Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ahmet Aslan
ahmetaslan247@gmail.com
BİR GÖNÜL İNSANI
05 Aralık 2008 Cuma 17:31
   

              Aslında bu yazımı bayram sonrasında yazacaktım ama,bayramdan sonraki hafta “HZ.MEVLANA”yı anma haftası.Bayramda yolu Konya’ ya düşenler mutlaka uğramalılar bu gönül insanına.

              Hz.Mevlana yaşamı boyunca,İslam dini ve ahlakı üzerine yaşamış hep örnek olmuş bir şahsiyetir.hatta çağlara ışık tutan bir ulu çınardır.

              O’nu burada biyogrofik olarak anlatmaycağım.isteyenler www.mevlana.com dan takip edebilirler.Hayatı,Sözleri ve Kitaplarıyla ilgili olarak faydalanabilirsiniz.

              Tabi, onun en bilinen eseri "MESNEVİ" dir.

           İslam evliyasının büyüklerinden Abdullah-i Dehlevi hazretleri,  Mevlana   Celaleddin, Evliyanın büyüklerinden ve Ehl-i sünnet âlimlerinden idi. buyurdu. Yine buyurdu ki: (Üç kitabın eşi yoktur.    Bunlar, Kur'an-ı kerim, Buhari’yi şerif ve Celaleddin-i Rumi’nin Mesnevi’sidir.

              Sözleri çağlar geçmiş olsada en saf haliyle yolumuzu aydınlatmaktadır.

              Onun, çeşitli din, mezhep, meşrep sahibi kimseleri kendisine hayran bırakan merhameti, insan sevgisi, tevâzuu, gönül okşayıcılığı gibi üstün vasıfları, mensup olduğu İslam dininin yüksek ahlak telakkîsinden bazı örnekleridir. Onda bunlardan başka İslam ahlakının diğer hususları da kemal derecede mevcuttur. Bunların hepsini saymak, İslamiyet’i tam olarak anlamak ve anlatmakla mümkün olur. Hazret-i Mevlana’yı yalnız bir mütefekkir, şair, hümanist gibi düşünmek ve öylece anlamaya çalışmak asıl varlığı bırakıp herhangi bir özelliği içinde sıkışıp kalmaya benzer. Bu ise, en azından Mevlana’yı çok eksik ve yarım anlamaya, hatta hiç anlamamaya sebep olabilir. Nitekim Hazret-i Mevlana’yı, sözlerini, yolunu anlamanın anahtarını kendisi şöyle dile getirmektedir:
         Ben sağ olduğum müddetçe Kur’ânın kölesiyim.
         Ben Muhammed muhtârın yolunun tozuyum.

          İşte hayatından bir örnek daha...Hanımı anlatıyor...

         Bir gün namaza durdu. Kur'an-ı kerim okuyor, bir taraftan da gözlerinden yaşlar akıtıyordu. Evdekilerle birlikte onun bu hâline hayretle bakıyorduk. Namazdan sonra her zamanki gibi tesbihini çekip duasını yaptı. Onun bu hâli bana çok tesir etti, ağlamaya başladım. Sonra; "Ey efendi, biz günahkârların ümîdi sensin. Bu kadar çok ibadetinle, böyle korkar, ağlar, yalvarırsan, biz bu tembel hâlimizle kıyâmette ne yaparız” dedim.
        Yemîn ederek şöyle söyledi:
        Allahü teâlânın bana verdiği nîmetlerin, ihsânların yanında benim yaptığım ibadet, yalvarışlar ve bütün hareketlerim, ziyâde kusûr ve nihâyetsiz eksiklikten başka bir şey değildir. Bütün bu korku ve yakarışlarımla; Ey Kerîm olan Allah'ım! Benim gibi bir âcizin, bir çâresizin kuvveti ve tâkatı ancak bu kadardır, mâzur buyur yâ Rabbî demek istiyorum. Yoksa Ona lâyık bir ibadeti kim yapabilir?

       Talebelerine de buyurdu ki:
       “Ey bizi sevenler! Sevgili Peygamberimizin gittiği Ehl-i sünnet yolundan yürüyüp, bu yolu ihyâ etmeli. Allahü teâlânın sevdiği ameller, ibadetler ile, helâl yollardan çoluk-çocuğunun ihtiyaçlarını kazanarak, râzı olunan kullar zümresine dâhil olmalı. Hep helâli istemelidir. Söylediklerimiz, dinlediklerimiz, düşündüklerimiz hep helâl olmalı. Her hareketimizi Peygamber efendimizin hâl ve hareketlerine uydurmalıyız. Herkes, bir sanata sahip olmalı ve din ilimlerini iyi öğrenmelidir. Bunu özellikle istiyorum.

        Bizim yolumuzda olanlara, kıyamet günü yardımcı olur, yüzlerinin ak olmasına çalışırız. Ancak, edebe riâyet etmeyenler ve Ehl-i sünnet yoluna muhalefet edenler, kıyamet günü bizi göremez.”

       İşte o muhteşem sözlerinden birkaçı...

      

        Gel,gel,ne olursan ol yine gel,

        Gel,gel,ne olursan ol yine gel,

       İster kafir,ister mecusi,ister puta tapan ol yine gel,

       Bizim dergahımız,ümitsizlik dergahı değildir,

       Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel..

         

        Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.

       Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok

        Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
furkan adsay
Yorum mükemmel bir yazı
bravo dayı
09 Aralık 2008 Salı 11:39
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR