













Marşlarıyla, sıkılı sol yumrukları ve nasırlı nasırsız emekçilerin elleriyle ve bürün işçilerin bütün emekçilerin 1 Mayıs’ı bu yıl Taksim’deydi ve Taksim’e doldu emekçiler, işçiler, öğrenciler, aydınlar, kolluk kuvvetleri , basın ve emekçileri , pankartlar ve sloganlarla Taksim’deydi…
1977’de kana bulandırdıkları Taksim Meydanı doldu taştı ve beklenenler olmadı ya da bu kez beklenmiyordu birileri bir şeyler tezgahlamamıştı . Kan akmadı, zaten geçmişte de kan akması için bin bir iş çevirenler bu kez buna gerek görmemekteydi, artık işler rayındaydı onlar için. Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs’a açılmış olması da problem olmayacaktı ve aslında ilk kez gerçek anlamda kontrol dışına çıkacak ve büyük etkiler uyandıracak bir oluşumun olmadığı ve işlerin istendiği gibi gideceğinden emindiler ve öylede oldu. Ben olaylar çıksın, her yerde kan aksın, cam çerçeve kalmasın, coplar, biber gazları, plastik mermiler, barikatlar bütün her yeri sarsın gibi düşüncelerin uzağından yakınından geçmiyorum… Ama;
Bu ülkede ;
- Asgari ücret nedir? - Gelir dağılımındaki durum nedir ve en alt gelirliyle en üst gelirli arasındaki fark ne kadardır? - Eğitimin durumu nedir ve olmamız gerekenle olduğumuz yer arasındaki fark ne kadardır, ne kadar sürede kapatılabilir? -Tarihi değerlere ne kadar sahip çıkılmaktadır? - Farklılıkların zenginliğimiz olduğunu gerçeğinden hareketle toplumsal yaşantı içinde ne kadar ötekileştirme vardır ve farklılıklara ne kadar tahammül gösterebilmekteyiz ve bu olgu resmi ideoloji de nasıl bir yer tutmaktadır? -Mevsimlik işçilerin ücret ve güvence durumları nedir ve nasıl ayarlamalar yapılmaktadır? -Çiftçilerin durumu nedir ve olması gereken konum nedir? - Gerçek emekçi ve üreticilerin spekülatif ekonomi ve neo-liberal kapitalizm içinde-karşısında- altında ki konumu nedir? – Dünyanın modern çağında her 4 kişiden birinin ruhsal sıkıntılar yaşadığı günümüzde insanlarımızın durumu nedir? - Okuryazarlık durumu nedir( 8 kişinin yılda 1 kitap okuduğu ülkemizde) ve ne olmalıdır ve bu olgunun etkileri nerelere varmaktadır? - … ??? sorular uzayıp gider, çok uzaklara varır…
Bu sorular zinciri aslında bizden saklanan gerçekleri ve içine düşürüldüğümüz durumun, tepkisizliğimizin, koşulsuz boyun eğişimizin, kendimizi efendilerimizin insafına teslim edişimizin ve çok daha fazlasının saklanılmasıdır olanlar.
Evet Taksim bizimdi bugün ama yılın 364 günü egemenlerin ve sömürücülerin meydanı olmaya itiliyor ve bir günü bile vermeden onlara Bütün meydanlar, bütün yollar bizim yani bütün insanlığın olmalıdır ancak ve ancak o zaman bir mayıslar ve bütün günlerimiz bayram olabilir.
Mükemmel...