Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
S.Tunahan Baykara
satuba2000@yahoo.com
Bireysel Emeklilik Sisteminin Vergisel Teşvikler Yönünden Analizi- 2
17 Şubat 2010 Çarşamba 20:27

  b-) Sistemde birikmiş olan gelirin emeklilik veya sistemden çıkış durumunda ödenmesi aşamasında;

             
          
Katılımcılardan toplanan katkı payı veya primlerin nemalandırılarak hak sahibine geri ödenmesi esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi ve benzeri nitelikteki birikimli şahıs sigortaları kapsamında elde edilen gelirler, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.

              Katılımcıların sistemde kalma süreleri ve ayrılma biçimleri elde edilen gelirin niteliğini değiştirmemektedir.  

              Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 15 numaralı bent hükmü uyarınca, emeklilik ve sigorta şirketleri; bireysel emeklilik sözleşmeleri ve birikimli şahıs sigortaları dolayısıyla yaptıkları ödemelerden, istisna edilen tutarlar hariç, gelir vergisi tevkifatı yapmak durumundadır.

              Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesindeki düzenlemeye göre gelir vergisinden istisna edilen tutarlar şu şekildedir;


b-1) İstisnalar


→ Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlara yapılan ödemelerin % 25'i ,

→ Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenlere yapılan ödemelerin % 10'u.

Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortalarından vefat, maluliyet ve tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelere de yukarıda belirtilen istisna uygulanmaktadır.

              Yukarıdaki istisna uygulaması ve aşağıda yer alan stopaj oranlarında görüleceği üzere uygulanan teşviklerle katılımcıların sistemde uzun süre kalmalarının sağlanması öngörülmüştür. Bu anlamda sistemde kalış süresi ile ters yönde stopaj oranları şu şekilde belirlenmiştir:


b-2) Stopaj oranları

 
→Emeklilik hakkı kazanarak ayrılma durumunda;

 

                  Elde edilen gelirin %25’i gelir vergisinden istisna tutulur. Kalan %75’lik kısma, %5 stopaj uygulanacaktır.

 

→Emeklilik hakkı kazanılmadan ayrılma durumunda;

 

              - Asgari 10 yıl sistemde kalınmış ise , elde edilen gelir üzerinden %10,

              - 10 yıldan daha kısa bir süre sistemde kalınmışsa , elde edilen gelir üzerinden %15,

              - Vefat veya maluliyet durumunda yapılacak ödemelerin %25’i gelir vergisinden istisna olup kalan miktar üzerinden %5,

gelir vergisi stopajı yapılacaktır.

 

               Tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden istisnadır.

 

               Şimdi gelelim diğer bir ayrıntıya ve belki de en önemli konuya. Bireysel emeklilik sisteminden bir şekilde ayrılanlara ödemeler yapılırken stopaj uygulanacak kısımla ilgili pek çok tartışma olmaktadır. Tartışmanın temelinde stopaj uygulanacak kısmın, katkı paylarının yatırım fonlarında değerlendirilmesi sonucu elde edilen getiri mi, yoksa geri ödemesi yapılan toplam tutar mı olacağı ile ilgili farklı yorumlar yapılmaktadır. Bu konuda Maliye Bakanlığı tarafından verilen özelge ( 27/04/2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.40/4035-38549 sayılı özelge) ile Vergi Mahkemesi Kararı çelişiyor. Şöyle ki ilgili özelgede stopaja tabi tutulacak kısım olarak geri ödemesi yapılan tutarın tamamı kabul ediliyor. Özelgenin ilgili bölümü aynen şöyle;

“…. Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin 15 numaralı bendinin (a) alt bendi gereğince, on yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden sigorta şirketinden ayrılmanız nedeniyle, tarafınıza yapılan ödemenin tamamı üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.”

