













İnsanlar yapıları gereği düşüncelerini söylemek için çoğu zaman uygun zamanı beklerler.Bazen de karsısındakini kırmamak yada baska sebeplerden dolayı söylemek istediklerini söylemez/söyleyemezler.Öyle ki çoğu insan keşke o zaman söyleseydim de olay buraya gelmeseydi yada böyle sonuclanmasaydı der.
İnsan ilişkileri o kadar karmasık olur ki bazen en çetrefilli fizik,matematik sorusu onun yanında dört işlem kadar basitlesir.Acaba neden insan gerektiğinde gerekli şeyleri söylenemekten kacınır ?.İlk akla gelen dediğim gibi karşısındakini kırmamak olabilir.Yada işin içinde kendi çıkarları olabilir.Bu ihtimalleri uzatıp sayfalarca neden çıkarabiliriz.Ancak bu durumlarda dikkatinizi çekeceğim nokta pişmanlık safhasıdır.Hani bazı sloganlar vardır yarın keşke dememek için bugun şunu şunu yapın diye yönlendirir insanı.Neden insan sonradan tahmin edebileceği şeyleri yapar yada yapmamazlık davranışında bulunur.Çünkü insan hiçbir zaman elindekini kaybetmek istemez.Yapılan bir deneyde elinde piyango bileti bulunan bir gruba verdikleri paraların karsılıgı verilerek ellerinden biletler istenmistir.Daha sonucu açıklanmamıs olan piyango biletini veren insan sayısı cok azdır.Çünkü hiçbiri daha sonra pişman olacağı bir şeyi yapmak istememiştir.İnsan sahip olduğu bir şeyi kaybetmekten cok korkar aynı ölümden korktugu gibi.[Ölüm aklına gelmeyen insanlar korkmayabilir çünkü neyi kaybedeceğini daha anlamamıstır] Bu örnekten de anlaşılacağı üzere insanın kendini,çıkarlarını her zaman gözettiği aşikardır.Hangi insan bir menfaat düşünmeden bir işe kalkışmıştır.Şapkaları çıkarıp önümüze koyalım lütfen ! Diyelim ki böyle insanlar var olabilir ama tuhaf olan nokta şu ki o insanların ne kadar samimi olduğu konusunda bir fikir beyan edemeyiz sadece iyi niyetimizden dolayı iyi düşüncelere sahip oluruz. Konunun sonu buradan bakınca hemen belli oldu değil mi ? İnsanoğlu işte.. Doğrusunda bile bir yalan olabilir.[Bundan münezzeh olanlar vardır ancak söylemlerim geneledir] Belki böyle bir sonuç olabilir.Ancak insanın bu sonuca varmasını bu sonuca ulasmasının nedenlerinin ne olduğuna bakmamız da gerekiyor galiba.Evet yazının başından beri dediğim gibi insan çözüldü zannedilen bitmek bilmeyen ,kendini hep yenileyen sonunda yine bir paradoksa bağlanan varlıktır.Bunun en büyük nedeni insanın sosyal hayatıdır ve sosyal hayatının gerektirdiği rollerdir.Ekonomik,siyasi,dini,kültürel nedenler insanın sosyalizasyonundaki en önemli öğelerdendir.Ve bu öğeler insanı dönüp dolaşıp bir sürünün parçası yapar.O sürü bazen illegal yolları benimsemiş olur bazen ise legal.Her insan farklıdır ancak sosyal ilişkilerde tepkileri çoğu zaman aynıdır.Çoğu zaman diyorum çünkü sosyal bilimlerde her zaman bir hata payı vardır 2+2=4 gibi değildir.Çünkü ele alınan özne insandır ve insanın sosyal ilişkileri malumdur.
İnsanların sosyal hayatta verdiği aynı tepkilerden en önemlisi bugün söylemediğinin yarın feryadı olmasıdır .Aslında çözüm basittir ve cümle tersten işleme konursa yani yarın feryat etmek istemiyorsan bugün söyleyeceğini söyledir.Ancak sosyal hayatı şekillendiren normlar buna pek doğaldır ki bazen izin vermemektedir.Ve bu yüzden çoğu insan yarınında feryat etmiştir.Sonuç olarak dönüp dolaşacağım yer gördüğünüz gibi yolun başıdır ve elden gelecek bir şey yoktur.Her hangi bir reçete veya formül bunun ilacı olmayacaktır.Olacak diyen varsa söylesin ki bizde öğrenelim.Yapılacak tek şey ; olmaması için temenniler ve bazı önerilerde bulunmaktır.Ancak yine biliyoruz ki çoğu insan öneriyi değil kendi kendine tecrübe etme yolunu seçecektir.Bu konuda söylenmiş çok güzel bir sözle yazımı sonlandırıyorum.
"Tecrübeyi tecrübe etmek ahmaklıktır"...
