













Ergenekon, Deniz feneri davası, Erdoğan-Doğan polemiği ve Aktütün saldırısı derken gündem bir hayli yoğundu.
Özellikle Ergenekon örgütünün patlak vermesi akabinde ülke kaosa sürüklenmeye çalışıldı.
Amerikan elçiliğine saldırı, canlı bomba eylemleri ve Aktütün saldırısı, akıllara “ acaba Ergenekon’un işi mi?” sorusunu getirdi.
Derken, terör yelleri yeniden esmeye başladı ve terör yine bilindik yüzünü gösterdi.
Teröristler günlerce sokaklarda eylem yaptı ve ardından yine sokaklar toz duman içinde kaldı, çoçuklar perişan oldu.
Eylem yapanlar terörist dedim, halbuki görünen yüzde Kürt halkı vardı. Kürtleri terörist etmiş olmuyorum. Çünkü: O masum Kürt kardeşlerimiz kukla gibi kullanılıyor ve her defasında çocuklar öne sürülüyor. DTP terör eylemini yaptı, kürt vatandaşlarımız ise sadece sahneye çıktı.
Ben her zaman dedim ve yine diyorum: DTP terörist partisi, teröristler ise Ergenekon’un adamları.
DTP yine bir bahane bulup sloganını attırdı kandırdığı halka. Bahaneleri hazır: Apoya işkençe yapılıyor.
Günlerce bu düşünce ekseninde terörün propagandasını yapan aldatılmış Kürt halkı, çocuklarını bu uğurda sokaklara attı. Çocuklar ise, yüz ytl karşılığında polislere taş yağdırdı.
Ve Adana valisi, “bu işe dur demenin zamanı geldi da geçti bile, bu en baştan yapılmalıydı” cümlesini dedirten fikri ortaya kodu.
Polise taş atan çocuklar tesbit edilip, ailelerine para cezası verilecek, tesbit edilen ailelerin yeşil kartları elinden alınacak ve sosyal yardımları kesilecek.
Ayrıca, hocalar okulda, İmamlar camide ve muhtarlar mahallelerde herkese bu konu da bilgi verecek.
Bence, çok yerinde bir uygulama. Çünkü bu insanlar parayla veya başka cazip tekliflerle aldatılıyor.
Üstelik verilen vaatler tutulmuyor. Peklala Kürtlerde anlayacak ki: Teröristlerin vaatleri az ve kısa vadede. Bir düşünecek olursak. Binlerce kürt ailesinin yıllık sağlık, yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını teröristler nasıl temin edecek. Bir iki ay etti diyelim ya diğer aylar. Bir iki değil aldatılan binlerce aile söz konusu.Bu işin karlı olmadığını anlayacaklar ve evdeki pirinçten olmayalım diyeceklerdir.
UYGULAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Yalnız dikkat edilmesi gereken durumlar var. Bu uygulama ceza mahiyetinde olmamalı, aksi takdirde devletten tamamen ümit kesmelerine ve dağa çıkmalarına neden olunabilir.
Pazarlik payı bırakılmamalı ve şantaj esası alınmamalı. Teröristlerin, “ biz size kömürde alırız, sizi doktora da götürürz para da veririz” sözlerine maruz kalınabilir.
Gurur kırma, incitme ve fişlenme babında da olmamalı. Aksi takdirde mazlumken zalim duruma düşebilinir.
Peki nasıl yapılmalı?
İkna ederek, samimiyetle, muhabbetle, yumuşak davranarak, incitmeden, kırmadan…
Çünkü bu uygulama onları kaybetmek için değil kazanmak için olmalı.
