Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Bursa Anekdotları
12 Ekim 2008 Pazar 00:11

Ramazan Bayramı tatilinin bir bölümünü aile ziyareti nedeniyle Bursa’da geçirme fırsatı buldum. Fırsat diyorum, çünkü okulların açılmasından dolayı oldukça yoğun geçen bir Eylül ayının ardından ıslak ve hüzünlü bir yeşil Bursa havası, bilenler bilir, ilaç hükmündedir.

 

Her gelişimde biraz daha gelişmiş ve değişmiş olarak bulduğum Bursa, her zamanki gibi bir takım yeniliklerle karşıladı beni… Yağmurlu bir Eylül sabahında otobüsten indiğim Bursa şehirlerarası otobüs terminalinde gözüme çarpan ilk şey, IKEA oldu. Bir önceki gelişimde boş olan terminalin karşısındaki yeşil alanda büyük bir alışveriş merkezi bitmişti. Dünyanın her yerinde şubeleri olan İsviçre orijinli IKEA’nın artık Bursa’da da bir şubesi var. Bin bir çeşit ev ıvır zıvırının satıldığı bu küresel alışveriş merkezinden artık Bursalılar da yararlanacak ve ucuz hot dog yiyerek sınırsız kola (fakat asiti kaçmış) içebilecekler.

 

Geçelim…

 

Doksanlı yıllarda İstanbulluların hayatını kaydıracak kadar rahatsız edici yolculuk imkânları sunan (Edirnekapı’dan Gebze’ye kadar giden bu otobüsler, ucuz oldukları için çok tercih edilirlerdi) mavi renkli tuhaf halk otobüslerinin iyiye doğru evrimleşmiş bir çeşidiyle geldiğim kent merkezinde, sonraları iç hatlara çalışan minibüslerin karargâhı olan eski garajın (Santral Garaj denirdi) olduğu yerdeki kent meydanı inşaatının tamamlandığını gördüm.

Üzerinde büyük harflerle AVM (Alışveriş merkezi) yazan büyük bir plazanın inşa edildiği Santral Garaj’a hoşgörüyle baktım.

(Daha sonra gezme imkânı da bulacağım AVM’nin içinde, aklınıza gelebilecek bütün ünlü markaların işletmelerinin (mesela Starbucks, DNR) bulunduğunu büyük bir mutlulukla görecektim.)    

 

Kent meydanındaki gösterişli alışveriş merkezinin yanında Bursa’nın metrosunun, yani Bursaray’ın Arabayatağı’na kadar olan etabının inşaatı da tamamlanmış ve hizmete sokulmuştu. Daha önce şehrin zengin kesiminin yaşadığı bölgelere çalışan metronun (Şehreküstü’nden İzmir Yolu boyunca giderek Acemler ve Nilüfer’den geçer ve Küçük Sanayi ile Organize Sanayi’ye kadar giderdi ve ben bunu tuhaf bulurdum) görece varoş sayılabilecek kesime de (Ankara Yolu ile Duaçınarı, Yavuz Selim ve Arabayatağı istikameti) hizmet etmeye başlamasını AK Partili Büyükşehir Belediye’nin bir başarısı olarak gördüğümü söylemeden geçemeyeceğim. Ayrıca otoyolların on yıl öncekinden dağlar kadar farklı olmasını, mesela bol miktarda kavşak ve araçlar için yapılmış alt yolları da Belediye’nin çalışkanlığına yordum.  

 

İmparatorluk şehri Bursa’nın gün geçtikçe hak ettiği yere gelmeye başladığını, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerimizle rekabet edebilecek bir düzeye gelmekte olduğunu görmek, açıkçası çok mutlu etti beni… Kent merkezinin giderek genişliyor olması ve çarpık kentleşmenin eskiye oranla önüne geçilmeye başlanması da Bursa’nın artı hanesine kaydedilmesi gerektiğini düşündüğüm olumlu puanlar… Bunların yanında Duaçınarı’nda açılan banka şubeleri ve Ankara Yolu boyunca kurulan büyük işletmelerin de şehrin ekonomik gelişimine katkı sağladığını da unutmamak gerek…

 

Yeşil Bursa’nın baş döndürücü bir hızla geliştiğini görmek elbette mutluluk verici, ancak özellikle kent merkezinin sınırlarında yer alan fakir mahallelere ulaştırılan doğalgaz için açılan çukurların doğru dürüst örtülmediğini ve zaten bozuk olan yolların iyice işlemez hale geldiğini de söylemeden geçemeyeceğim. Çarpık kentleşme ve gecekondulaşmanın ucubeye çevirdiği on yıl öncesinin yemyeşil alanları ve meyveliklerinin eski halini hatırlamak insanı hüzne sürüklese de, çamurlu sokakların kenarlarına aceleyle diktikleri iki göz evlerinde on ya da on beş, belki de yirmi kişi kalan Doğulu ve Güneydoğulu vatandaşlarımızın yoksulluğunu görmek insanın içini acıtıyor. Doğalgazın şehrin en ücra köşelerine kadar ulaştırılmış olması elbette takdir edilmesi gereken bir hizmet, ancak yolların yeniden düzenlenmesi ve asfaltlanmasının da bir an önce tamamlanması gerekiyor.

(İnsan bu gerekliliği, neredeyse bir aydan beri aralıksız –bazı günler hariç tabi- olarak yağmaya devam ettiği söylenen yağmurun yollara ne yaptığını ve henüz doğru dürüst kapatılmamış doğalgaz çukurlarının her yeri çamura buladığını görünce anlıyor.)   

 

Sonuç olarak şunu söyleyeyim:

Bursa Belediyesi’nin, özellikle kentin kıyı kesimlerine yönelik hizmetlerini yoğunlaştırması gerekiyor. Şehir merkezinin her anlamda kavuştuğunu söyleyebileceğimiz saygın çehrenin, merkezden çevreye yayılacak olan kaliteli hizmetlerle desteklenmesi unutulmamalı… Çarpık kentleşmenin önlenmesi için gerekli olan tedbirlerin alınması, ancak bu yapılırken de insanların maddi-manevi durumlarının göz önünde bulundurulması…

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
ZEYNEP GÜLSU ÇAĞLAR
Yorum ZİHNİYET
Sayın Alican 10 kasımla ilgili yazınızı anlayacak zihniyet henüz Türk toplumunda çoğunlukta değil.ilk önce 10 kasım hakkında değil ir türlü değştirilemeyen zihniyet hakında yazarsanız mutllu oluruz.yazılarınızı takip diyorum, tebrikler...
11 Kasım 2009 Çarşamba 22:42
bursa bursa
Yorum ikea
ikea isviçre değil, isveç orjinlidir. daha çok gezmelisiniz.
06 Kasım 2008 Perşembe 09:27
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR