Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Gökhan Karaduman
gokhankaraduman@mynet.com
Bir Tutam İstanbul
23 Aralık 2009 Çarşamba 17:48
22 Aralık Salı günü kendi kendime İstanbul’u gezmek istedim öylesine.

İstanbul'u yudumlamak istedim hatırsız acı kahve eşliğinde...

Ayaklarım nereye götürürse; Piyer Loti, Sultan Ahmet, Ahır Kapı, Beyoğlu hiç fark etmeyecekti...

Doğru Karaköy Vapuru’na atladım, Büyükşehir Belediyesi’nin, halkın oyları ile belirleyerek aldığı o modern vapur ile geçtim Karaköy’e. Doğrusu son derece kaliteli bir seyahat oldu, zira bu kadarı bu şehre fazla bile denebilir. Hani şehirlerarası yol alması gerekse sıkıntı yaşamadan yapabilecek donanıma sahip görünüyor.

Karaköy’den Beyoğlu’na nasıl çıkacağımı düşünürken ayaklarım nostaljik tünele çekiverdi beni. Daha girer girmez 3 çocuk takıldı gözüme; etrafa zararsız görünen ama gizem taşıyan bu çocuklar, bir hayli sakin geçirdikleri tünel yolculuğunun aksine, İstiklal Caddesi'ne adım atar atmaz değişiverdiler.

Üzerlerine takındıkları şirin çocuk maskesi ile tramvayın Makinist Abi'sinden izin alarak ücretsiz biniverdiler tramvaya; işte filmin başladığı nokta da tam burası.
Kimse olmadığı için en arka kısma geçiyorum, çocuklar da beni takip edip geliyor. Sağ kapının sürgüsünü kapayıp, modern ama basit yapıların arasında kalıvermiş, eski ama ihtişamlı binaları seyre dalıyorum.

Bu şirin ama haylaz çocuklar başlıyorlar kapılardan sarkmaya, tramvaydan inip arkadan koşarak tekrar binmeye. Uyarıyorum “Çocuklar, eğlenmeniz güzel ama dikkat edin gülerken ağlamayın, hareket ederken inip binmeyin.”. Aldığım cevap “ Bir şey olmaz Ağabey, gel sende yap!” …

"Bana ne!" demek istesem de diyemedim, göz ucuyla uzaktan kollamaya çalıştım ani bir durumda müdahale edebilmek adına. Nitekim onlara bir şey olmadı ama kapılardan sarkarken açtığı pergel gibi bacaklarıyla ufak yaramaz, bir ayaküstü yemek (fast food) servis motorunun devrilmesine sebep oldu. Eğer o motor daha hızlı geliyor olsaydı…

Sonra Orhan Veli Şiirevi’ne uğramak ve cumbasında bir bardak çay içmek istedim, fakat kapalıydı.

O modern kahve zinciri dükkânlarından birine düştü yolum. Herkes ne güzel evindeymiş gibi rahat; kimi eşofmanı ile bacaklarını uzatmış dersini çalışıyor, kimi ailece çoluk çocuk kahvesini yudumluyor. Ben de bir köşede ellerinde mevcut olan en acı kahveyi içiyorum amma öyle hatırlı olanlarından değil; bu el ile değirmende çekilmiyor, sevgi ile hazırlanmıyor, tadı ne kadar güzel olursa olsun içinde hep bir şeyi noksan olan makine kahvelerinden...

Kahvemi yudumlarken sol yanımda oturan iki lise öğrencisi genç kızın sohbetine kulak misafiri oluyorum.:

- Ben eve gidince üstümü değişip yemeğimi yiyip "Ders çalışacağım" diyerek odama geçeceğim, msn’e gireceğim. Sen ne yapacaksın?

- Ben de yemek falan yiyip biraz ders çalışır, uyurum herhalde...

- Amaan msn e girsene okey atarız.

- İyi tamam girerim, ama ağabeyimden izin almam lazım.

- Beni ağabeyinle tanıştırsanaaa! Ama şey yani öyle değil, çok merak ediyorum...

- E herhalde kızım öyle olmayacak, o benim ağabeyim, hem 30 yaşında!

Hey gidi Fatih! Fethettiğin İstanbul’a bak….

Hey gidi Koca Mustafa Kemal! Emanet ettiğin gençlik, "Medeniyet" denilen tek dişi kalmış canavara yenik düştü.

Bizim dönemimizde öğretmenlerimiz pek titrerdi üzerimize. Genelde görev yaptıkları okula yakın mahallelerde oturduklarından, eğer okuldan çıkıp da daha eve uğramadan sokakta top koşturmaya başladıysak ailelerimizden önce onlar çekerdi kulaklarımızdan, yaşımız kaç olursa olsun ...

Kızardık!

Gücenirdik!

Ama şimdi? Ortaokulda sigara içiyor, lise çağında kasatura taşıyor öğrenciler ve öğretmenleri ile neredeyse enseye tokat, feleğin çemberine tokat...

Teşekkür ediyorum öğretmenim.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR