Ahmet Okyay
ahmetokyay@ymail.com
Çöken Bir Neslin Hikayesi !!
30 Eylül 2008 Salı 19:58
Türk insanın en temel yapısı ve onun bağını ayakta tutan en önemli kurumu ailedir.Bugünlerde avrupanın düştüğü karmaşık,buhranlarla dolu bataklığın ilk ve ana sebebi aile kurumunun yıpranması,ortadan kalkmasıdır.
Gelişmiş sayılan birçok avrupa ülkesi gençlerini kötü alışkanlıklardan kurtarmak için binbir takla atıyor ama nafile.Zaten nüfusu azalmakta olan avrupalı devletlerde yeni gelen nesilin kötü alışkanlıklarla dolu olması büyük bir kaygıyla karşılanıyor.Aile bağından ,sevgisinden ,paylaşma ortamından uzak kalan , bireycilik denilerek kelimenin suyunun çıkarılmasından dolayı avrupalı devletler büyük sıkıntılar yaşamaktadır.Avrupa bu ahlaki çöküşten kurtulmak için yollar ararken yaptığı bazı şeyler avrupanın tekrar karanlık ortaçağına döndüğüne işaret eder gibi.Almanya,Hollanda gibi ülkelerde artan gayri meşru çocuk ölümleri için orta çağda kullanılan kabin yöntemi tekrar faaliyete sokulmuş.Çocuğun sahibi bebeğini kabine koyuyor ve arkadan bir görevli çocuğu alıyor.Koyan kişi kesinlikle deşifre edilmiyor,arayıp sorulmuyor.Bu yöntemle sokağa atılıp ölüme terkedilen çocuklar kurtarılmak isteniyor.Ne kadar acı bir tablo değil mi ? Bunun ilk sebeblerinden biri aile kurumunun olmaması ve akabinde evlilik gibi kutsal bir kurumunda çöpe atılmasıdır.
Avrupa ahlaki bir çöküş yaşarken ülkemizde bu tür olaylara pek sık rastlamıyor nedeni aile yapımızın ezelden sağlam gelmesidir.Ebeveynlere olan saygı ,sevgi ,sadakat bu tür olayların olmasını engellemektedir.Ülkemizde bu türden bir çöküntü olmamasına rağmen günden güne aile bağlarında tahribatlar yaşanmıyor değil.En güzel örneği bugünlerde içinde olduğumuz ve halkımızın çoşkuyla kutladığı bayramdır.Eski nesil bazen
'Nerede o eski bayramlar ' diye serzenişte bulunur.Evet haklıdırlar bu konuda bayramı günden güne tatilmiş gibi kutlamak ,aile ,eş ,dost ziyaretleri yerine tatil yapacak mekanlar aramak 'Nerede o eski bayramlar ' dedirtiyor insana.Bayramlarda bir oda içersinde sobanın etrafında toplanan akrabalar ,edilen hoş sohbetler nerede diye soranlar elbet vardır.Tek temennim yıllar sonra bayramlardan bahsederken ben
'Nerede ... ' diye cümleye başlamayayım.Öyle ki bu durumlardan daha kötüsünü ömrüm boyunca yaşamak istemem.Aile kurumu birçok kez ifade ettiğim gibi en önemli kurumdur.Çürüme bir yerden başlamışşa o bütün heryeri sarabilir belki kötümser bir bakış açısı ama avrupa diyerek kapılarını aşındırdığımız ülkelerin durumuna düşmeyi hiç mi hiç istemem.Örfüne,adetine,ananelerine bağlı olan bu toplumun o ufak çürümeyi zaman içinde yok edeceğinden eminim.Yüzyıllardır gelen bu kurumlar avrupanın hayretler içinde bakmasıyla bozulmadan kalacak ve onlar bunun için kapımızı aşındıracaklardır.