Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mehmet Bedri Gültekin
mbgultekin@haberajans.com
Bir kez daha Suriye
09 Haziran 2011 Perşembe 14:12

            Suriye’deki iç çatışmalar tırmanıyor. Bu ülkedeki çatışmalarda AKP iktidarının çok olumsuz bir rol oynadığı kesindir.

            Yandaş medyanın, olayların başlangıcından bu yana izlediği Suriye karşıtı yayın başlı başına yeterli bir kanıttır.

            AKP’nin iktidar olduğu günden bu yana sessizce bekleyen, hemen hemen hiçbir harekette bulunmayan İslamcı grupların Suriye’deki olaylar başladığından beri yaptıkları gösteriler, Tayyip Erdoğanların boylu boyunca Suriye’nin içişlerine burunlarını soktuklarını gösteriyor.

            Suriyeli sözde muhaliflerin Hükümetin koruması altında Antalya’da gerçekleştirdikleri toplantı, buna karşılık Baas iktidarı yanlılarının Antalya’ya gelmek istemelerinin ise engellenmesi, Tayyip Erdoğan’ın bütün kartlarını açık oynamaya başladığını gösteriyor.

            Bütün bunları nasıl yorumlamak gerekiyor? Daha doğrusu bütün bu olup bitenler Türkiye açısından ne anlama gelmektedir?

 

SINIRLARI AŞAN FAY HATLARI

            Batı Asya, Balkanlar ve Kafkasya coğrafyası; tarihsel, siyasal ve toplumsal açıdan birbiri ile çeşitli derecelerde ilişkili halkların yaşadığı bir Bölgedir. Dolayısı ile bu toplumların içindeki toplumsal ve siyasal fay hatları, ülkelerin sınırları ile birbirinden ayrılmaz.

Söz konusu fay hatları sınırları aşar ve komşu ülkelerin içinde devam eder.

Yani bu Bölgede, bir ülkede meydana gelen çatlama ve çatışma; kaçınılmaz olarak bütün bölgeye sirayet eder.

1990’larda Balkanlar ve Kafkasya çatışmalar içine yuvarlanır ve parçalanırken, bunun kaçınılmaz olarak Türkiye’ye sirayet edeceğine dikkat çekmiştik.

2000’li yıllarda bölgemizde sıra Irak’a gelmişti. O zaman da aynı gerçeği göz önünde bulundurarak “Irak’ın toprak bütünlüğü Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür” demiştik.

Hayat bütün bu öngörüleri doğruladı.

Ve bugün Türkiye’miz, 20 yıldır Bölgemizde yaşanmakta olan çatışmaların da bir sonucu olarak kırılma ve bölünmelere çok daha yakın bir yerde durmaktadır.

 

ORTAK FAY HATTI

Ama artık önümüzdeki sorun, tahmin edilemeyecek bir gelecekte ülkemizde neler olacağı meselesi değildir.

Hemen yanıbaşımızdaki Suriye’de fay tabakaları harekete geçmiş durumda. Kırıklar oluşuyor ve meydana gelen deprem bizi derinden etkiliyor. Suriye’deki depremin Türkiye’deki fay hatlarını tetiklemesi kaçınılmazdır.

Çünkü Anadolu’nun toplumsal jeolojisi, Suriye’deki yapının doğrudan uzantısıdır. Kafkaslar ve Balkanlardaki parçalanmalar Türkiye’yi etkiledi. Ama bu etki biraz dolaylı diyebileceğimiz bir etki idi.

Buna karşılık Irak’taki kırılma ve çatışma bizi doğrudan etkiledi. Bu etkilemenin sonuçlarını yaşadık.

Suriye ise Irak’tan çok daha fazla Türkiye’nin bir parçasıdır. İki ülkede de toplum, etnik ve dinsel farklılıklar açısından birbirine benzemektedir.

Siyasal açıdan ise Baas hareketi, Kemalist Devrimin Arap versiyonu olarak, Türkiye’deki kadar köklü olmasa da önemli değişimlere yol açmıştır.

Kısacası Suriye başka hiçbir ülke ile karşılaştırılmayacak ölçüde Türkiye’ye benzemektedir.

 

PROVA

Amerika, yarın Türkiye’de gerçekleştirmek istediklerinin provasını bugün Suriye’de yapmaktadır.

12 Haziran sonrasında Türkiye’nin büyük iç çatışmaların içine yuvarlanacağı artık herkesin öngörebildiği bir gerçek durumundadır.

Bir yandan Kürtlerin istekleri kabul edilmezse “sıkıntı doğacağını” söyleyen ABD, bir yandan 15 Haziran’dan sonra “kıymetin kopacağını” ilan eden Öcalan, öbür yandan ise “bölünmenin Anayasasını” seçimler sonrasında Türkiye’nin gündemine getirecek olan AKP.

Ve bütün bu gelişmeleri onaylayarak izleyen CHP….

Bütün bunlar bizi seçimler sonrasında bekleyen tablonun ne olduğunu gösteriyor.

AKP iktidarının Suriye politikası herhangi bir “yanlışlık” olarak ele alınamaz.

Türkiye büyük bir tuzağın içine çekilirken AKP, bu tuzağın hazırlayıcıları içinde yer almaktadır.

AKP, Suriye’deki iç çatışmalarda taraf olurken aslında, Türk milletinin birliğini ve Türkiye’nin bütünlüğünü dinamitlemektedir.

 

EN ÖNEMLİ ADIM

Bu felakete gidişe karşı milletimizin verebileceği en etkili cevap, 12 Haziran’da Cumhuriyet Güçbirliği adaylarının bir başarı elde ederek Meclis’e girmeleri olacaktır.

Güçbirliği adaylarının Meclis’e girmesi, Milletin kendisine kurulan tuzağın farkına vardığının ve bu tuzağı boşa çıkarmak iradesine sahip olduğunun kanıtı anlamına gelecektir.

Milletin ayağa kalkması, doğru bir önderlik altında birleşerek mücadeleye atılması, bizi bekleyen tehlikelere karşı en etkili gücün devreye girmesidir.

Bunun dışında bir çıkış yolu bulunmuyor.    

Onun için Cumhuriyet Güçbirliği adaylarına oy vermek, vatan savunması için bugün yapılacak biricik ve en etkili eylemdir.                                                                                  

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR