Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ali Butaku
alibutaku@haberajans.com
DİYAR-I BEKİR
26 Ekim 2008 Pazar 00:32

Bu yazıyı tarihin en eski yerleşim yerlerinden içeriye fitnenin, fesadın, hainliğin sızmasını engelleyen surlara, sayısız cami ve kiliseye, bin yıllardır devam eden örflere ve geleneklere sahip anavatanım, kendi şehrim ilk adı Amid olan Bekir’in diyarından, Diyarbakır’dan yazıyorum. Son günlerde hepimiz Diyarbakır’daki olayları izledik ve çoğumuz üzüldük. Diyarbakır tabiatı tarihi ve yaşayan insanıyla yurdum insanına fazla benzemez. Bu şehrin insanları daha bir başka severler şehirlerini, aşık olurcasına, ibadet edercesine yaklaşırlar taşına, toprağına, insanına… Sayısız edebiyatçısı, tarihçisi, sanatçısı ve şairi vardır. Dünyada adına en fazla şiir yazılmış 2. kenttir Diyarbakır mesela. Ahmet Arif’i, Cahit Sıtkı Tarancı’yı, Orhan Asena’yı, Ali Emiri’yi, Faik Ali Ozansoy’u, divan şairi Nesimi’yi Celal Güzelses’i yetiştiren hep bu şehir, bu kültürdür. Ben fazla yazmayı düşünmüyorum yazılması gereken ne varsa zaten yazmış üstadlar. Diyarbakır’ı gerçekten seven insanların nasıl insanlar olduğunu göstermek adına.


Seni baharmışım gibi

 Seni diyarbekir gibi

 Nelere nelere baskın gelmez ki

 Seni düşünmenin tadı” A.Arif
 

Gökyüzünün başka rengide varmış
  Geç fark ettim taşın sert olduğunu
 Su insanı boğar, ateş yakarmış
 Her doğan günün bir dert olduğunu
 İnsan bu yaşa gelince anlarmış
"
C.S.Tarancı


derinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizde
bir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançer
kabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irin
yurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız göçer
” A.Satıcı

 

Şimdi ben bir soru soruyorum, sizce bunları yazan insanları yetiştiren bir şehir bu noktaya geldiyse sadece burada yaşayan insanların mı suçu var? Her gidilen stadyumda “pkk dışarı” derseniz, üniversite yurtlarında sırf Diyarbakırlı olduğu için insanlar dayak yerse insanları belli bir yere kanalize etmekten başka bir şey yapmamış olursunuz. Kabuk bağlayan yaranın altında yaşayan insanlar da var.

Son söz yine Diyarbakırlı şair İsa Tekin’den


Bir söz

Bir haber

Silah ve siren sesleri çarpar

Diyarbakır surlarına

Yüreğim sancır

Geçmiş zamanlardan

Surlarına sinmiş acılar süzülür

Kanayan yüreğime

Dicle sessiz, usul usul akar

Bir bahar akşamında

Kan düşer Diyarbakır yollarına,

Yüzyılların derinliklerinde gizlenen
Diyarbakır surlarında dillenen
Acıların çiseleyen yağmurlarındayız
Diyarbakır sancılı
Diyarbakır etrafını duman kaplamış
Burnumda bir yanık kokusu
Hüzün biner omuzlarıma
Surlardan aşağıya umut düşer
Bedenim buz keser
Bu bahar akşamında
Ben üşürüm ürperirim
Siren sesleri yüreğime çarpar
Diyarbakır sancılıdır
Bilmem kaç acıya gebe…

Sancısız Diyarbakırlara ve haftasonlarına.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
CİHAN BUTAK
Yorum EDEPSİZCE AMA KALEMİMDEN DÖKÜLENLER...
Asırlar ötesine taşınan bir aşkın izleriyle, kapımda sırılsıklam bekleyen bir umut belirdi gözlerimde. Bir eş yüreği kendinden soğutan, alıngan, kendine mahkum gecelerin derin kabuslarına karışan bir adam esir etti düşlerimi. Yeniden yalnızlık başladı..... Gülüşüne bir ömür verecek kalplerin yeryüzünü kapladığını bile bile,kendini bol acılı yalnızlığıma ortak eden, güzelliğinden dertli bir çift göz dikildi sorumsuzluğumun karşısına Sahip olamayacağı bütün kötü duygularla içime baktı. Birkez daha sefaletim başladı..... Küçük devrimlerle hareket ettirip yüreğini, büyük depremlerin habercisi olarak işe başlayan bir adam kaldı sonra geri... ALİ BUTAKU SENİN GİBİ BİRİ VARMI BU DİYAR-I BEKİR DE....
26 Ekim 2008 Pazar 21:10
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR