













Yerel seçimler bitti ama seçimlerin gürültüsü kesilmedi.
Daha şimdiden genel seçime hazırlananlar, başbakanlık koltuğuna niyetlenenler var.
Malumunuz DSP lideri Zeki Sezer duygu yüklü konuşmasıyla istifasını açıkladı.
Ve yine malumumuz; bu seçimlerde solda alternatif bir parti olmamasından dolayı CHP oylarını artırdı.
Yani, DSP başarılı politika izleyemediği için solun oyları CHP’ye kaydı.
Rahşan Hanım’ın direktifi ya da baskısı olsa gerek Sezer istifa etti.
Yerine kimi getirecekleri şimdiden belli:
Obama’ya bile “ benim gibi lider olması için kırk fırın ekmek yemesi gerekir” diyen, İstanbul’un güzide semti, Şişli Belediyesi'nin kıralı Mustafa Sarıgül.
Sarıgül’ün mazisini biliyoruz da asıl atisini tahmin etmek gerek.
Mazisinde Baykal’la kıyasıya bir mücadeleye giren Sarıgül, koltuk mücadelesinde yetersiz kaldı ama hırsını kaybetmedi.
Öyle bir mücadele oldu ki; neredeyse CHP ikiye bölündü.
Bu kısım Sarıgül’ün atisi için bize tiyo veriyor.
Sarıgül bu, daha genç ve otuz yıllık deneyimi var; meydanı Baykal’a bırakacağını hiç zannetmiyorum.
Üstelik arkasında bu kadar sevenleri varken.
Bu nazarla CHP’den Sarıgül’e hem oy akacak hem de CHP’den ayrılanlar DSP’ye geçecek.
Hani sağ partilerde bir şartlanma var: “oyları bölmeyelim CHP’nin gelmemesi için AKP’ye oy verin”.
İşte bu durum CHP için geçerli olmayacak. Çünkü CHP bu gidişle hiçbir zaman tek parti olarak başa geçemeyecek.
Görünecek o ki; sol’un oyları parçalanacak.
Baykal, yerel seçimlerde Kılıçdaroğlu’nu iyi kullanmış olsa da; önümüzdeki genel seçimlerde bir hayli yorulacak.
2009 yerel seçimlerinde sadece AKP’yle yarıştı, genel seçimlerde ise Sarıgül’le yarışacak.
Velhasıl meydanlar bir hayli kızışacak.
Neden mi?
Çünkü; Sarıgül’ün siyasetinden etkilenen sol kesim bir hayli kalabalık.
Geçtiğimiz yıllarda Baykal ile Sarıgül’ün Genel Başkanlık oturumlarında CHP içerisinde bölünme oldu ve Sarıgül’ü tutanlar neredeyse parti kuracak kadar vardı.
E şimdi hazır Sezer tarağını tasını toplamışken bu fırsat hiç kaçar mı?
Bu fırsatın kaçmayacağı kesin olduğu gibi Baykal’ın uykularının kaçacağı da bir o kadar kesin.
AKP’nin oylarlının azaldığına sevinen Baykal bu durumda fena sıkışmış olacak.
Aslında AKP’nin oyları azalmadı DTP’nin doğuda baskıları arttı.
Doğal olarak AKP’nin oylarının çoğu DTP’ye kaydı.
Tabii sadece DTP’ye değil; SP ve MHP’ye de aktı.
Bu kadar alternatif varken Sarıgül’ün DSP Genel Başkanı olmaması mümkün değil.
Başta da dedim ya seçimlerin gürültüsü bitmedi diye; bitmeyecek de bu gidişle.
Genel seçimlere kadar daha neler olacak kim bilir.
Zaten bu saydıklarım doğrultusunda olmaması mümkün değil.
dsp
nacizane
başlığa bak yazıyı oku