Evet’in milyonlarca tarihi sonucu olacak, yıllarca yazacağız... Ancak
tarihe geçen ilk sonucu, kendine hayır’ı olmayan Kemal
Kılıçdaroğlu’dur.
Bi anlık gaflet değildir.
Bi buçuk senelik gaflettir.
¡
Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince, silsile halinde, diğerleri de yanlış gider çünkü.
¡
İlk düğme...
Ankara’dan
belediye başkan adayı olması bekleniyordu, Melih Gökçek’i kıstırmıştı,
ekran düellolarından galip çıkmıştı... O da ne? O güne kadar kendisiyle
ilgili satır yazmayan medyacı arkadaşlar, aniden, İstanbul’dan aday
olursa patlayacağını, İstanbul’daki anketlerden açık ara Kılıçdaroğlu
isminin çıktığını pompalamaya başladılar. Hobaraa, İstanbul adayı oldu.
¡
(Kılıçdaroğlu
İstanbul’a gelince, Melih Gökçek’e piyango vurmuş gibi oldu, apar topar
karşısına çıkarılan Murat Karayalçın’ı daha önce iki defa ayıklamıştı,
gene ayıkladı... Böylece, CHP Ankara’yı kazanabilecekken, medya gazına
inandı, kaybetti, tarih başka türlü aktı.)
¡
İkinci düğme...
Kılıçdaroğlu,
İstanbul’dan aday oldu ama, İstanbul’da oturmuyordu, kanuna aykırıydı.
Telaşla ikinci düğme iliklendi, Kağıthane Şelale Evleri’nde bi adres
gösterildi, orada oturuyor dendi. Yandaş medya susup, seçimden sonra
patlatacağına, hayatının kıyağını yaptı, orada oturmadığını, o adreste
CHP’li meclis üyesinin oturduğunu belgeledi... 2 milyon 750 bin adet
konut bulunan koskoca İstanbul’da ev kalmamış gibi, gidip, çakma adres
göstermişlerdi yani.
¡
Üçüncü düğme...
Çakma adres ortaya
çıkınca, telaşla üçüncü düğme iliklendi, Kağıthane Gürsel Mahallesi’nde
ev kiralandı, aha burda oturuyor dendi... Bu sefer de, orada değil,
TBMM’nin Beşiktaş’taki misafirhanesinde kaldığı ortaya çıktı iyi mi...
Villaları millaları götürenler kabak gibi ortadayken, memleketin en
namuslu insanlarından biri, dandik ev yüzünden madara edildi.
¡
(Neticede,
Ankara’dan aday olmak için ha bire Gökçek’e vururken, kılına bile
dokunmadığı Kadir Topbaş sildi süpürdü; Ankara gibi İstanbul da
kaybedildi, Kağıthane de.)
¡
Dördüncü düğme...
Yerel seçimden
sonra Kılıçdaroğlu unutuldu, hakkında tek satır yazılmadı, bi ara Dersim
meselesinde CHP’ye geçirince ne kadar şahane geçirdiği yazıldı, sonra
gene unutuldu, kaset işi patladı... O da ne? O güne kadar kendisiyle
ilgili satır yazmayan medyacı arkadaşlar, aniden, CHP’nin başına geçerse
patlayacağını, anketlerden açık ara Kılıçdaroğlu isminin çıktığını,
rahat yüzde 50 alır’ı pompalamaya başladılar. Hobaraa, CHP genel başkanı
oldu.
¡
Beşinci düğme...
Omuzlara alıp Ankara’ya oturttular,
otobüse bindirip 70 tane şehir gezdirdiler, artık gerek kalmadığı için
İstanbul’daki evin kirasını ödemediler; ev sahibi de başkasına kiraya
verdi... E başkasına kiraya verilince, adrese dayalı kayıt yapıldığı
için, o evde kim oturuyorsa seçim belgesi de ona gitti. Ayazda kaldı.
Yandaş medya, ikinci kıyağını yaptı, taaa bir ay önce oy
kullanamayabilir diye haber yaptı; muhtar telefon edip, uyardı. Yok
canııım, milletvekilisin sen, istediğin yerde oy kullanırsın dediler,
hayırlara vesile olalım derken, rezalete vesile oldular.
¡
(Hadisenin
ekstra hazin tarafı, Kılıçdaroğlu’nun 4 tane evi var, biri zaten
İstanbul İçerenköy’de birader... Saçma sapan atraksiyonlar yapılacağına,
ev mev kiralanacağına, İçerenköy’deki kiracısı çıkarılıp boş tutulsa
bile, bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.)
¡
Ve, altıncı düğme...
¡
Yapmayın
etmeyin diye yazdığımızda bize küfür edip, şahane oluyor, muhteşem
oluyor diye goygoylayan Truva atlarına inananlar... Bu işin Etro
giydirmekle olmadığını, gerekirse fanilayla gezen ama işini iyi yapan
kadrolarla başarılabileceğini öğrenmiştir umarım.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR