Esengül Durgun
esenguldurgun@haberajans.com
Dersimiz Siyaset
03 Haziran 2010 Perşembe 23:40
Siyaset
herkesin yapabileceği bir iş olsaydı eğer; dünyaya damgasını vuran bunca lider
çıkmazdı. Yıllardır meydanlarda bağırılır; temiz siyaset, şeffaf siyaset,
siyasi etik… Her seçim döneminde olduğu gibi meydanlarda yankılanan seslerde
kalır bu anlayış. Şu zamana kadar hakkıyla, daha doğrusu aklıyla siyaset yapan insan
az olmuştur. Kuşkusuz bir ülkeyi, özellikle de Türkiye gibi dünya üzerinde
ciddi ve önemli bir yeri olan bir ülkeyi yönetmek, ancak akılla mümkündür. Fakat
aklın bir ülkeyi iyi yönetmek için yeterli olmadığının kanıtını yaşıyoruz ne
yazık ki…
Akıl, sadece
istediğini elde etmeye yeten bir kavram olmamalıdır. Akıl, sadece kendinin
değil milletinin de huzurunu, refahını sağlamaya yönelik kullanıldığında akıl
olur. Eğer bu ülkeye zarar verdiğine inandığınız insanlar varsa gerek hükümette
gerek muhalefette, onları aklınızın onlardan üstün olduğunu göstererek
almalısınız koltuklarından. Lafta da kalsa demokratik bir ülkedeyiz sonuçta.
Anlaşılacağı
üzere Sayın Deniz Baykal ile ilgili yayınlanan kasetten bahsedeceğim.
Ahlaksızca
bir durum olan bu kaset olayının gerçek olup olmadığı konusunda asla ve asla
yorum yapmak niyetinde değilim ve kimseyi de ilgilendirmediği kanısındayım. Bu durum
-gerçek ya da değil - kimseyi ilgilendirmez. İnsanların özel hayatları, yatak
odaları kimseyi bu kadar ilgilendirmemelidir. Ancak maalesef millet olarak
kimin eli kimin cebinde konusunda o kadar meraklıyız ki özellikle hafta sonları
sabahtan akşama kadar magazin programı, hafta içi yine aynı şekilde izdivaç,
kim kime ne yapmış programlarını kaçırmadan izliyor ve üzerine bir de geceleri
tekrarlarını izliyoruz.
Sayın
Baykal ile ilgili çıkan bu videonun ardından kızgın olduğum ve hazmedemediğim
tek şey bunun köklü ve tarihinde kirliliği bulunmayan bir siyasi örgüte mal
edilmesi oldu. Öyle bir anlatıldı ki insanlara; adeta CHP bünyesinde yer alan
bütün erkekler sapık, kadınlarda her birinin ilişkide bulunduğu basit
varlıklardır diye düşündürmek için ellerinden geleni yaptılar.
Sayın
Baykal’ın genel başkan olarak görevine devam etmemesi konusunda birçok insanla
hemfikir olabiliriz ancak geçmişinde hiçbir yolsuzluk, dolandırıcılık olayına
karışmamış bir insanın da bu şekilde bir ayrılışı olmamalıydı diye düşünüyorum.
Bunu ister iktidar, ister kendi içinden birileri, isterse diğerleri yapmış
olsun bunun insani manada affedilir yanı yoktur.
Her ne
olursa olsun siyasette bel altı vurmalar olmamalıdır. Ya da daha net söylemek
gerekir ise belden aşağılarıyla düşünerek yapmamalıdırlar siyaseti. Çünkü
kafayla yapılması gereken bir iş düşe düşe bel altına kadar inerse, bu onun gün
gelip ayağa kadar düşeceğinin göstergesidir.
Son
bir hatırlatma daha doğrusu bilgi: insanın düşünmeye yarayan ve en önemli
organı olan beyin kafatasının içinde yer almaktadır. Buranın dışında bir
yerlerde taşıyanların özellikle müstehcen yerlerinde taşıyıp bu mantıkla
düşünüp yaşayanların derhal siyaseti bırakmaları gerekmektedir.
EVREN ASLAN

SINIFTA KALDIK
siyaset gerçekten gerekildiği gibi yapılsaydı zaten, demokrasiyi doğru anlasaydık,hak adalet LAİKLİK,kavramlarını bilseydik,ne bugün bunlardan bahsederdik ne de bunlara kafa yorardık... eyyy benim ulu önderim.... hep deriz ya biraz daha yaşasaydı diyee... ne kadar yaşasada biz ADAM OLMAYIZ... BİZİM HALKIMIZ ÇOK ÇABUK UNUTUYOR HERŞEYİ..YA DA İŞİNE ÖYLE GELİYO... AMA ŞU VAR HERŞEYİN MUHAKKAK Bİ SONU VARDIR DİYORUMM VE İYİ GECELER DİYORUMM...
04 Haziran 2010 Cuma 01:20