CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay, Avcılar Belediye
Başkanı Mustafa Değirmenci'nin kesin ihraç istemiyle Disiplin Kurulu'na
sevk edildiğini bildirdi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), saat 13.00'de toplandı. CHP Genel
Başkanı Kılıçdaroğlu'nun programı nedeniyle katılamadığı toplantıya,
Genel Başkan Yardımcısı Okay başkanlık etti.
Okay, toplantının ardından yaptığı açıklamada, toplantıda
referandum çalışmaları kapsamında yapılan yurt gezilerinin
değerlendirildiğini söyledi.
Parti sözcüsü Okay, ayrıca MYK'da ''afiş tartışmaları'' ile ilgili
olarak, tüzüğün 68 ve 70. maddelerinin ilgili fıkralarına göre, Avcılar
Belediye Başkanı Değirmenci'nin, kesin ihraç istemiyle Disiplin
Kurulu'na sevk edildiğini belirtti.
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay,
''Bahçelievler'de partili 3 kadın arkadaşımızı çivili sopalarla
dövdüler. Kimi zaman 'hayır' broşürlerini dağıtan arkadaşlarımız
gözaltına alındı, kimi zaman 'hayır' tişörtü giyen gençlerimiz gözaltına
alındı. Tüm bunlar iktidarın bu referandumdan 'hayır' çıkması halindeki
gelecek endişesinden kaynaklanıyor'' dedi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.
Genel Başkan Yardımcısı Okay, toplantının ardından yaptığı
açıklamada, toplantının 13.00'te başladığını 15.30'da sona erdiğini,
MYK'da halk oylamasına ilişkin genel değerlendirme ile 12 Eylül'de
yapılacak referanduma ilişkin örgütlerin çalışmasıyla ilgili görüş
alışverişinde bulunulduğunu söyledi.
Okay, referandum çalışmaları kapsamında bugüne kadar 70 ilde miting
yaptıklarını, bazı illere ise iki kez gittiklerini, 181 ilçede 300
civarında belde ile köyde vatandaşlarla buluştuklarını söyledi.
-YARIN CHP'NİN KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ
Yarın CHP'nin kuruluşunun 87. yıl dönümü olduğunu anımsatan Okay,
''11.00'de Genel Başkanımız önderliğinde CHP'nin kurucu Genel Başkanı
Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesi önünde saygı duruşunda bulunup,
bağlılığımızı sunacağız'' dedi.
Okay, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yarından itibaren
referandum çalışmasını İstanbul'da sürdüreceğini, cumartesi günü saat
16.00'da Kartal mitingi ile referandum çalışmalarının tamamlanacağını
söyledi.
Okay, ilk kez bir referandum sürecinin adeta seçim süreci haline
dönüştüğünün görüldüğünü, siyasal iktidarın bunu bir ölüm kalım
mücadelesi haline çevirdiği, referandumda ''hayır'' çıkarsa, iktidar
için sonun başlangıcı olacağı endişesini yaşadığını ileri sürdü.
İktidarın referandum sürecinde devletin her türlü imkanını kullandığını savunan Okay, şöyle konuştu:
''Bunu iş adamlarına yönelik 'bitaraf olan bertaraf olur' sürecinde
yaşadık. İktidarın baskısından medya da kurtulamadı. Medya
kuruluşlarının yüzde 90'ı günde 2-3 saat özel olarak iktidarın
sözcülerine tahsis edildi. Valiler, kaymakamlara da bu baskı yapıldı.
Valiler ve kaymakamlar, tıpkı iktidarın il ve ilçe başkanları gibi bu
referandumda aktif rol aldılar. Yardım dağıtılmasının yanında, 'hayır'a
ilişkin afişlerin toplatılmasında bu görüldü. En sonunda İçişleri
Bakanlığının talimatıyla vali ve kaymakamlar referandum sürecinde
dağıtılmayan seçmen kartları ile sandıklarda görevli olanların telefon
numaralarını istedi. Bu referandumda vali ve kaymakamlarının, bu
sandıklarda görevli olanların telefon numaraları ile ne ilgisi var,
niçin istiyorsun. Yalnız bu konuda YSK'nın telefon numaralarının vali ve
kaymakamlara verilmeyeceği yönünde bir kararı oldu.''
Okay, referandum sürecinde partilerine yönelik fiili saldırılar
yaşandığını da ileri sürerek, ''Bahçelievler'de partili 3 kadın
arkadaşımızı çivili sopalarla dövdüler. Kimi zaman 'hayır' broşürlerini
dağıtan arkadaşlarımız gözaltına alındı. Kimi zaman 'hayır' tişörtü
giyen gençlerimiz gözaltına alındı. Tüm bunlar iktidarın bu
referandumdan 'hayır' çıkması halindeki gelecek endişesinden
kaynaklanıyor, panik ve telaşını gösteriyor'' dedi.
