













Zamana ne kadar yenik düşüyoruz, zaman bize ne kadar karamsar.
Bir anın acısını başka zaman ve duygulara taşıyoruz ya hep farkında yada hiç farkında olmadan ,
Kısa anları ne kadar çalsak ta zamandan, içten bir buse yıldızlardan dilek tutmadan
Nasıl ilerleyebilir ki yörüngesinde yılların, nasıl ve ne zaman…
Hangi umutlar, umutsuzluğun hayal kırıklıklarının duvarını yıkabilir sıfırdan.
Kasırgalar mı çalar, çığ mı alır götürür akışıyla berrak gülüşlerini sonbaharın.
Sonbahar kendi içinde barındırıyor ya zaten özlemini gölgesinin, yapraklarından…
Terk edilen hep ağaçlar oysa. Birde hazanla sararmış zaman…
Bugün gülümse, gülümse ki gül yüzlü çiçekler baksın ay ışığına kimsesizliğinin
Hayat saçlarının ufuklarını tarasın gözpınarlarının coşkusuyla
Sonbaharın ömrü ufuk çizgisine olmasın düşman
Gülümse ki yorgunluklar isyanına sesinin, gerçeklerle yol alsın
Bekleyen
hep duygular
ya zaten.
Birde ilkbahara da göz kırpan zaman…
Herşey İnsan İçin
ÇİÇEKLERDE KONUŞUR !!..