













Bir sabah uyanmışsınız ve bir bakıyorsunuz ta ta ta ta ta aaaaa: koltuğunuz gitmiş, kapı dışarı edilmişsiniz. Üzerinizde sizi heybetli gösteren, pirezentable kıyafetiniz – ki: bu sizi olmadığınız kişi gibi gösteren kamuflenizdir de-. Dış kapının mandalı bile olamayacak kadar dışlanmışsınızdır. Yetkileriniz alınmıştır. Ne ihaleleriniz, özelleştirmeleriniz, savaş kararlarınız, asgari ücret tesbit komisyonunuz, imar planlarınız, yabancı sermayeniz, vakıflarınız, danışmanlarınız,çocuk yurtlarınız, gazeteleriniz, televizyonlarınız,medeniyetler kaynaşmalarınız, küreselliğiniz, senaryolarınız, saltanatınız, hiç bir şeyiniz kalmamıştır. Öyle çaresiz çaresiz bir kedi gibi dışarda kalakalmışsınızdır, üzerinize yağmur yağmaktadır, ama başınıza şemsiye tutacak kimseniz yoktur. Yerinize sımsıcacık konforlu koltuğunuza oturmuş olana hüzünle son bir kez bakarsınız,
İşte o gün:
Şaşırmayınız.
İnen çıkan endeksler gibidir bu durum. Ve bu durum sonrası bir çay ocağında gazetesini okuyan sıradan bir vatandaş olmakda o kadarda kötü bir kartvizit değildir.
