











Nedense millet olarak kitap okumayı hep entellektüel kesme atfetmişizdir. Birisi kitap okuyorsa muhakkak onun başka işi yoktur.
Ama içten içe de kıskanmışızdır. Tramvayda kitap okurlar, otobüste okurlar, çimlerin üzerinde okurlar. Ve biz sadece bakarız. Keşke benim de vaktim olsa deriz. Belki imreniriz; ama okumayız.
Bu fikri oranlarsam:
Türkiye'de Okuma ve İzleme Oranları
Dergi okuma oranı % 4
Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı %25
Televizyon izleme oranı %94
Ayrıca toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 baskı sayısı ile basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 – 3000 civarında basılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır. Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.
Bunlar sadece birkaç küçük istatistikî bilgi. Ancak sonuçlar vahim.
Ve sürekli şunu dedik. Keşke boş vaktim olsa da bende kitap okusam. Hep düşünmüşümdür bunu. Boş vaktinde neden insan kitap okur. Bu kadar değersiz midir bu kitap okumak ki bu eylemi boş vakitlerimize sığdırırız?
Bizim kırmızı çizgilerimiz vardır. Onlar aşılırsa dengelerimiz bozulur. Biz sadece işe gitmeliyiz, işten gelmeliyiz, vaktimiz varsa televizyon izlemeliyiz ve yeni bir güne başlamalıyız. Unuttuk birçok şeyi.
Hayatımızı doldurmayı, iletişimi… Onun yerine kendimize kaleler inşa ettik ve hapsettik kendimizi. Sadece çalıştık. Küçücük ama devleştirdiğimiz kaoslarımız oldu.
Kendimize şans vermeliyiz. Biraz bencillik yapın ve bulabildiğiniz konusu en çok ilginizi çeken kitaba sahip olun. Kahvenizi alın yanınıza. Ve okumaya başlayın.
Bir süre sonra yeni bir dünyaya dalmış olacaksınız. Uyandığınızda belki hayal kırıklığına uğrayacaksınız yalnız bunun nedeni kitapta okuduklarınız değil kitaptan uyanışınızdır. Sadece en uygun olanı bulun. bunu küçük bir terapi olarak da düşünebilirsiniz.
Seçim sizin ya bir şekilde bir yerden başlayacaksınız ya da buna hiçbir zaman cesaret edemeyeceksiniz. Seçenekleri çoğaltabilirim. Örneğin; ya bilgilerinize yeni bilgiler katın ya da hep olduğunuz yerde kalın. Ya kendinize bir tutku yaratın ya da sıradanlaşın. Kitap okumamak sıradanlaşmak mıdır? Evet, öyledir. İsterseniz bekleyip kendiniz görebilirsiniz.
helalll bee