Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Cumhuriyet Halk Plajı...
14 Mayıs 2010 Cuma 08:21
Ege ve Akdeniz’in sahilini temizleyip, mavi bayrakları boydan boya
dikmişsin...
İzmir
Aydın
Muğla
Antalya
Mersin
Tam sezon açılıyordu ki...
*
Deniz
çekildi!
*
Şezlong kavgası başladı.
*
Kemal’in şemsiyesini
Önder açtırmıyor, Önder’in plaja girmesini Gürsel istemiyor, Gürsel’i
Mustafa yüzdürmez, Mustafa desen, bırak havluyu, Cevdet’e günahını
vermez, Cevdet’in kumdan kalesini Hakkı bozar, Hakkı’yı Muharrem duşa
sokmaz, Muharrem’in şnorkelini Haluk tıkar, Haluk’un paletini Eşref
yırtar, cankurtaranım diye ortalıkta gezinen Zülfü’nün şambrelsiz
yüzemediğini herkes biliyor zaten... Ahali güneşte uyurken haşemalı
mısırcı soyunma kabinine kamera yerleştirdi, karpuzcu kılığındaki Recep,
fırsat bu fırsat “Kolibasili var” levhası asarken yakalandı! Tam sezon
açılırken... Çoluğunu çocuğunu toplayan, memleketin dört bir tarafından
gelmeye hazırlanırken, Halk Plajı’nın huzuru kaçtı.
*
Çünkü...
CHP’de
2’nci adam yoktur.
*
MHP’de 2’nci adam yoktur.
*
AKP’de
2’nci adam yoktur.
*
Taban şunu istiyormuş.
Örgüt bunu
istiyormuş.
MYK filan... Hikâyedir.
(İstediğin kadar romantizm
yap.)
Demokrasi başka şeydir...
Parti başka şey.
*
Alt
tarafı, serbest, kelebek, kurbağalama, sırtüstü’dür ama, suyla şaka
olmaz...
Öğrenmek şarttır, zaman alır.
Üstelik, mevzu sadece
suyun üstünde kalabilme mevzusu da değildir.
*
Benden söylemesi...
(iki)
*
Vatos var.
Ahtapot var.
Köpekbalığı var.
Hayatında
kestane dikenine basmamış tatlı su demokratları “şöyle sörf
yaparız,
böyle yelken açarız” falan diye beach club’lardan ittiriyor ama...
Boy
verirken boğulmayasınız!