CHP'nin halk oylamasında sandık sonuçlarını gösteren ''tasdikli sandık
kurulu tutanaklarının siyasi parti temsilcilerine verilmesinin'' karar
altına alınması isteğiyle Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) başvurduğu
bildiren Okay, YSK'dan başvurunun gözönüne alındığına dair bir yazının
kendilerine ulaştığını söyledi.
Okay, YSK'nın temenniden ziyade, tutanağın her siyasi parti
müşahidine verilmesi yönünde derhal bir ilke kararı alması gerektiğini
ifade ederek, ''Bunun düşünülmüş olması dahi kafalarda referandum
sonucuna ilişkin çok ciddi şüpheler, şaibeler doğurmuştur'' dedi.
-AVCILAR BELEDİYE BAŞKANI-
Okay, MYK'da ayrıca İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ile ilgili incelemenin tamamlandığını söyledi.
Okay, ''Değirmenci, tüzüğümüzün 68. maddesinin B ve F bendi, 70.
maddesinin büyük A, B bendi uyarınca önlemli olarak kesin ihraç
istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmiştir'' dedi.
Açıklamalarının ardından soruları da yanıtlayan Okay, ''Değirmenci
tarafından yaptırıldığı iddia edilen afişlerin, İstanbul İl Başkanı
Berhan Şimşek'in bilgisi doğrultusunda hazırlandığının söylendiği''
şeklindeki bir soruya, şu yanıtı verdi:
''Bize gelen bu konuda Avcılar İlçe örgütünün suç duyurusu ve suç
duyurusu sonrasında alınan ifadeleri değerlendirdik, şu aşamada Sayın
Değirmenci ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmuştur. İl Başkanımızla
ilgili Sayın Değirmenci'nin basına yaptığı açıklamanın dışında hiç bir
iddia ve isnat yoktur. Kaldı ki Avcılar ilçe örgütünün hazırladığı
broşürler elimizdedir ve bunu doğrudan doğruya belediye başkanını
bireysel inisiyatifi olduğu yönünde bize gelen evraklar içerisinde de
bilgiler bulunmaktadır. Kaldı ki İstanbul İl Başkanı da bu konuda
kendisi ile ilgili hiç bir ilgisi olmadığını net olarak ifade etmiştir.
Buna ilişkin hiç bir somut delil bulunmamıştır. CHP'nin bu süreçte
kullandığı söylem, afiş ve ilanlardaki üslubu belli. 'Türban sorununu
biz çözeriz' söylemini genel başkanımız söylerken, bu konuda CHP'nin
üslubu ile bağdaşmayan bir afişin hazırlanması bana göre partideki
sorumluluk ve görev anlayışı ile bağdaşmayan bir durumdur.''
-DİYARBAKIR'DAKİ AFİŞ
Okay, aynı afişlerin ''Diyarbakır'da da görüldüğünün'' hatırlatılması üzerine de, şunları kaydetti:
''Aslında bilgi sahibi olması gereken Hükümet. Sayın İçişleri
Bakanı, Avcılar'da asılan afişle ilgili en ufak ayrıntıya kadar
açıklamada bulundu. Aynı afiş her nasılsa Diyarbakır'da AKP'nin yapacağı
miting öncesi kısa bir süre asılıyor ve indiriliyor. Provokasyon olduğu
çok açık ve net. Diyarbakır İl Başkanımız hiç bir bilboardı
kiralamadıklarını, ayrıca 'afişin kendileriyle hiç bir ilişkisi
olmadığını, orada bulunan Mobese kameralarından da afişin kimler
tarafından, AKP'ye tahsis edilmiş olan bilboarda asılmış olabileceğinin
tespit edilebileceğini', hem yazılı olarak hem de televizyonda ifade
etti ama bu konuda her nedense her şeyi gören, her şeyi dinleyen ortamı
bilen, Mobese kameraları elinde olan İçişleri Bakanı işin hiç o tarafına
dokunmuyor. Sadece Avcılarda takılı kalıyor, çünkü eğer Diyarbakır'daki
Mobese kameralarını incelerse bilesiniz ki işin içerisinden kendisi
çıkacaktır. Çünkü enteresandır Diyarbakır mitinginde Başbakan,
'Diyarbakır'daki afişi gördün mü Beşir?' diyor, O da 'evet' diyor.
İkisinden başka onu bilen yok.''
Okay, ''villa tartışmalarına'' ilişkin bir soruya da, ''Sayın
Başbakan, Genel Başkanımızın altından muslukları bulunduğunu söylediği
villasının 7 milyon dolar değil, 3,5 milyon dolar olduğunu söylüyor.
Sayın Başbakanın çoğu vatandaşın asgari ücretle yaşam sıkıntısı çekerken
3,5 milyon doları küçümseyerek ifade etmesi şaşırtıcıdır. Muslukları
altın veya değil, sonuçta o villa 3,5 milyon dolar ediyor mu etmiyor mu?
Kendi dilinle bir itirafın var. 3,5 milyon dolar da iyi para, Türkiye
için çok iyi para'' diye konuştu.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR