













Günlerdir Almanya’da açılan bir dava merakla takip edilmekteydi; Deniz Feneri e.V. Davası…
Türkiye’deki Deniz Feneri ile ilgisi olmadığı bizzat Deniz Feneri Derneği Başkanı tarafından söylendi,basın toplantıları yapıldı.
Dava sonuçlandı,bazı kişiler kısa süreli hapis cezaları aldılar. Davanın gerçek suçlularının ve buz dağının görünmeyen kısmının Türkiye’de olduğu Alman hakim tarafından belirtildi.
Bakalım Türkiye’de durum ne olacak…
Adalet Bakanı M.Ali Şahin’in verdiği bilgilere göre; Türkiye'de Medeni Kanuna göre kurulmuş 4 bin 500 vakıf ve 70 bin kadar da dernek bulunmaktadır.
Ülkemizde faaliyette bulunan Deniz Feneri Derneği bu çarkın neresinde ve nasıl ihmalleri var veya masumlar mı…Öyleyse siyasal bir linç girişiminin mağduru olurlarsa yardım götürdükleri insanları gerçekten çok zor günler bekliyor demektir…
Bununla birlikte Deniz Feneri Derneği ile ilgili yasal sürecin başlaması gerekir…
Çünkü;
İnsanların aklında soru işaretleri oluştu…
Biz onları gerçekten sevdik, sadece yurt içinde değil uluslararası boyutlardaki insani yardımlarını gözyaşları ile izledik televizyon ekranlarından…
Neden Almanya’daki dernek ile isimleri aynı…
Bu olaylar ortaya çıkmadan önce bu dernekle bir ilişkileri olmadıklarını kamuoyuna ilan etmiş olsalardı…
Hayatında kimseye bir kuruş yardım etmemiş tiplerin çıkıp da bilmiş bir eda ile “ Bu millet ne kadar saf kardeşim, herkese yardım ediyor, para yediriyor onları zengin ediyor, sonra da ağlıyor…” türü cümleler kurması zorumuza gidiyor doğrusu…
Halbuki hayırda yarışan insanların o kadar çok insana faydası var ki…
Temennimiz kurunun yanında yaşın yanmaması…
Suçluların ise hak ettikleri cezayı almaları tabiî ki…