               Konuyla ilgili İstanbul 3. Vergi Mahkemesi’nin,   hayat sigortası yaptıran ve 3 yıl sonra ayrılan bir vatandaşın kendisine yapılan ödemenin sadece getiri bölümünden kesinti yapılabileceğini, anaparanın ise vergi kesintisine konu olamayacağını savunarak yargıya başvurması üzerine verdiği kararında ;

“…..davacıya ödenen meblağın (anapara dahil) tamamı değil, elde ettiği getirinin (gelir) vergilendirmeye tabi tutulması gerektiğine…” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Böyle bir durumda kararın tüm bireysel emeklilik ve yaşam sigortasından yararlanan sigortalılar için emsal teşkil etmesi halinde Maliye Bakanlığının binlerce kişiye borçlu çıkması gibi bir tablo ortaya çıkıyor.

              Aslında yukarıdaki karışıklık Gelir Vergisi Kanunu 75. maddesinde 15 bent halinde sayılan gelirlerin hepsini birden tartışmasız menkul sermaye iradı olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Maddenin ilgili bölümünde;

“Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.

Kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı iratlar menkul sermaye iradı sayılır…. “

             Dedikten sonra 15. bentte sigorta geri ödemelerine yer vermiştir. Dolayısıyla vergilendirme yönden peşinen bu geri ödemelerin menkul sermaye iradı olarak kabül edildiğinin ve bu geri ödemelere kaynak teşkil eden tasarrufun zamanında gelir vergisi matrahından indirilen sigorta katkı paylarının birikimi sonucu oluştuğunu unutmamak gerekir. Yani aslında Bireysel Emeklilik Sistemi gibi sigorta sistemlerinden bir şekilde çıkma halinde zamanında vergilendirilmemiş gelirin vergiye tabi tutulması söz konusu. Kişi açısından vergi ertelemesi gibi, Maliye açısından bu tip sistemlere dahil olarak gelirinin bir kısmını vergi dışına çıkarmayı hedefleyenlerin karşısında bir çeşit engelleyici uygulama denilebilir. Aksi halde gelirin tümünün vergilendirilmemesi, Bireysel Emeklilik Sistemini suistimale açık, vergiden kaçınma kanallarının birisi haline getirir.

              
             Ülkemizde bireysel emeklilik sistemi diğer bir çok finansal sistem gibi olgunlaşma devresine kadar pek çok engelle mücadele etmek zorunda. Bunlardan en önemlisi geçmişte başarısız sonuçlar vermiş sistemlerin insanların dağarcığında bıraktığı derin izler ve bu izler sonucu oluşmuş önyargılardır. Günümüz dünyasında klasik sosyal devletin sunmaya çalıştığı pek çok hizmet artık özel sektör tarafından da sunulmakta. Bununla birlikte genelde tamamlayıcı roldeki özel sektör devlet tarafından teşvikten yoksun da bırakılmamakta. Vatandaşlar ise bazen bu teşvikleri yanlış yorumlayıp devletin düzenleyici ve denetleyici gücüne duyulan aşırı güvenle gözü kara birşekilde aslında hiç bilgi sahibi olmadıkları finansal sistemlere dahil olmaktalar. Bu anlamda gün gelip sistemden çıkmak istediklerinde elde ettiklerinin vazgeçtiklerinden fazla olmasını isteyenler dahil olacakları sistemle ilgili yasal mevzuatın getirisini götürüsünü iyi analiz etmelerinde fayda var.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
doğan
Yorum çok doğru
vergi teşvikleri konusundaki uyarınız gerçekten kayda değer Tunahan Bey. Elinize sağlık. Bu arada yazınızın birinci bölümüne link atsaymışsınız daha güzel olurmuş
07 Mart 2011 Pazartesi 16:10
mey
Yorum BİREYSEL EMEKLİLİK
çok saçma maalesef,tabi ki sadece getiri üzerinden vergilendirilmelidir.Bu sistem oturana kadar daha çokkk paralar kesilir bizden.
26 Nisan 2010 Pazartesi 14:02
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR