Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Berlin İstanbul Arası Nazım Şiirleri
Berlin İstanbul Arası Nazım Şiirleri
14 Şubat 2012 Salı 14:34
İlk albümü 'Yaşamak'ta Nazım Hikmet’in şiirlerini seslendiren Defne Şahin, Berlin İstanbul arası müzik hayatını anlattı...
Genç caz sanatçısı Defne Şahin müziği ile Almanya ve Türkiye arasında köprü kuruyor. İlk albümü “Yaşamak”da Nazım Hikmet’in şiirlerini seslendiren Şahin, bugünlerde İstanbul’da. Şahin, BerlinIstanbul projesi çerçevesinde büyülendiği kent hakkında şarkılar besteliyor. Türk müzisyenleri de Berlin’e davet edecek olan Defne Şahin’in ilk solo konseri 20 Şubat’da Nardis’te. Şahin’in ilk albümü “Yaşamak” Türkiye’de Kalan Müzik’ten yayınlanacak.

Bildiğim kadarıyla müzik yolculuğun oldukça erken başlamış. Bu yolculuktan ve önemli duraklarından bahseder misin?
Evet, çocukluğumdan beri müzikle ilgileniyorum. Beş yaşında piyano dersleri almaya başladım ve çeşitli korolara katıldım. Okulda gitar çalmayı öğrendim, 12 yaşından sonra da şan derleri almaya başladım. Müzik her zaman hayatımın önemli bir parçası oldu. 16 yaşında, Amerika’nın Philadelphia kentinde lise eğitimi alırken ilk kez bir BigBand eşliğinde şarkı söyledim. Bu benim caz müziği ile ilişkimin başlangıcı oldu, çünkü o anda şarkıcılığı profesyonel olarak yapmaya karar vermiştim. Berlin’e döndükten sonra lise bitirme sınavlarımı verdim ve kendimi tamamen müziğe adadım. Daha sonra Alman Güzel Sanatlar Akademisi UdK ile Barselona’daki ESMUC Akademisi’nde caz eğitimi aldım. Müzik beni dünyanın farklı şehirlerine taşıdı. Brezilya’dan sonra Güney Afrika ve Yunanistan’a gittim, şimdi İstanbul’dayım.

İlk albümün Yaşamak da Nazım Hikmet’in şiirlerini seslendiriyorsun. Neden Bertolt Brecht değil de Nazım Hikmet?
Nazim Hikmet benim şiirlerini okuduğum ilk Türk şair oldu. Hatta Nazım’ın daha çocukken Berlin’de dinlediğim “Dünyayı verelim çocuklara” adlı şiiri hiç aklımdan çıkmadı. Türkçe şiirleri seslendirmeyi düşündüğümde de ilk aklıma gelen yine bu şiir oldu. Sonra içimde Nazım Hikmet’in diğer şiirlerini okumak için inanılmaz bir istek doğdu. Okumaya başlar başlamaz da yolum belli oldu. İlk albümümü Nazım Hikmet’in şiirleriyle çıkarmaya karar verdim. Daha önce İngilizce şarkılar da söyledim ama Türkçenin beni, daha önce hiç bilmediğim yepyeni bir müzik dünyası ile tanıştırdığını itiraf etmeliyim. Bu yüzden Türkçe şarkı söylemeye devam ediyorum. Belki de bir merak bu.

Evet şiirleri İngilizce ya da Almancaya tercüme etmemişsin. Bu daha fazla kitleye hitap etmeni sağlamaz mıydı?
Ben şiirleri kendi dilinde seslendirmek gerektiğine inanıyorum. Nazım Hikmet’in dili aynı zamanda benim de ana dilim. Bu yüzden şarkılarımı Türkçe söylemem kaçınılmazdı. Üstelik CD’min tanıtım kitapçığında Nazım Hikmet’in şiirlerinin tercümesi var. Richard McKane, bu şiirleri mükemmel bir biçimde İngilizceye kazandırmış. Aslında sırf bu yüzden bile CD’yi satın almaya değer bence. Ayrıca Türkiye dışında verdiğim konserlerimde dinleyiciler anlayabilsin diye sözlerin çevirisini de aktarıyorum. Aslolan şiirlerin nasıl melodiye dönüştüğü ve yarattığı duygular. Bunun için mutlaka sözleri anlamak gerekmiyor.

Konserlerinde Türkçeyi anlamayanlardan nasıl bir tepki alıyorsun?
Şu ana kadar daha çok Almanya’da konserler verdim, dolayısıyla daha çok Türkçe bilmeyen, Nazım Hikmet’i fazla tanımayan bir kitleye seslendim. Ama inanın Nazım Hikmet’in şiirlerine olan ilgi büyük. Bu beni çok mutlu ediyor. Ayrıca Almanların Türk diline ve kültürüne karşı son derece açık olduğunu hissediyorum. Bu da çok sevindirici.

Türkiyeli gençler daha çok popu ya da Rap’i tercih ediyor. Sen neden caza sevdalandın?
Daha önce de dediğim gibi, Amerika’da yaşamam bunda etkili oldu. Başka müzik türlerini de seviyorum. Daha önce Pop ve R&B türü parçalar seslendirdim. Hatta klasik müzikten de uzak değilim ama caz benim için özgürlüğü ifade ediyor. Caz emprovizasyona, yoruma çok açık bir müzik türü. Hoşuma giden her şey cazda bir araya geliyor ve benim müzikal kimliğimi oluşturuyor. Bu bir kimlik arayışı diyebilirim. Cazı tercih etmemin bir başka nedeni de, cazın hiç durmadan hareket eden, gelişen bir müzik tarzı olması. İnsanlar gibi müzik de ilginç bir seyahate dönüşüyor.

Bunda ailenin payı var mı?
Ailem de müzikle ilgileniyor ama, caz bizim eve benim sayemde girdi diyebilirim.

Biraz ailenden bahseder misin? Almanya’ya çalışmak için mi gelmişler?
Annem ve babam Ankara’da Alman dili ve edebiyatı okumuşlar ve öğretmen olarak Almanya’ya gelmişler. Çok iyi Almanca bilmelerine rağmen benim Türkçeyi, Türk kültürünü öğrenmem ve unutmamam için çaba harcadılar. Bu nedenle her yıl Türkiye’ye geliyorduk.

Almanya’dan baktığında Türk müziği nasıl görünüyor?
Ben neredeyse bir yıldır hem Berlin hem de İstanbul’da yaşıyorum. Bu sayede çok sayıda yeni ve ilginç müzik grubu ile tanışma fırsatı buldum. Türk müziği çok zengin bence. Zenginliği en güzel ritimde, makamda ve enstrümanlarda görebilirsiniz. Bu beni çok heyecanlandırıyor.

Alman der Spiegel dergisi sen ve birkaç göçmen genç sanatçıyı örnek göstererek Alman cazını zenginleştirdiğinizi yazdı. Sence de doğru bir yargı mı bu?
Neden olmasın? Müzikle kurulan her yaratıcı ilişki, müziğe katılan her yeni yorum bir zenginlik bana göre. Almanya’da çok sayıda farklı etnik grup bir arada yaşıyor. Onların da melodilerini dinlemek lazım.

Die Zeit gazetesi de Alman cazının tükenmekte olduğunu iddia eden bir makale yayınladı. Alman cazı sence ne durumda?
Evet, bu Alman caz dünyasını çok şaşırtan bir makale oldu. Zaten daha sonra die Zeit’da bunun tersini ispatlayan başka yazılar da yayınlandı. Bence Almanya da mükemmel bir caz dünyası var. Özellikle Berlin, Köln gibi büyük kentlerde uluslar arası alanda tanınmış çok sayıda caz grubu sahneye çıkıyor. Ayrıca Alman cazının pek çok yeni akımı da içeren nitelikli bir müzik tarzı olduğunu söylemeliyim.

Türkiye’deki caz çevresi ile bir ilişkin var mı?
Evet, İstanbul’da pek çok caz müzisyeni ile tanıştım, hatta onlarla birlikte şarkı söyledim. Bu ay Nazım Hikmet bestelerimi çok iyi bir grupa Nardis Jazz Club’da seslendireceğim. Çok heyecanlıyım, çünkü daha önce birlikte sahneye çıktığım müzisyenler, Nazım Hikmet’in şiirlerini birebir anlayamıyordu. Bu kez tersini yaşayacağım ve bu benim müziğime farklı yön verecek eminim. (Konser 20 Şubat’da)

İstanbul’a BerlinIstanbul adlı bir proje çerçevesinde geliyorsun. Nasıl bir proje bu?
BerlinIstanbul projesi iki kenti yakınlaştırmayı hedefliyor. Ben proje çerçevesinde, İstanbul hakkında yeni şarkılar yazıyorum. Bu kent öyle etkileyici ki, bir değil birkaç projeye değer. Proje enstrümental olarak Türk müziğini tanımayı da hedeflediği için çok sayıda İstanbullu müzisyeni Berlin’e davet etme ve benim grubumla müzik yapma şansına da şansına sahip olacağım.

İstanbul’un senin müzik dünyana katkısını nasıl ifade edersin?
Sokaklarına bu denli müzik yansıyan İstanbul’dan başka bir kent daha tanımadım. İstanbul’un kendine özgü bir müzik dili var. İstiklal Caddesi’nde yürüdüğünüzde her köşede bir bar ya da kulüpten canlı müzik ritimleri taşıyor caddeye. Bir de buna sokak müzisyenlerini ekleyin… Ve deniz, martılar, vapur sesleri… Ayrıca sokakta sadece Türkçe değil pek çok farklı dil de konuşuluyor. Size İstanbul’un seslerini sabaha kadar anlatabilirim. Ama bunu müziğimle yapmayı tercih ediyorum. Özetle İstanbul ve İstanbul’un çok sesli müziği beni büyülüyor.

Nazım Hikmet sürgünde yaşadığı için vatan özlemiyle yanıp tutuşan bir şairdi. Onun vatan anlayışıyla seninki farklı olmalı. Neresi vatanın?
Benim vatanım Berlin. Çünkü Berlin’de doğdum, büyüdüm. Hatta ailem bile hala Berlin’de yaşıyor.

Yaşamak albümün Türkiye’de de yayınlanacak mı?
Evet, Kalan Müzik’ten yayınlanacak. Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık’a albümümü tanıttığımda bana Nazım Hikmet’in sesinden şiirlerini armağan etti. Bunlardan “Bir Yolculuk Üstüne” adlı şiir de albümüm de yer alacak. Nazım Hikmet’in sesinin CD’imde olması benim için en büyük hediye ve çok büyük bir onur.

(Fulya Canşen/ ntvmsnbc.com)

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
HABER YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR