Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Diyanet işleri... En güzel kim yapar bu işleri?
12 Kasım 2010 Cuma 08:42
İlk diyanet işleri başkanımız Mehmet Rıfat Börekçi, aslında CHP milletvekiliydi, rozetini çıkardı, cüppesini sarığını taktı.
*
İbrahim Bedrettin Elmalılı ise, tersini yaptı, cüppesini sarığını
çıkardı, rozetini taktı, önce Millet Partisi’nden, sonra Demokratik
Parti’den milletvekili oldu.
*
Lütfi Doğan desen, cüppeyi sarığı
çıkardı, rozeti taktı, daha önceki diyanet işleri başkanımız Eyüp Sabri
Hayırlıoğlu gibi, gitti, CHP milletvekili oldu.
*
Öbür Lütfi Doğan
da, önceki Lütfi Doğan gibi cüppesini sarığını çıkardı, rozetini taktı
ama, CHP’den değil, Milli Selamet’ten ve Refah’tan milletvekili oldu.
*
Tayyar
Altıkulaç’a gelince... Demirel’e Ecevit’e Türkeş’e Erbakan’a Mesut
Yılmaz’a olmaz dedi, Tansu Çiller’i kıramadı, cüppeyi sarığı çıkardı,
rozeti taktı, DYP milletvekili oldu, sonra o rozeti de çıkardı, başka
sulara kulaç attı, başka rozet taktı, AKP milletvekili oldu.
*
Sait Yazıcıoğlu, cüppeyi sarığı çıkardı, rozetini taktı, AKP milletvekili oldu.
*
Mehmet Nuri Yılmaz...
Cüppeyi sarığı çıkardı, rozeti taktı.
Demokrat Parti’ye katıldı.
*
Anayasa’nın
136’ncı maddesine göre, “bütün siyasi görüşlerin dışında” kalması
gereken Diyanet İşleri Başkanlığımızın Anayasa’ya uymuş durumu, bu.
*
Profesör Ali Bardakoğlu’nun durumu ise, Anayasa’ya uymuyordu maalesef...
*
Ali
Bardakoğlu’nun sekiz senelik uygulamasında gördük ki, Anayasa’ya
uymayan Profesör Süleyman Ateş gibi, onun da rozet takmaya niyeti
yoktu... Üstüne, 29 Ekim resepsiyonunu da takmadı, e haliyle kafaya
takılmayı hak etmişti... Anayasa gereği bertaraf edildi.
*
Halbuki,
yukarda kabak gibi görüldüğü üzere, Anayasamız gereği, diyanet işleri
başkanlığı için, cüppe lazım, sarık lazım, bi de siyasi tecrübe lazım...
*
Dolayısıyla benim adayım, Ulemalar Sempozyumu’nun yıldızı Jet Fadıl.
*
Atamayla olmuyor çünkü bu iş, demokratik olun biraz, demokratik...
İnanmıyorsanız, hodri meydan, koyun cami avlularına sandığı, yapın referandumu, bakın kim çıkıyor!