Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Bey’an...
25 Mayıs 2010 Salı 16:59
Öğrenci, Türkçe dersinde “parti” kelimesini harf harf kodluyormuş,
“Paris’in P’si, Ankara’nın A’sı Dede’nin R’si, Trabzon’un T’si, İzmir’in
İ’si...” Öğretmen müdahale etmiş, “Evladım, Dede’de R yok ki” demiş...
“Nasıl yok?” demiş öğrenci, “Benim dedemin adı Recep!”
*
AKP’ye AKP denmesini yasaklayan AKP, şimdi de, isimlerinden biri
Recep olan Başbakan’a “Recep Bey” denmesine kızıyor iyi mi...
*
Çorabına
“Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik” kartviziti yazdıran Hüseyin Çelik,
“Recep Bey” denmesini “yakışıksız” bulmuş mesela...
“Gandi oldu
Dandi” diyen Bülent Arınç ise, Recep Bey ifadesinin “küçültücü” olduğunu
söylüyor.
*
Halbuki, Çankaya meselesi tartışılırken, aynen şöyle
demişti Başbakan: “Abdullah Bey’le Bülent Bey’le istişare ederim.”
*
“Sen
Türkiye’sin büyük düşün” afişleri asıp... Sonra da, “sen” diye hitap
edene, “Sen bana sen diyemezsin” demeleri gibi bi şey yani.
*
CHP’ye
yıllardır “elit” diyen yandaş medya ise, topluca Lordlar Kamarası’na
geçti... Kalemlerinden asalet damlıyor, “CHP avamlaştı” diyorlar!
*
Osman
Hamdi Bey, Hacı Arif Bey, Çakabey, Kiziroğlu Mustafa Bey, Tamburi Cemil
Bey hakaret midir? Beyoğlu’na Sayınoğlu mu diyeceğiz bu saatten sonra?
Emel
Sayın’da sorun yok da...
Beylerbeyi Sarayı’na ne diyeceğiz?
*
(Milli
Eğitim Bakanlığı yapan Hüseyin Çelik’in kalbini kırmak istemem ama,
Sakarya’da “Recep Bey Endüstri Meslek Lisesi” var... Yakışıksız mıdır?)
*
İşin
daha enteresan tarafı...
*
“Hukuktan anlamıyor” diyor.
“Ekonomi
bilmiyor” diyor.
“Rüşveti bitireceğiz” diyor.
“Soydular
memleketi” diyor.
“Hesap soracağız” diyor.
“Bunların
dokunulmazlığını kaldıracağız, siyasi ahlak yasası çıkaracağız,
parlamentoda vurguncunun talancının yeri yok, naylon faturacıdan, Ali
Dibo’dan bakan olmayacak” diyor.
*
“Kalpazan” diyor.
*
Çıt
yok.
*
Vay efendim “bey” dedi...
İşte orası gücüne gidiyor.
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...