti dolan dostluğa özgü; zamana kazık attığımız o yerde, yeni hayallere sevdalanacağımızı nerden bilebilirdik ki…
Sillesine alıştığımız yaşama yağdırırken küfürleri , pislik bulaşan satırlar arasından seçip çıkardığım kelimelerime anlam veren bir sen kaldın Dost…
Seni sen olduğun için, kayıtsız şartsız seviyorum…
Yüreğinin sesini, hüznünü, sevincini uzaklarda bile hissedip dinliyorum….
Her şartta, her durumda sen çağırmadan bile yanında olmayı sana hissettirip değer verdiğimi bil istiyorum…
“ Güller, laleler, karanfiller bütün çiçekler solar.
Çelik ve demir kırılır.
Ama gerçek dostluk ne solar, ne kırılır” Nietzsche
Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde"…
(…Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, "hak ettim" diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş... Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş…)
Can Dündar
Ben ağladığımda senin gözünden yaş gelmeli…
Sen ey dost bu yazıyı okuduğunda anlayacaksın kendinden bahsedildiğini…
ALAN
Bir kez daha
Dost...