













Kayseri’de havalar çok soğuk.
Kış iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı.
Her mevsimin kendine göre güzellikleri vardır. “Yedi ay kıştan sonra yeşeren senin yaşamandır. Yaprak değil…” demiş şair.
Bahara neler yeşerecek, kimler çiçek gibi açacak çok belli değil “…demokrasimizdeki yapısal sorunlar…” aşılamadığından bir alternatifsizlik, teğet! geçen krizin etkisini iyiden iyiye hisseden işsizler, işçiler, memurlar ve esnafların bütün memnuniyetsizliklerine rağmen AKP’yi bir adım önde gösteriyor…
Bu mevsimin ilk güzelliği Kurban Bayramı ile yaşandı ve bitti.
Hemen ertesinde Irak’ta Sayın Bush’a atılan ve 42 numara olduğu kesinleşen Türk Malı ayakkabılar havayı biraz gerse de iyi ısıttı…
Ülkemizde ise 2009 Bütçe Görüşmeleri’nde yaşanan polemikler gündeme damgasını vuracağa benziyor.
Liderlerin performansları kadar Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın kendine has üslubu ile genel ekonominin durumu ve ekonomik durgunluk hakkındaki görüşlerini dinlemek gerçekten doğalgazın da zamlandığı şu günlerde ısınmak için bulunmaz bir araç bana göre… Öyle ya insan hayata biraz espri katmazsa ve her şeyi çok ciddiye alırsa nasıl yaşar ve nasıl böyle sorumluluk taşıyan bir görevi devam ettirebilir ki…
Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın DTP ile olan münakaşasına bakınca insanın aklına “ …nush ile uslanmayanın hakkı kötektir…” sözü geliyor… Erdoğan’ın DTP’nin nazizmi hortlatmaya çalıştığını söylemesinden ziyade Sayın Bahçeli’ye paralel mesajları önümüzdeki süreç için daha bir anlamlı geldi bana…
Galiba seçim öncesi saflar sık tutulacak…
Sayın Baykal’ın grafiklerle verdiği bilgiler ders niteliğindeydi… Bununla birlikte grafikleri kullanma konusunda Sayın Erdoğan da çok maharetli…
Bütçe Maratonu’nun galibi kim olacak dersiniz. Bu bazıları için anlamlı olsa da krizin teğet geçmediği, adeta ezdiği kimseler için en az siyaset kadar anlamsız…
Sistem için en tehlikeli bir anlayış insanların bugünden, gelecekten bir ümitlerinin kalmamasıdır…
İnsanımızı kim nasıl kalkındıracak?
İnsanımızın özlediği çözümlerin yerini yine etkin güçlerin dayatma çözümleri mi alacak?
Bu milletin demokrasiden bir şey anlamadığını belirten ve yurt dışında toplantılara katılarak milleti aşağılayan bazı siyasilerimiz bizde…
1915’deki olaylardan dolayı Ermenilerden özür dilemek için, mazisi ile bir bağı kalmamış, bazı aydınlarımızın açtığı imza kampanyası bizde…
Bu aydınların kendi tarihi, mazisi ile bir bağları olsaydı Türklere ve Müslümanlara yaptıkları mezalimden dolayı Ermenilerden özür dilemelerini beklemezler miydi?
Nerede....
“Bu ülkede sular akar başıboş…”
